İHH İnsani Yardım Vakfı Başkanı Bülent Yıldırım, Mava Marmara'ya saldırı davasıyla ilgili, "Eğer katilleri cezalandırmazsanız, hatta o dönemde buradan İsrail'e giden ve askerlik yapan Türkiye vatandaşlarını bulup cezalandırmazsanız, sizin mahkemelerinizin de bağımsız olmadığını söylüyorum" dedi.
Mavi Marmara davasının görüldüğü Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı önünde açıklama yapan Yıldırım, İsrail devletine yönelik, "Siz bir korsansınız, teröristsiniz. Siz açık denizde bütün dünyaya meydan okudunuz. Ama bir manada da sizi kutluyorum. Bu saldırıya ses çıkarmayan devletlere de yazıklar olsun" ifadelerini kullandı.
Akdeniz'deki saldırıyla NATO'nun Türkiye'nin çıkarlarını korumadığını savunan Yıldırım, "NATO'nun görevi siyonizmi, emperyalizmin çıkarlarını, Amerika'nın ve İngiltere'nin çıkarlarını korumaktır. Siz İsrail'e kafa tutamazsınız. Çünkü bütün unsurlarınıza, siyonist unsurlar sızmıştır. Siyonizm, istihbarat ağlarını NATO'nun, Birleşmiş Milletler'in, Amerika'nın, emperyalizmin içerisine profesyonelce sokabilen bir anlayışa sahiptir. İşte siyonizm dünyayı böyle yönetiyor, kutluyorum" diye konuştu.
-" Mısır'ı, Suriye'yi karıştıran İsrail'dir"
Türkiye'de görülen davanın aynı zamanda Mısır, Suriye ve Filistin'in de davası olduğunu belirten Yıldırım, "Herkes biliyor ki Mısır'ı karıştıran İsrail'dir. Suriye'nin karışmasını isteyen başta İsrail diğer emperyalist güçlerdir. Ama bütün bu Suriye'deki savaşın, İsrail güvenliğinin işine yaradığını da hepimiz biliyoruz" diye konuştu.
Dava kapsamında çıkacak sonucun dünya hukuk tarihi için ya örnek ya da bir skandal olacağını savunan Yıldırım, "Eğer skandal olacaksa, buna imza atan hangi irade olursa olsun gelecek nesillere de kötü bir miras bırakacak" dedi.
Kendilerine saldıranlar ve olayın ardından kendilerini sorgulayanlar arasında Yahudi kökenli Türkiye vatandaşlarının da bulunduğunu öne süren Yıldırım, "Türkiyeli siyonist yahudiler de vardı. Askerlik yapmaya gidiyor oraya. Sen burada, bu topraklarda benimle yaşayacaksın, gidip Filistinli çocuğun başına kurşun sıkacaksın ve ondan sonra da 'kimse beni yargılayamaz' diyeceksin. Çünkü kendini buranın da sahibi görüyorsun" ifadelerini kullandı.
Bülent Yıldırım, davada İsrail'in aleyhine çok sayıda delil bulunduğunu ve bu deliller ortadayken İsrail ile ilişki kurulmaması gerektiğini söyleyerek, "İlişkilerin yeniden kurulması adına, ekonomik ilişkilerin düzeltilmesi adına, bir takım şahısların Akdeniz'de çıkarılan doğalgaz üzerinden para kazanma isteği adına, enerji anlaşması yapma adına, eğer bu davada katiller yargılanmaz ve sonuçta ceza almazsa, kendinizi ve geleceğinizi de ipotek altına alırsınız" diye konuştu.
Davayla ilgili duruşmaların bahane üretilerek sürekli ertelendiğini öne süren Yıldırım, İsrail'in de kendilerini ölümle tehdit ettiğini söyledi.
Yıldırım, şöyle konuştu:
"Türkiye mahkemesi bu kadar delil varken, hala bu duruşmaları bir bir atıyor. Ne hakla atarsınız siz? Bu kadar tehtide nasıl göz yumarsınız? İlan ediyorum. Ne İsrail ilişkileri, ne de enerjisi umrumda. Adalet benim için önemli. Eğer katilleri cezalandırmazsanız, hatta o dönemde buradan İsrail'e giden ve askerlik yapan Türkiye vatandaşlarını bulup cezalandırmazsanız, sizin mahkemelerinizin de bağımsız olmadığını söylüyorum. Bu konuda da istediğinizi yapmaya serbestsiniz."
