Uluslararası Diyabet Liderler Zirvesi - Son Dakika
Son Dakika Logo

Uluslararası Diyabet Liderler Zirvesi

Uluslararası Diyabet Liderler Zirvesi
16.11.2013 00:18

Clinton Vakfı'nın kurucusu ve eski ABD Başkanı Clinton: "Bütün dünya milenyum hedeflerinde, bin yıl hedeflerinde önemli ilerlemeler kaydetti. Fakat, bulaşıcı olmayan hastalıklardaki artış ...

Clinton Vakfı'nın kurucusu ve eski ABD Başkanı Bill Clinton, bütün dünyanın milenyum hedeflerinde önemli ilerlemeler kaydettiğini belirterek, "Fakat, bulaşıcı olmayan hastalıklardaki artış bizi korkutuyor. Şu anda dünyanın bütün kıtalarında, Afrika dışında, bulaşıcı olmayan hastalıktan ölen insanların sayısı, bulaşıcı hastalıklardan ölenlerden daha fazla" dedi.

Clinton, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) ev sahipliğinde Swissotel'de düzenlenen "Uluslararası Diyabet Liderler Zirvesi"ne uydu bağlantısı bağlanarak, görüşlerini paylaştı.

Zirvedeki katılımcıların çokluğundan bahseden Clinton, bunun menuniyet verici olduğunu söyledi.

Clinton, diyabetin bütün dünyayı etkileyen bir hastalık olduğunu, ABD'de Novo Nordisk ile birlikte önemli tıbbi çalışmaları olduklarını belirterek, "Modern dünyanda yaşama biçimlerimiz değişti. ABD'de diyabet taramalarında sağlık sigortası bunu karşılıyordu. 4 kişiden 3'ü bu hastalığı taşıyordu. Bu konu beni uzun süre düşündürdü. Tip 1 ile ilgili benim de sorunlarım oldu. 26 yaşındayken ilk seçim kampanyamda birlikte çalıştığımız arkadaşımız Tip 1 diyabetliydi ve bir yıl sonra öldü" diye konuştu.

Başkanlığı döneminde "Kendi kendine diyabet tedavi programı" geliştirdiklerini ifade eden Clinton, bunun ABD'de inisülinden bu yana en önemli ilerleme olarak nitelendirildiğini söyledi.

Clinton, Tip 2 diyabetinin ABD'de artık küçük çocuklarda da görülmeye başlandığına dikkati çekti.

"Diyabetiniz varsa başka sağlık sorunları da yaşıyorsunuz"

Clinton, hastalığın sağlık sistemlerinin başa çıkması gereken bir durum olduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

" Türkiye'de 1998 yılından bu yana diyabet oranı yüzde 100 arttı. Bu korkunç. Hepimiz iyi biliyoruz ki, diyabetiniz varsa başka sağlık sorunları da yaşıyorsunuz. Bunların da topluma maliyetleri çok yüksek. ABD'de diyabetliler kalp krizi ve inme gibi sorunlarla karşı karşıya. Modern dünyadaki yaşam ölçüleriyle ilgili bir durum. Tuhaftır ki, ekonomisi iyi olan ve hızla büyüyen ülkelerde bu daha çok görülüyor. Vakit darlığı ve benzeri sebeplerle insanlar hazır yemekler tüketiyor."

Clinton, ABD'de yoksul insanlarda diyabetin daha az görüldüğünü anlatarak, sınırlı gelir kazanan insanların yakınlarında taze meyve, sebze satan marketin bulunmadığını, bunun da önemli bir sorun olduğunu ifade etti.

Myanmar'da 2 gün geçirdiğini ve oradaki yetkililerin sağlık sektöründe yeniden yapılandırmaya gitmek istediklerini anlatan Clinton, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bütün dünya milenyum hedeflerinde, bin yıl hedeflerinde önemli ilerlemeler kaydetti. Fakat, bulaşıcı olmayan hastalıklardaki artış bizi korkutuyor. Şu anda dünyanın bütün kıtalarında Afrika dışında, bulaşıcı olmayan hastalıktan ölen insanların sayısı, bulaşıcı hastalıklardan ölenlerden daha fazla. Bir kaç yıl içinde Afrika'da da durum aynı olacak. Modern dünyanın bir çok lütfü var ama aynı zamanda yıkıcı bir etkisi de var. Artık insanlar doğru dürüst spor yapmıyor, yemek yemiyor, hareket etmiyorlar ve özellikle de diyabete açık hale geliyorlar. Tabii ki, burada tıbbi önlemler alınabilir ama yine de yaşam tarzımızı değiştirmemiz ve yemek üretim ve tüketim alışkanlıklarını değiştirmemiz gerekiyor."

"Beslenme konusunda eğitim verilmeli"

Clinton, insanlara sağlıklı beslenme konusunda eğitim vermenin önemine değinerek, diyabet vakalarının yüzde 80'inin, kalp rahatsızlıklarının yüzde 80'inin, kanserlerin yüzde 40'ının engellenebilecek hastalıklar olduğunu aktardı.

Bill Clinton, "Bu yüzden en önemli mesaj şu; insanlara tanı koymakta, onları taramakta, eğitmekte daha başarılı olmalıyız ama en önemlisi davranışsal değişim getirmemiz gerekiyor. Yükselmekte olan ülkelerde Brezilya, Meksika gibi ülkelerde, gelirler de arttığı için diyabet artışına engel olamadılar. ABD'de de benzer durumla karşı karşıyayız. Burada iyi bildiğimiz şey, insanlar daha uzun ve iyi yaşamak istiyorlar. Çocuklarının kendilerinden daha kısa bir hayat yaşamasını istemiyorlar" diye konuştu.

Türkiye'nin canlı bir ülke olduğuna işaret eden Clinton, ülkenin doğu ile batı arasında bir köprü vazifesi gördüğünü ve içinde çeşitliliği barındırdığını kaydetti.

Clinton, Türkiye'nin ekonomik ve siyasi bakımdan 21. yüzyılın önemli aktörlerinden biri olduğunu vurgulayaram "Ama bütün bunları ancak halkı sağlıklı olursa başarabilir. Ben Türkiye'nin hayranı, olanlardan biriyim. ABD ile daha güçlü ilişkilere sahip olması gerektiğini söyledim. Türkiye, diyabet sorunları nedeniyle de önemli bir ülke. Mümkün olduğunda kendi kendimizi öldürmekten vazgeçmeliyiz, kendi kendimizi körleştirmeyelim, kansere, kalp krizine açık hale getirmeyelim" ifadelerini kullandı.

Tip 2 diyabetinin ölümcül olmasına izin verilmemesi gerektiğinin altını çizen Clinton, insanlara sağlıklı gıda sunulması gerektiğini sözlerine ekledi. - İstanbul

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Uluslararası Diyabet Liderler Zirvesi - Son Dakika


Advertisement