Şef Kaan Kiser, lahmacunun dünyada kendi adıyla fast food olmasını istiyor
Şef Kaan Kiser, fast food kültürünün reklam ve ekonomik güçle geleneksel yemekleri geri planda bıraktığını söyledi. Kiser, Türk mutfağının kimliğini koruyarak değişen tüketim alışkanlıklarına uyarlanması ve lahmacunun kendi adıyla fast food olarak sunulması gerektiğini belirtti.
İşletmeci ve Şef Kaan Kiser, küresel fast food kültürünün reklam ve ekonomik güç sayesinde yaygınlaşmasının geleneksel yemekleri geri planda bıraktığını belirterek Türk mutfağının kendi kimliğini koruyarak değişen tüketim alışkanlıklarına uyum sağlaması gerektiğini söyledi.
Kiser, AA muhabirine, fast foodun geleneksel yemeklerin üzerine hegemonya kurması ve geleneksel yemeklerin kötü olarak lanse edilmesi hakkında değerlendirmelerde bulundu.
İnsanların yaşam tarzlarının değişmesiyle geleneksel yemeklerin günlük hayatlarına uzak kaldığını belirten Kiser, "İnsanların yaşam tarzı değiştiği için geleneksel yemekler biraz yaşam tarzlarına uzak kaldı. O nedenle alışkanlıklar değişti ama bu, insanların sağlıksız yemek yiyeceği anlamına gelmiyor. Aslında sağlıklı beslenmeyi, gelenekten gelen sağlığı bu yeni alışkanlıklarla harmanlayabiliriz diye düşünüyorum." ifadelerini kullandı.
"Geleneksel yemekler günümüzün tüketim alışkanlıklarına uyarlanmalı"
Geleneksel yemeklerin hazırlanışında kullanılan tekniklerin ve malzemelerin ortaya çıktıkları dönemin şartlarını yansıttığını belirten Kiser, bugün insanların beslenme ihtiyaçlarının ve beklentilerinin değiştiğine dikkati çekti.
Kiser, geleneksel yemeklerin geçmişteki işlevleriyle bugünkü tüketim alışkanlıkları arasındaki farklılığa değinerek "Geleneksel yemeklerin hazırlanışında, tekniklerinde ve malzemelerinde o günün şartları var. Mesela tarhana dediğimiz yemek, o günün şartlarına göre doyuruculuğu çok yüksek bir yemek. Vücuda daha fazla karbonhidrat sağlayan bir yemek ama bugünün şartlarındaki arayış bu değil. Arayış bu olmadığı için temel sorunlar buradan çıkıyor." diye konuştu.
Kiser, lahmacun gibi geleneksel ürünlerin hızlı tüketim alışkanlıklarına uygun hale getirilebileceğini dile getirerek yakın zamanda yerel lezzetlerin farklı sunum biçimleriyle tüketicilere ulaştırılabileceğini anlattı. Geleneksel mutfakların bugünün şartlarına uyarlanabilmesinin fast food kültürüne de darbe vurabileceğini söyleyen Şef Kiser, "Artık bu tarz yemeklerin zamanlarının geçtiğini düşünüyorum. Geleneksel yemeklerin fast food formatına dönüşmesinin daha yaygın olacağını düşünüyorum. Bunun yakın gastronomi tarihinin ilk olaylarından biri olacağını düşünüyorum. Mesela lahmacun güzel bir fast food yemeği olabilir veya kaplarda keşkek yiyebiliriz." dedi.
Bu dönüşümün tüketicilerin sağlıklı beslenme konusunda daha fazla bilgi edinmesiyle hızlanabileceğini dile getiren Kiser, teknolojinin gelişmesiyle insanların yedikleri ürünlerin sağlık üzerindeki etkilerini daha iyi öğrenmeye başladığını kaydetti.
"Küresel yaygınlaşmada reklam ve ekonomik güç etkili"
Fast food kültürünün dünya genelinde yaygınlaşmasında reklamların ve ekonomik gücün önemli rol oynadığını belirten Kiser, geleneksel mutfağın yalnızca geçmişten kalan bir miras olarak değerlendirilmemesi, yaşayan ve gelişen bir kültür olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.
Geleneksel Türk yemeklerinin hızlı tüketim restoranlarında da yer almasını istediğini dile getiren Kiser, "Mesela herhangi bir fast food restoranında mercimek çorbası veya tarhana çorbası görmek isterim. İşin doğrusu, bu. Çünkü insanlar artık sağlıklı beslenmenin ne demek olduğunu daha iyi biliyor. Bu da teknolojinin ve her şeyi öğrenebilmenin gastronomi açısından iyi taraflarından biri."
"Lahmacunun dünyada Türk mutfağının adıyla tanınmasını istiyor"
Geleneksel yemekler hazırlayan işletmelerin fast food zincirleriyle rekabet edebilmesi için maliyeti düşük ve satış karlılığı yüksek ürünlere yönelmesinin önemine değinen Kiser, lahmacunu bu ürünlere örnek gösterdi.
Geleneksel yemeklerin yalnızca ortaya çıktıkları bölgelerde tüketilen ürünler olarak kalmaması, dünya genelinde de yaygınlaşması gerektiğini belirten Kiser, İtalyan pizzasının küresel ölçekte yaygınlaşmasını örnek gösterdi.
Türk mutfağının da benzer bir noktaya ulaşabileceğini ifade eden Kiser, lahmacunun uluslararası alanda tanıtılırken kendi adıyla sunulmasının önemli olduğunu vurguladı.
Kiser, "Ancak burada yalnızca bizim bölgemizde geleneksel bir yemek olarak kalması söz konusu olmamalı. Dünyada da böyle olması gerekiyor. Mesela İtalya'nın pizzası, bütün dünyada fast foodun artık bir demirbaşı diyebileceğimiz bir ürün haline geldi. Bizim de bu noktaya gelebilmemiz gerekiyor ama lahmacunu 'Turkish pizza' olarak değil, lahmacun olarak sunmamız gerekiyor. Bizim gibi hem işletme kısmını hem de şeflik kısmını yönetmeye ve yapmaya çalışan insanlar bu problemin farkında. Burada değişmesi gereken nokta aslında yine biziz. Taşın altına elini sokacak insanlar da biziz." değerlendirmesinde bulundu.
Sizin düşünceleriniz neler ?