İsrail'in tehditlerinden çekinmediklerini ifade eden İHH Başkanı Yıldırım, "Akdeniz'de kanımız aktıysa, adalet uğruna buralarda da kanımız akar. Hiç merak etmeyin, hiç çekinmiyoruz. Ama adaleti uygulamayan sizler, şunu çok iyi bilin ki, bu tehditleri burada suç duyurusu olarak söylüyorum. Bizi ölümle, itibarsızlaştırmayla, dosyalar hazırlamakla tehdit ediyorlar. Her davadan önce tekliflerin biri geliyor biri gidiyor. Tehditlerin biri geliyor biri gidiyor. Vallahi billahi, dünyayı bile verseniz, yine de bu tekliflerinizi kabul etmeyiz" dedi.
Davanın dördüncü duruşmasının görüldüğünü belirten Yıldırım, şunları söyledi:
"Bu kadar delil var, adli tıp raporları var, olay yeri inceleme rapoları var, bütün danyanın şahit olduğ tek dava. Bu kadar büyük gerçeklik ortadayken hala bir tutuklama kararı verilmedi. Sizler bir yakınınız ödürüldüğünde, gelip bu mahkemelerde nasıl hak arayacaksınız? 'Adalet eninde sonunda yerine gelir' demeyin. Gecikmiş adalet adaletsizliktir. Her geciken saniye insan hayatıyla ilgili. İsrail ve siyonizme karşı tutumumuzdan vazgeçmiyoruz. Siyonizm nefret üretiyor, siyonizm dünyaya katillik, cinayet üretiyor. Doğal olarak iyi olan herkes de siyonizmden nefret etmelidir."
-Özgür-Der Başkanı Rıdvan Kaya
Yıldırım'ın ardından konuşan Özgür-Der Başkanı Rıdvan Kaya da Türkiyeli müslümanlar olarak on yıllardır İsrail'in Ortadoğu'da emperyalizmin ektiği bir hançer olduğunu haykırdıklarını belirterek, "Bu olay bir kez daha siyonizm gerçeğini, yeterince kavrayamayan toplum kesimi açısından ortaya çıkardı. 9 kardeşimize bir kez daha rahmet dilerken, siyonizmin ne olduğunun gerçeğinin ortaya çıkmasına vesile olduklarını da hatırlatıyoruz" dedi.
Siyonist bir lobi olduğunu ve bu lobinin davanın açılamayacağı yönünde yoğun bir çaba gösterdiğini savunan Kaya, "Buna rağmen bu dava açıldı. Katil şefleri şu anda yargılanıyorlar. Her ne kadar gıyablarında devam etse de önemli olan bu katillerin katilliklerinin tescilidir. Yarın öbürgün inşallah yakalarından tutulup cezalandırıldıkları günleri de göreceğiz" diye konuştu.
-"İsrail'le kurulacak ilişki İslam ümmetine ihanettir"
Türkiye'nin İsrail'in özrü ve tazminat talebini kabul edeceğini açıklamasının ardından siyonist çevreye yakın olan unsurların "sorun bitti" atmosferi oluşturmaya çalıştıklarını öne süren Kaya, "Dava kapatılsın diye yoğun propaganda yapıldığını biliyoruz. Davanın sonlandırılması ya da sulandırılmasına bizler asla izin vermeyeceğiz. Bununla ilgili medyada, siyasi çevrede birtakım girişimlerin olduğunu biliyoruz. Bunu da büyük bir tehlike olarak görüyor ve kaygı duyuyuroz" ifadesini kullandı.
- İstanbul Adliyesi önünde Filistin bayraklı balonlar uçuruldu
Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı önündeki meydanda toplanan İHH İnsani Yardım Vakfı, Özgür-Der ve bazı sivil toplum kuruluşları üyeleri, "Direnişe devam. Zalimler yargılanıncaya, Mescid-i Aksa özgür oluncaya kadar" yazılı pankart taşıdı.
Gruptakiler, Filistin ve Türkiye bayraklı balonlar uçurdu, yere serdikleri beyaz örtüye sprey boyalarla, İngilizce ve Türkçe yazılar yazdı. - İstanbul
Son Dakika › Güncel › Mavi Marmara'ya Saldırı Davası - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.