Milli Savunma Bakanı Yılmaz (2/son): Mevcut Savaşın Durdurulmasını İstiyoruz - Son Dakika
Son Dakika Logo

Milli Savunma Bakanı Yılmaz (2/son): Mevcut Savaşın Durdurulmasını İstiyoruz

Milli Savunma Bakanı Yılmaz (2/son): Mevcut Savaşın Durdurulmasını İstiyoruz
03.10.2013 19:30

Kendilerinin de savaş istemediğinin altını çizen Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, "Biz mevcut savaşın durdurulmasını istiyoruz."

Kendilerinin de savaş istemediğinin altını çizen Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, "Biz mevcut savaşın durdurulmasını istiyoruz. Bu nedenle de, Suriye'de devam eden çatışma, mevcut, ileride telafisi güç bir durumla karşılaşmamak, ülkemizi muhtemel risk ve tehditlere karşı hazır hâlde tutmak, ülke güvenliğinin idame ettirilmesini sağlamak, kriz süresinde ve sonrasında muhtemel gelişmeler istikametinde Türkiye'nin menfaatlerini korumak ve süratli ve etkin bir politika izlenilmesine yardımcı olmak üzere bir yıl daha uzatılmasına destek verilmesini talep ediyoruz" dedi.

Meclis Genel Kurulu, Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı başkanlığında toplandı. Suriye tezkeresi üzerinde hükümet adına söz alan Bakan Yılmaz, Hükümetin ilk ve en önemli önceliğinin vatandaşların ve ülkenin güvenliği olduğunu söyleyerek, "Bir vatandaşımızın dahi hayatını kaybetmesini veya yaralanmasını doğal kabul etmek mümkün değildir. Yüce Meclisimizin geçen yıl Hükûmetimize verdiği yetki ve Suriye kaynaklı güvenlik riskleri bağlamında değişen angajman kurallarıyla ülkemizin ve halkımızın güvenliği için gereken her türlü tedbir alınmaktadır, bu konuda ülkemizin kararlılığının sınanmasına da gerek yok" dedi.

Bakan Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü:

"Söz konusu kararlılığımızı, 16 Eylül tarihinde hava sahamızı ihlal eden ve uyarılarımıza rağmen bu ihlali sürdüren Suriye rejim helikopterinin hava kuvvetleri unsurlarımca etkisiz hâle getirilmesi suretiyle de gösterdik. Benzer bir durum ile karşılaşılması hâlinde, Suriye kaynaklı açık ve yakın tehdit oluşturan her türlü eyleme karşı uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarımızı kullanmakta tereddüt göstermeyeceğimizin bilinmesini isterim. Ulusal güvenliğimize menfi etkisi olabilecek her türlü gelişmelere karşı ülkemizin temel hak ve menfaatlerinin korunması için gereken tedbirleri aldık, bundan sonra da almaya devam edeceğiz.

Bu kürsüde konuşan sayın hatipler Reyhanlı saldırısıyla ilgili farklı anlamlara gelebilecek yorumlarda bulundular. Reyhanlı'daki saldırı Adana Cumhuriyet Başsavcılığının talimatlarıyla yapılan istihbari çalışmalar, kamera kayıtlarının incelenmesi ve tanık beyanları doğrultusunda patlamayı gerçekleştiren şahıslar ile araçları temin eden, patlayıcıları Suriye'den getiren, araçlardaki donanımları değiştiren, patlama öncesi keşif yapan, araçları olay yerine getirerek patlatan ve bu kişilere yardım ve yataklık yapan şahıslardan yapılan tahkikat sonucu, faillerin, mevcut Suriye rejiminin istihbarat servisinde görevli subaylarla ve yine terör örgütüyle bağlantılı olarak lojistik ve finansal destek sağladıkları ve saldırıyı gerçekleştirdikleri açık ve net bir şekilde tespit edilmiştir.

Bu olaya karışan şahısların kimlere rehberlik ettiğini de milletimiz bilmektedir. Bu olaya karışan şahıslardan 20 kişi tutuklanmış, 8 kişi de aranmaktadır. Savcılığa vermiş olduğu ifadede bu sanıklardan birisi, bugün dahi olsa aynı olayı yapmaktan çekinmeyeceğini söyleyecek kadar da hem gözü dönmüş hem izanını kaybetmiş hem de insanlık değerlerinden yoksun olduğunu göstermiştir.

