TBMM Başkanı Cemil Çiçek, 4 eski bakan hakkındaki fezleke ve Meclis soruşturması tartışmalarına ilişkin, "Ben siyasi değerlendirme yapamam. Bana gelen bir talep söz konusu olduğunda ister sayın milletvekillerinden ister kurumlardan biz bunu hukuken değerlendirmek ve kararımızı hukuka göre vermek mecburiyetindeyiz" dedi.
Meclis Başkanı Cemil Çiçek, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında şöyle dedi:
"Bu tartışmaların iki boyutu var. Bir siyasi boyutu var, bir de hukuki boyutu var. Türkiye'de her konu siyaseten tartışılıyor. Dolayısıyla benim üzerinde durmak istediğim konu işin siyasi boyutu değil.
Dün bu tartışmalara konu olan 4 eski sayın bakan kendilerinin de aklanmak istediklerini, Meclis soruşturması açılmasını istediklerini içeren dilekçeyi Meclis Başkanlığına verdiler. Ayrıca dün akşam saatlerinde bu konuyla ilgili bir Ak Parti tarafından 4'ü de her bir eski bakanla ilgili ayrı ayrı olmak üzere 5 tane de şu an Meclis Başkanlığına verilmiş Meclis soruşturma önergesi var.
-"105 MECLİS SORUŞTURMA ÖNERGESİNİN 97'SİNİ SAYIN MİLLETVEKİLLERİ KENDİSİ VERMİŞTİR"-
Meclis soruşturması ne anlam ifade ediyor. 1983'ten bugüne kadar son verilen 5 önerge hariç onu da sayarsak 110 oluyor, demek ki dün itibarıyla TBMM Başkanlığına 17. dönemden 24. döneme kadar, 24. Dönemde dün verilenler hariç 105 Meclis soruşturma önergesi verilmiştir.
105 Meclis soruşturma önergesinin 97'sini sayın milletvekilleri kendisi vermiştir. 105 soruşturma önergesinin 97'sini sayın milletvekilleri kendileri vermiştir.
-"4'Ü DANIŞTAY'DAN BİRİSİ SAYIŞTAY'DAN 39'U DA TEFTİŞ KURULUNDAN OLMAK ÜZERE 44 TANE YAZI GELİYOR"-
Meclis Başkanlığına 4'ü Danıştay'dan birisi Sayıştay'dan 39'u da Teftiş Kurulundan olmak üzere 44 tane yazı geliyor. Bu yazıdan 8'i Meclis soruşturmasına dönüşüyor. Demek ki 105 Meclis soruşturmasının 97'si milletvekillerinin inisiyatifi ile 8'i ise kurumlardan gelen yazı üzerine gerçekleşmiş oluyor.
-"BU BİR SİYASİ DENETİM ARACI DEĞİL, ADLİ DENETİM ARACIDIR"-
Meclis soruşturmasıyla ilgili yazılmış konuları okudum. Arkadaşlarımızı dinledik. Ayrıca bu konuda yazılmış kitaplar var. Bu kitaplara da baktığımızda Meclis soruşturmasının bir hukuki işlem olduğu herkesin ittifak ettiği bir husustur. Bu bir siyasi denetim aracı değil, adli denetim aracıdır. Okuduğum cümleler bu konuda yazı yazılmış kitaplardan ve görüşlerden. Çünkü Meclis soruşturması açılmasıyla birlikte Ceza Muhakemesinin soruşturma evresine başlanmış olunmaktadır.
Dolayısıyla Meclis soruşturması bir yasama faaliyeti değil, Anayasanın 100. Maddesinin verdiği yetkiyle dayanarak Meclis'in yürüttüğü bir adli faaliyettir. Değerlendirmeleri siyaseten yapabiliriz ama işlem yapma noktasında olanlar hukuken işlem yapacak. Ben siyasi değerlendirme yapamam. Bana gelen bir talep söz konusu olduğunda ister sayın milletvekillerinden ister kurumlardan biz bunu hukuken değerlendirmek ve kararımızı hukuka göre vermek mecburiyetindeyiz.
Birilerimizin hoşuna gider ya da gitmez, birilerimizin siyasi görüşünü destekler veya karşı olur neticede karşı olan ben değil neticede karşı olan veya destek veren hukukun kendisidir.
Anayasa Mahkemesi de 1970 yılında verdiği kararda aynen şöyle diyor; Meclis soruşturması yasama meclisinin yürütmeyi denetleme yollarından biri adli bir görev ve yetki ve yasama organı tarafından yürütülen bir yargı faaliyetidir.
Dolayısıyla biz Meclis soruşturmasını değerlendirirken hukuk açısından değerlendirmeye bunun bir hukuki işlem olduğunu Anayasanın 100. Maddesine göre yasama organının yaptığı bir adli faaliyet olduğunu göz ardı etmeden işlem yapmak durumundayız. Siyasi değerlendirme yaparken siz bunlara uymuyor olabilirsiniz ama ortada bir talep varsa ister partilerden ister şahıslardan ister kurumlardan meseleye bu yönüyle bakmak durumundayız.
-"TÜRKİYE'DE UYULACAK KURALLARI TBMM KENDİSİ KARARA BAĞLIYOR"-
Biz de öyle bakmaya çalıştık. Bir hukuk faaliyeti olduğuna göre ve üstelik de Meclis soruşturması bir ceza muhakemesi hukuku faaliyeti olduğuna göre elbette bize gelen talepleri ceza muhakemesi hukuku kurallarına göre değerlendirmek gibi sorumluluğumuz var, bir mecburiyetimiz var. Burada da yadırganacak bir husus yok. Çünkü hukukun önemli bir kısmının TBMM oluşturuyor, çıkardığı yasalarla. Türkiye'de uyulacak kuralları TBMM kendisi karara bağlıyor."
Son Dakika › Güncel › TBMM Başkanı: Siyasi Değerlendirme Yapamam, Kararımızı Hukuka Göre Vermek Mecburiyetindeyiz - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.