Nokta dergisi Genel Yayın Yönetmeni Alper Görmüş, derginin yayınının "resmen" durdurulduğunu belirtti. Görmüş, Nokta'nın sahibi Ayhan Durgun'un, kendisine iktisadi ya da siyasi somut bir baskıdan söz etmediğini kaydetti.
Görmüş, Nokta'nın Bakırköy'deki merkezinde düzenlediği basın toplantısında kapatılma kararına ilişkin bilgi verdi. "Nokta dergisinin yayınının durdurulduğunu artık 'resmen' de söyleyebilirim" diye sözlerine başlayan Görmüş, derginin 2-8 Kasım 2006 tarihli birinci sayısını çıkarırken "Fetret dönemi bitti, Nokta ilk yıllarında olduğu gibi, yani ciddi bir siyaset ve toplum dergisi olarak işte tekrar yayında" dediğini hatırlattı ve "Bu bir sözdü, arkadaşlarımla birlikte bu sözün hakkını verdiğimizi düşünüyorum" dedi.
Nokta'nın bu yıl 25. yılını doldurduğunu, bu son döneminde de 25 sayı yayımlayabildiğine dikkat çeken Görmüş, "Ben ve bütün arkadaşlarım çok üzgünüz. Okurlarımızdan bize ulaşan mesajlar, onların belki bizden bile fazla üzüldüğünü gösteriyor. Şahane bir okur kitlemiz vardı, altı ay boyunca onlara layık olmaya çalıştık" diye konuştu.
NOKTA BASKILAR YÜZÜNDEN Mİ KAPATILDI?
Alper Görmüş, "Nokta, üzerindeki baskılar nedeniyle mi kapatıldı?" sorusununun muhatabının kendisi olmadığına işaret ederek, şunları söyledi:
"Kapatma kararını veren irade ben değilim, dolayısıyla sorunun doğrudan muhatabı da ben değilim, fakat gözlemlerimi ve sezgilerimi aktarmakta bir sakınca görmüyorum. Nokta'nın sahibi Ayhan Durgun bana iktisadi ya da siyasi somut bir baskıdan hiç söz etmedi. Fakat son bir ayda belirgin bir tedirginlik ve endişe içinde olduğunu fark etmemek olanaksızdı. Nasıl olmasın ki? Bu ülkenin 'demokrasi' sözcüğünü ağızlarından düşürmeyen siyasetçilerinin tek bir tanesi bile Nokta'nın uğradığı baskına ilişkin tek bir cümle etmemişken, onun kendisini sanki 'normal' bir ülkede yaşıyor, sanki 'normal' bir ülkede dergi yayımlıyor gibi hissetmesi mümkün müdür? Ben, böyle bir karar verdi diye onu kınama hakkına sahip olduğumu düşünmüyorum, ne de başkalarının böyle bir hakkının olduğunu."
Görmüş, "Hakikaten demokratik bir ülkede yaşıyor olsaydık, bugün 'demokrasinin üç gücü'nün ne yapıyor olacağı çok açıktır" dedi ve şöyle devam etti:
"Yürütme (hükümet), kendisine karşı darbe girişimi iddialarının üzerine mutlaka gider, şöyle demekle yetinmezdi: 'İddia edilen, ortaya atılan niyetleri, gayretleri biliyoruz. Basında çıkmadan önce biliyorduk. Bunlar, devlette bilmesi gereken yerlere bildirilmiştir. Bilmesi gerekenlerin bilgisi vardır. Zaten savcılar da gereğini yaparlar' (Dışişleri Bakanı Abdullah Gül). Yargı, bunları ihbar kabul eder, 'Kimmiş bu Anayasa'yı ihlal girişiminde bulunanlar, devlette kimin bilgisi varmış' diye sorar, kendi bağımsızlığının da teminatı olan demokrasiyi korumak üzere harekete geçerdi. Yasama (Parlamento), hiç vakit geçirmeden bir komisyon kurar, iddiaları soruşturmaya başlardı. Ne yazık ki bunların hiçbiri olmamıştır."
"DÖRDÜNCÜ KUVVETİN 'KUVVETİ' GÖSTERDİK"
Yaptıkları haberlerle "dördüncü kuvvet"in kuvvetini göstermeye çalıştıklarını söyleyen Alper Görmüş, gazetecilik mesleğinin özünde "sır ifşa etme" mesleği olduğunu ortaya koyduklarını ifade etti. Görmüş, "Bu ekip, başından beri derginin editoryal bağımsızlığını yalnız kendisini çıkaran sermayeye karşı değil, ülkedeki bütün iktidar odaklarına karşı kıskançlıkla korudu. Bu tavrı sürdürebilmek için her şeyimiz var ama ne yazık ki sermayemiz yok"
Görmüş, Nokta'ya ve çalışanlarına verdikleri destekten ötürü meslektaşlarına ve okurlarına teşekkür etti. (ANKA)
Son Dakika › Güncel › Nokta Dergisi Kapandı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.