Tarım ve Köyişleri Bakanı Eker İzmir'de - Son Dakika
Son Dakika Logo

Tarım ve Köyişleri Bakanı Eker İzmir'de

Tarım ve Köyişleri Bakanı Eker İzmir\'de
19.05.2008 13:19

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, "Türkiye'de Tarım Sektörü ile Turizm Sektörü Birbirinin Rakibi Değil Aksine Birbirinin Tamamlayıcısıdır. Turizm Endişesi ile Kültür Balıkçılığı Olmasın Demek Kendi Kendimize Zarar Vermektir" Dedi.

Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, " Türkiye'de tarım sektörü ile turizm sektörü birbirinin rakibi değil aksine birbirinin tamamlayıcısıdır. Turizm endişesi ile kültür balıkçılığı olmasın demek kendi kendimize zarar vermektir" dedi.

İzmir Çeşme Altınyunus Otel'de gerçekleştirilen 1. Uluslararası Su ürünleri Teknolojisi Kongresi'nin açılış törenine katılan Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, törenin ardından basın mensuplarının balık çiftliklerine yönelik sorularını cevapladı.

Turizm ile tarımın iç içe sektörler olduğuna dikkat çeken Tarım ve Köyişleri Bakanı Eker, Akdeniz ve Ege bölgelerinin kültür balıkçılığına son derece uygun yerler olduğunu söyledi. Türkiye'nin kültür balıkçılığında önemli bir potansiyele sahip olmasına rağmen bu avantajı değerlendiremediğini ifade eden Eker, şöyle konuştu: "Balık çiftlikleri konusunda bize göre önce temel prensipleri koymamız lazım. Birincisi, Türkiye'de turizm sektörü ile tarım sektörü balıkçılıkta rakip değil tamamlayıcısı. İkincisi, tarımsal üretim bir coğrafi lokasyonla sınırlıdır. Dünyanın herhangi bir yerinde bir ürünü üretemezsiniz. İlla yetiştirilen canlı balıkçılık da olabilir, yaşayacağı ortamda üretilir." Akdeniz ve Ege'nin bazı balık türleri için kültür balıkçılığı için son derece elverişli olduğunu anlatan Eker, sözlerine şöyle devam etti: "Akdeniz'e kıyısı olan diğer ülkeler Yunanstan, İtalya, Fransa onlar bizden çok daha fazla denizi kullanıyor. Kültür balıkçılığında da bizden ileri turizmde de bizden ilerideler. Hal böyleyken sadece turizm endişesi ile yasaklayalım kaldıralım kültür balıkçılığı olmasın demek kendi kendimize zarar vermektir." Kültür balıkçılığının yatırım, üretim, istihdam anlamına geldiğini anlatan Eker, şöyle konuştu: "Kültür balıkçılığı, Türkiye'nin milli gelirinin ihracatının artmasıdır. Türkiye kültür balıkçılığı ile 300 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi son birkaç yılda" STANDARTLARA UYMAYANLARA CEZA VERİLİYOR Balık çiftlikleri konusunda çevre standartlarına kesinlikle uyulacağını belirten Bakan Eker, çevreye zarar veren çiftliklerin gerekli standartlara getirileceğini söyledi. Standartların belirlendiğini belirten Eker, şunları söyledi: "Elbetteki kıyıya çok yakında akıntı yoksa derinlik yoksa standartlar çok kötüyse çevreye zarar veriyorsa istemeyiz biz de. Standartlar belirlendi. 