Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Yaşar Doğu Spor Bilimleri Fakültesi öğretim görevlisi Deniz Günay Derebaşı'nın milli okçu olarak 1998 yılında kırdığı Türkiye rekorları yıllardır kırılamıyor. Son yıllarda okçuluk sporuna olan ilginin artmaya başladığını söyleyen Deniz Günay Derebaşı "Ok ve yay Türklerin kadim savaş aleti. Bizim tarihimizde çok önemli bir yere sahipti ancak daha sonra unutulan bir geleneksel spor oldu" dedi.
Türkiye'nin rekortmen okçularından olan OMÜ Yaşar Doğu Spor Bilimleri Fakültesi öğretim görevlisi Deniz Günay Derebaşı, okçuluk sporuna son yıllarda ilginin artış gösterdiğini söyledi. 12 yaşında okçuluk sporuna başladığını söyleyen Deniz Günay Derebaşı, "Babam benim antrenörümdü onun sayesinde bu spora başladım. İlk katıldığım yarışmada ikinci oldum. Daha sonra genç milli takıma girdim. Daha sonra da milli takımdaki kariyerim başlamış oldum. 1998 yılında Almanya'daki Salon Avrupa Şampiyonası'nda birinci oldum. Orada Türkiye rekorunu kırarak 18 metrede 296 puan aldım. Yine 18 metre toplam rekoru olarak da 589 puan aldım. Hala 1998'den beri bu rekor kırılamadı. Yine takım olarak dünya ikincilikleri ve üçüncülükleri kazandık. Babam, ben, kız kardeşim ve benim iki kızım da okçuluk sporuyla ilgileniyorlar. Ailecek bu sporun içindeyiz. Bundan da çok memnunum" dedi.
Türkiye'de son dönemde özel okçuluk kulüplerinin sayısının ve sporcu sayısının hissedilir düzeyde arttığını dile getiren Deniz Günay Derebaşı, "Hatta salonlar bazen yetmiyor. Ancak yinede yeterli değil. Ok ve yay Türklerin kadim savaş aleti. Okçuluk Federasyonumuzun amblemi de at üzerinde ok atan sipahidir. Osmanlıda da halen ismen kullanılan sadece okçuların kullandığı 'Okmeydanı' vardı. Eski Türklerden bu yana okçuluk çok önemli bir yere sahipti. Daha sonra maalesef önemini kaybetti. Okçuluk daha sonra unutulan bir geleneksel spor oldu. Bu bizim için çok üzücü oldu. Diğer ülkeler daha fazla önem verdiler. Elimizdeki bütün ok ve yaylar ile diğer malzemelerimiz yurt dışından ithal. Bunun olması bizi üzüyor. İstanbul'da bir firma yeni yeni yay üretmeye başladı. Bu da bir gelişmedir ama ne yazık ki biz bu anlamda geç kaldık. Bu sporu başka ülkelere kaptırmış durumdayız. Yeni yeni ülkemizde bu spora olan ilgi arttı ama biraz geçmiş durumdayız. Şu an unutulmuş bu geleneksel sporumuz yükselme aşamasında. Türkiye aslında okçulukta hak etmediği bir yerde. Olması gereken bir yerde değil. Çok çok daha iyi yerlerde olabilirdi" diye konuştu.
Deniz Günay Derebaşı, dünyada Güney Kore'nin bu sporu daha profesyonelce baktığını söyleyerek, "Meslek edinmiş durumda sporcular. Daha sistematik ve prensipli çalışıyorlar. Bizde ne yazık ki çocukların okulu nedeniyle spora devam edebilmeleri daha zor oluyor. Sınav stresi oluyor aileler çocukların ders çalışmasını spordan daha önde tutuyorlar. Halbuki çocuklar sporla deşarj oluyorlar. Ailelerin bunun farkında olmalarını diliyorum. Sporla daha zinde beyinler yetişiyor. Ben ekmeğimi okçuluk sayesinde kazanıyorum. Ben üniversitede okçuluk sayesinde öğretim görevlisiyim. Bunun örnek olmasını diliyorum. Ailelerden isteğimiz çocuklarını spora yönlendirsinler bundan alı koymasınlar" şeklinde konuştu.
Çocukların okçuluk öncesinde yüzme sporu yapmalarının bir avantaj olduğunu belirten Deniz Günay Derebaşı, "Yüzme ile aynı kas gruplarımız çalışıyor. Bizim için uygun başlama yaşı dokuzdur. İsteğimiz okçuluk sporu ile ilgilenen çocuklarımızın sayısının artması ve daha fazla başarılı sporcularımızın yetişmesidir" dedi.
Son Dakika › Güncel › Samsun Başarılı Okçunun Rekoru 18 Yıldır Kırılamadı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.