TBMM Başkanı Cemil Çiçek, milletvekillerinin kanunsuzluk, suç işleme anlamında imtiyazı olmadığını belirterek, "Göreve sağlanmış kolaylığın, ayrıcalığın şahsa sağlanmış gibi algılanmasının getirdiği sıkıntıları yaşıyoruz" dedi.
Çiçek, TBMM İnternet ve Bilişim Araştırma Komisyonu üyelerinin kabulünün ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Dokunulmazlık konusunun uzun zamandan beri tartışıldığını hatırlatan Çiçek, şöyle konuştu:
"Bu yeni bir konu değil. Tüm dünya parlamentolarında dokunulmazlık var. Bu şahsa verilmiş bir imtiyaz değildir. Bu temsil görevini, halkın temsilcisi olmanın gereğinin en iyi şekilde ve her türlü baskı ve tesirden uzak yapılabilmesini sağlamak için görev sebebiyle ve görevin gereği olarak sağlanmış bir statüdür. Bu kamuoyunda yeteri kadar anlaşılamıyor. Sanki şahsımıza verilmiş bir ayrıcalık gibi, bir kişi milletvekili oldu mu her şeyi yapar, ne isterse yapar, nerede isterse oturur kalkar, böyle bir imtiyazı yok. Hele hele kanunsuzluk, suç işleme anlamında milletvekillerinin kesinlikle bir imtiyazı yoktur. Göreve sağlanmış kolaylığın, ayrıcalığın şahsa sağlanmış gibi algılanmasının getirdiği sıkıntıları yaşıyoruz.
Bir milletvekili ister seçim öncesi, ister sonrası bir isnatla karşı karşıya kaldığında yapılacak iş ve işlemler bellidir. Bu türlü soruları hukukumuza sormamız lazım. Biz şahsen farklı düşünüyor olsak bile, neticede bu düşüncelerimizin hukuki bir zemine oturması lazım. Anayasa, İçtüzük ne diyorsa ona göre davranmamız lazım. Bu kurallar beklentilerimizi karşılamıyorsa, o zaman yapılacak iş de uzun uzun tartışıp hiçbir sonuca varamamaktan öte, o zaman bu kuralları değiştirmemiz gerekir. Yasama dokunulmazlığı, kürsü sorumsuzluğu konusu Türkiye'de zaman zaman şiddetli tartışılan bir konudur. Sonra doğru dürüst neticelendirme olmadan yeni baştan gündemde kalmaya devam eder. Bu sorunu çözmekten öte siyasette suçlamaların da en önemli konusu olur."
-1997'deki tartışma-
Çiçek, 1997 yılında da dokunulmazlık konusunun Meclis'te yine tartışma konusu olduğunu hatırlatarak, şöyle konuştu:
"O zaman Meclis'te 5 siyasi parti var. Biri dedi ki 'dokunulmazlık konusundaki herhangi bir düzenlemeye karşıyım, kelimesinin bile değişmesini arzu etmem, ben bu işin dışındayım' dedi. Öbür dört siyasi parti bir taslak hazırladı, üzerinde de mutabık kalındı, 292 imzayla teklif olarak Genel Kurul'a geldi. Ama Meclis'teki oylamada 212 çıktı. O gün 4 siyasi partinin genel başkanları da
'teklife olumlu oy veriyorum' dedi, beyazları gösterdiler ama sonuçta 212 oy çıktı. Daha sonra bir teklif daha geldi. 385 imzayla ama oylamada 355 çıktı. En az 367 çıkması lazım. Zaman zaman bu konuları tartışıyoruz, kuralı bir tarafa bırakarak beklenti içinde giriyoruz, ama bu kurallar durduğu sürece, bu kurallar doğru değilse, biz yasama organız kuralı biz koyarız. Hem kuralı değiştirmiyoruz hem farklı beklenti içinde oluyoruz. Bunun yarattığı gerginlikler toplumumuzda oluyor.
Şu anda dokunulmazlık konusunda ne yapılacak- Bununla ilgili Anayasa ve İçtüzük'teki hükümler çerçevesinde Komisyon bir işlem yapacaktır. Anayasanın 83. Maddesi'ni hepimizin gözden geçirmesi gerekiyor. Bence kişilerden evvel hukuka bir sorun. Hukuk ne diyor o bilinirse...Ben bildiğim hukuku söyleyeyim; Komisyon'a gelmiş bir konuda Meclis Başkanı bir açıklama yapamaz. Çünkü gruplarda bile bu konuşulamaz deniyor. Çünkü komisyon üyelerinin kendi vicdanlarıyla baş başa kalarak akla gelebilecek ihtimalleri de düşünerek karar vermelerini temin etmek içindir. O yüzden Meclis Başkanı olarak 'kalksın, kalkmasın, şuraya bırakılsın, buraya bırakılmasın' tarzında bir değerlendirme, hukuk açısından doğru olmaz. Aksi halde en evvel kuralı ben çiğnemiş olurum."