Yine bir başka arkadaşımız Türkiye'nin politikasını, Türkiye'nin dışlandığını, dünyayla ilgili uyumlu olmadığını söyledi. Oysa Türkiye, Suriye'yle ilgili olan bütün politik süreçlerin tam merkezindedir. Bakın, 16 Şubat 2012 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda Suriye'yle ilgili alınan kararda bizim de öncülük ettiğimiz, katıldığımız 137 ülke Suriye Hükûmetini kınamıştır, Suriye Hükûmetini sorumlu bulmuştur. Bir tarafta 137 kişi, bir tarafta 12 tane ret var. Şimdi, burada da 12 tane reddin yanında olanlar var, bir de 137'den Biz söylüyoruz "5, dünyadan büyüktür." diye, hiç şüpheniz olmasın ki 137, 12'den büyüktür. 12'nin yanında olmaya devam edenlere milletimiz zamanı geldiğinde gereken desteği veya desteksizliğini gösterecektir.

Yine 3 Ağustos 2012 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda Suriye'yle ilgili olarak alınmış olan kararda bizim de dâhil olduğumuz 133 kabul, 12 tane ret; bir öncekinde 12 vardı. Şimdi sorarım size: 12 tane ret diyen mi dünya, Suriye politikasında yalnız, 137 veya 133 ülkenin yanında olan mı? Biz 133 ülkenin yanındayız. Yine 15 Mayıs 2013 tarihli Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda Suriye'yle ilgili kararda 107 kabul, 12 ret; yine retler değişmiyor.

Biz 107 ülkenin olduğu taraftayız. Dünya 5'ten büyük olduğu gibi 107 de, 133 de, 137 de 12'den büyüktür. Peki, problem ne? Birleşmiş Milletlerdeki Rusya'nın veya Suriye'yi destekleyen Çin'in veto hakkına sahip olarak Birleşmiş Milletleri felç etmesi, işlemez hâle getirmesi, Suriye'deki ve dünyanın daha birçok yerindeki vahşetin devamına neden olmaktadır.

Masum insanları öldüren, adı El-Kaide olsun, adı El-Nusra olsun, adı PKK olsun, adı ne olursa olsun hepsi terör örgütüdür. Hiçbir masumu öldürmeyin, biz bir diğerini diğerinden ayırt etmeyiz. Biz, Beşar Esad'ın yanında da olmadık, Beşar Esad'ın yanına gidenlere rehberlik de etmedik. Eğer Beşar Esad'ın yanında durursanız kimin kimyasal silah kullandığını görmezsiniz."

Geçtiğimiz yıl kabul edilen tezkerenin şartlarının değiştiğinin altını çizen Yılmaz, "Bugünkü şartlar, gerek sığınmacı sayısı bakımından gerek can kaybı bakımından gerek kaçakçılığın artması bakımından gerek kimyasal silah tehdidinin açık ve yakın tehdit boyutuna ulaşması bakımından daha çarpıcı hâle gelmiştir. Ülkemiz açısından tehdit ve risklerin arttığı ortamda Meclise sunulan tezkerenin kabul edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Tezkerenin gerekliliğine olan ihtiyaç 4 Ekim 2012'den bu yana azalmamış, bilakis artmıştır. Bu nedenle, yüce Meclisin onayına sunduğumuz tezkereye destek verilmesi ülke çıkarlarının korunmasına katkı sağlayacaktır" diyerek şöyle devam etti:

"Biz, daha önce de söylediğimiz gibi, savaş istemiyoruz, biz mevcut savaşın durdurulmasını istiyoruz. Bu nedenle de, Suriye'de devam eden çatışma, mevcut, ileride telafisi güç bir durumla karşılaşmamak, ülkemizi muhtemel risk ve tehditlere karşı hazır hâlde tutmak, ülke güvenliğinin idame ettirilmesini sağlamak, kriz süresinde ve sonrasında muhtemel gelişmeler istikametinde Türkiye'nin menfaatlerini korumak ve süratli ve etkin bir politika izlenilmesine yardımcı olmak üzere bir yıl daha uzatılmasına destek verilmesini talep ediyoruz."

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Milli Savunma Bakanı Yılmaz (2/son): Mevcut Savaşın Durdurulmasını İstiyoruz - Son Dakika


Advertisement