0.6 deniz mili mesafe olacak. Daha önce böyle değildi, derinlik 60 metre olacak." Akıntı hızının önemli olduğunu anlatan Eker, sözlerine şöyle devam etti: "Belirli bir akıntı hızı olması lazım. Bu şartları eğer taşımıyorsa bulundukları yerden taşınacaklar. Biz sadece ilgili tüm kuruluşlarla birlikte üretim alanlarını belirliyoruz. Ortak bir görüş sağlıyoruz. Standartlara uymayanlara gerekli ceza veriliyor zaten. Sayılar ciddi şekilde azaltıldı. Ya birleştirildi ya kapatıldı. diğerleri de bundan sonra standartlara uygun olarak devam edecekler." Çevreye zarar veren çiftliklere zaman verildiğini, gösterilen yerlere taşınacaklarını belirten Bakan Eker, şöyle konuştu: "İlgili daireler tarafından takip ediliyor. Çiftlikler gösterilen yerlere gidecek. Birkaç tane vardır bilemiyorum şu an ama onlar da kontrol ediliyor. Süre veriliyor. Zaten zamanı geldiğinde onlar da gidecek. Uygun şartlara sahip yerlere taşınacaklar. Yeni kurulacaklar için de biraz daha ötede açıkta turizmle tabiatla ilgili endişeleri olanları da rahatlatacak çok daha açıklara taşınması söz konusu. Bakanlık olarak tutumuz bu yönde" Balıkçılığın Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu bir sektör olduğunu ifade eden Eker, Türk insanının protein açığı olduğunu ve bunu gidermenin en iyi yolunun balıkçılığı geliştirmek olduğunu söyledi. Türkiye'de dünya standartlarının 4-5 kat hatta 10 kat balık tüketildiğine dikkat çeken Eker, şunları söyledi: "Bu kadar su varken niye bizim vatandaşımız daha az protein alsın daha kötü beslensin neden. Ekoloji çevre kaygıları giderilsin, bu standartları yerine getirelim ama balıkçılığı da geliştirelim." İŞLEME TEKNOLOJİLERİ ÖNEM KAZANIYOR Kongrenin içeriğiyle ve kongrede yaptığı konuşma ile ilgili bilgi de veren Eker, Türkiye'de su ürünleri potansiyelinin en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Meseleye sadece ürün üretimi ile ilgili değil aynı zamanda ürünün kalitesi ve tüketici sağlığına da çok önem verilmesi gerektiğine dikkat çeken Eker, şöyle konuştu: " Dünya Sağlık Örgütü'nün gerek AB rekreasyonları gerek BM gıda tarım teşkilatının su ürünleri işleme teknolojisi konusu üzerinde titizlikle durması ve işleme teknolojisinin hijyenik şartlar dikkate alınmak sureti ile kalite ve muhafaza edilmesi için geliştirilmesi gerektiğine vurgu yaptım. Türkiye su ürünleri potansiyelinin tamamını kullanabilen bir ülke değil maalesef. Etrafı 3 denizle çevrili ve Türkiye'nin su ürünleri üretimi 660 bin ton civarında. Özellikle kültür balıkçılığında çok büyük bir potansiyel var. Geçen zaman içerisinde yüzde 120 yüzde 130 civarında artmasına rağmen son 5 yılda bu 130- 140 bin civarına gelebilmiş durumda. 60 bin tondu yakın zamana kadar. Son 5 yılda su ürünleri destekleme kapsamına aldık. Türk balıkçılığının gelişmesine yardımcı oldu." İşleme teknolojisinin daha çok önem kazanacağını belirten Bakan Eker, sözlerini şöyle tamamladı: "Su ürünlerinin sadece taze olarak tüketilmesi değil aynı zamanda işlenmiş uzun süre sağlığa zarar vermeyecek şekilde muhafaza edilerek saklanması daha çok tüketiciye ulaşmasını temin edecek yeni teknolojiler gelişiyor. Önümüzdeki dönem bunlar önem kazanacak. Dünyada beslenme şekilleri artık değişiyor. İnsanlar fonksiyonel gıdalara yöneliyor." (EY-HO-Y)

Kaynak: İHA

Son Dakika Güncel Tarım ve Köyişleri Bakanı Eker İzmir'de - Son Dakika


Advertisement