Çiçek, hassas konularda beyanat vermediğini, yargıya intikal etmiş konularda konuşmadığını vurguladı.
-"Yanlış yerlerde bulunmamalıyız"-
Gündemdeki bir başka konuyla ilgili olarak her gün farklı açıklamalar geldiğini ifade ederek, "Bunu beyanat konusu yapmak yerine, o konuyla ilgili madem ki yargılama süreci devam ediyor, kimin elinde ne bilgi, ne belge, ne düşünce, ne tahmin varsa, lütfen bunu soruşturmayı yapan makamlara iletsinler. Bu işi de her gün gündemde tutmaktan vazgeçelim. Bir kısım insanların da ruhunu incitiyoruz. Zaman zaman görüyoruz, 'ben bu konuyu biliyorum ama açıklamam, filanca olayın faillerini biliyorum ama söyleyemem." O zaman niye açıklıyorsunuz da vatandaşın kafasını karıştırıyorsunuz- Kim ne biliyorsa yargı makamlarına bunu söylemelidir ki bu işi nedir, ne değildir sonlandıralım. Aksi takdirde her sene toplumu bu konularda yoruyoruz" diye konuştu.
Çiçek, bir soru üzerine "Dokunulmazlık zaten başlı başına zor bir olaydır. Onun içindir ki Anayasa ve İçtüzük'te bir kısım keskin kurallar konmuştur. Bize düşen de milletvekilleri olarak biz toplum önünde görev yapıyoruz, kuralı ihlal eden bizler olmamalıyız. Karar vericilerin işlerini zorlaştırmamalıyız. Toplum bizi yanlış anlamamalı, yanlış değerlendirmemeli, yanlış yerlerde de bulunmamalıyız" dedi.
Çiçek, dokunulmazlık konusunda TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu ile görüşmediğini bildirdi. Anayasa ve İçişleri Komisyonu üyeleriyle kahvaltıda biraraya geldiklerini anlatan Çiçek, Meclis'in işleyişiyle ilgili görüştüklerini, özel bir konuşma yapmadıklarını, dokunulmazlık konusunun kelime olarak bile geçmediğini söyledi.
-"İyi oldu diyen var mı-"-
AK Parti'den bazı yetkililerin "en yakın partiyle yola devam ederiz" dediğinin hatırlatılması üzerine Çiçek, kendisinin "masa başında yapılan açıklamalar" üzerinde durduğunu belirterek, "Herkes farklı şeyler söylüyor, o ayrı...Komisyon'da dört siyasi partimiz kendisi uzlaşarak usul ve esasları belirledi. Onlar partilerini temsilen katılıyor, vardıkları mutabakat partileri adına mutabakattır. Ben masa başındaki arkadaşların beyanları üzerinden değerlendirmeyi yapabilirim" dedi.
Çiçek, AK Parti'nin dokunulmazlık dosyalarını bir seleksiyona tabi tutulacağı yönündeki açıklamasının ifade edilmesi üzerine, "Ben temsil makamında olan birisinden böyle bir açıklamayı duymadım. Meclis Başkanı kulis haberleri üzerine açıklama yapmaz. Bu Komisyon'un kendi bileceği iştir. Bu yönde de henüz bir çalışma yok" karşılığını verdi.
TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun 15 maddelik çalışma usul ve esaslarında
"2012 yılı sonuna bitirmeyi hedefliyoruz" denildiğini belirten Çiçek, "Neden hedefliyoruz- Çünkü giderek zaman daralıyor. Bu dönem arka arkaya üç seçim yapılacak. Seçim ortamına gitmeden bu işlerin bitirilmesinde fayda görüldüğü için böyle bir hedefleme var. Önemli çabalar var; takvimin biraz gerisindeyiz ama çaba içindeyiz. Hükümet modelleri üzerinde uzlaşıldığı anda ondan sonraki süreci hızlandırmak daha kolay olacak. Çünkü ondan sonraki maddeler buna göre yazılacak" diye konuştu.
Çiçek "BDP'lilerin kucaklaşma fotoğrafı sizi rahatsız etti mi-" sorusuna,
"Bunun sorulması bile rahatsız eder beni. 'Bu iyi oldu' diyen birisi var mı- Ben görmedim" yanıtını verdi.
(Bitti)
Muhabir: Melda Çetiner
Yayıncı: Sefa Salantur - TBMM
Son Dakika › Güncel › TBMM Başkanı Çiçek Açıklaması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.