MHP Akademisyenler Kurultayı Sonuç Bildirgesinde "Güncel ya da gündem oluşturmuş insan hakları bağlamlı bir takım konular, kapsamlı çalışmalar ışığında bir ortak söylem haline getirilmelidir" önerisi yapıldı. MHP'nin topladığı akademisyenler, bir kültürel yıkıma yol açabileceği için mevcut Türk alfabesine dokunulmamasını istedi.
MHP Akademisyenler Kurultayı sonuç bildirgesi açıklandı Bildirgede, Cumhuriyet tarihinde bölünme tehlikesinin ve ayrışmanın bu kadar yoğun olduğu günlerin yaşanmadığı belirtildi. Dış politikada Türkiye Cumhuriyetinin bugünkü kadar dünyadan ve bölgeden tecrit edildiği ve yalnızlaştığı bir başka döneme daha rastlanamayacağı kaydedildi. Bildiride şu ifadeler yer aldı:
"Son zamanlarda Türkiye'de olup biten bir takım olayların; milletin etnik temelde parçalanmasına ve ülkenin bölünmesi sonucunu doğuracağı bütün bilim adamları ve aydınların ortak endişesidir. Güncel ya da gündem oluşturmuş insan hakları bağlamlı bir takım konular kapsamlı çalışmalar ışığında bir ortak söylem haline getirilmelidir. Yeni bir kültürel yıkıma yol açabileceği için mevcut Türk alfabesine dokunulmamalıdır. "Türk' ve "Türkiye' kavramları Cumhuriyet ile birlikte oluşturulmuş kavramlar olarak gösterilmekte ve yıpratılmaktadır. Oysa batı literatüründe Osmanlı coğrafyası Türkiye ve Türkistan; Müslüman ise Türk kelimesiyle eş anlamlı kullanılmıştır. Yemenden Kırıma kadar uzanan coğrafya Türkiye, ahalisi ise Türk olarak algılanmıştır. Bu bakımdan Türk adı etnik bir tanımlamadan öte bir medeniyetin adıdır."
Toplumda herkesin dini inançlarına saygı duyulması ve toplumun inanç yoluyla ayrıştırılmasına karşı çıkılması gerektiği vurgulanan Bildirgede, "Sağlık çalışanlarına iade-i itibar yapılması ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddet eylemlerinin önlenmesi sağlanmalıdır" denildi.
MHP'nin topladığı akademisyenler toplumun en dinamik kesimi olan üniversite gençliğinin politik amaç ve çıkarlara alet edilmesinin Türkiye geleceği açısından en büyük tehlikelerden biri olduğunu belirterek, "Gençliğin sağlıklı gelişimi için her türlü ihtiyaçlarının karşılanabilmesi devletin asli görevlerindendir" dediler.
Akademisyenler demokratikleşme adı altında yapılan anayasa değişiklikleriyle yargı ile ilgili makamların siyasetin nüfuzu altına alınmış olmasının günümüzde bütün vahametiyle olumsuz sonuçlarını gösterdiğini belirttiler, "Bugün Türkiye'nin en acil ve öncelikli hukuki sorunu, başta Anayasa Mahkemesi ve Hakimler-Savcılar Yüksek Kurulu olmak üzere, yargı makamlarının siyasal çoğunluğun etkisinden kurtarılması, yargı bağımsızlığının sağlanarak, fiilen ortadan kaldırılmış bulunan hukuk devleti ilkesine uygun devlet yapılanmasının yeniden tesis edilmesidir" görüşünü savundular.
Kadını toplumsal hayattan koparmaya, üretkenlikten ve çalışma hayatından uzaklaştırmaya yönelik sonuçlar doğuracak düzenleme ve uygulamalara asla yer verilmemesi istenen Bildirgede, "Seçimle gelinen bütün görevlerde kadın ve erkeğin eşit temsili esası sağlanmalıdır. Son zamanlarda toplumun her kesimine ve özellikle kadınlara yönelik şiddetin artması ve çocuk istismarı akademisyen aydınlarımızı endişelenmektedir. Bu konuda etkin sosyolojik, eğitsel, ekonomik, hukuki ve güvenlik boyutlu araştırmalar yapılmalı ve gerekli tedbirler acilen alınmalıdır" denildi.
MHP II. Akademisyenler Kurultayı 22-24 Kasım 2013 Tarihleri arasında Antalya- Side Sueno Hotel'de Türkiye'nin çeşitli üniversitelerinden yaklaşık 800 akademisyenin katılımı ile toplandı. Kurultayda çeşitli konularda 13 ayrı çalışma komisyonu kuruldu. Bu komisyonlar kendi konularında Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu sorunların tespiti, bugün uygulanan politikaların değerlendirilmesi ve çözüm önerilerini tartışarak bir rapor halinde sundu. Raporlar MHP tarafından değerlendirilecek ve kamuoyuyla paylaşılacak.
Son Dakika › Güncel › Mhp'den Demokratikleşmeye Ayar Önerisi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.