
Lübnanlı uzmanlar, ülkede ekonomik ve siyasi krizlere bağlı olarak devletin rolünün zayıflamasından beslenen bazı oluşumların bulunduğunu ifade ediyor.
Ekonomik çöküşün etkilerinin her geçen gün daha da derinden hissedildiği ve devletin varlığını tehdit eder hale geldiği Lübnan'da, federal sistem önerileri yeniden gündeme gelirken merkezi devlet yapısının bölünebileceğine ilişkin de bazı sinyallerin olduğu söyleniyor.
Devlet kurumlarının başkent dışında etkin olamaması ve bu bölgelerde partiler ile taraftarlarının rolünün artmasına bağlı olarak, devletin etkisinin daha da zayıflayacağı ve başka küçük oluşumların ortaya çıkabileceği kaydediliyor.
Elektrik krizinin ciddi boyutlara ulaştığı Lübnan'da devletin ürettiği elektriğin sadece bazı bölge ve mahallelerdeki jeneratörlere çok az miktarda dağıtılması da söz konusu zayıflamanın bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Lübnan'da jeneratörler siyasi partilere bağlı belediyeler tarafından kontrol ediliyor ve çoğu bölgede de hakim siyasi partilere bağlı iş adamlarına ait oldukları biliniyor.
Benzer bir durum ülkede bir başka kriz başlığı olan akaryakıt depolanmasında da yaşanıyor. Benzin ya da mazot devlete ait tesisler yerine, partilerin devletten daha etkin bir güç olduğu bazı bölge ve kasabalarda yasa dışı şekilde depolanıyor.
Akkar patlaması krizi daha da alevlendirdi
Lübnanlı yazar ve siyasi analist Münir Rabii, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ülkedeki mevcut durumun Lübnan'ı ekonomik, sosyal ve siyasi olarak vuran ve devlet kurumlarının çökebileceğine ilişkin güçlü tehdit oluşturan krizlerin bir neticesi olduğunu söyledi.
"Bazı siyasi güçler, siyasi kazanç ve mezhepsel gerginliği artırmak için ülkedeki krizlerden faydalanıyor." diyen Rabii, mezhepsel bölünmeyi şiddetlendiren bu tür yaklaşımların doğru olmadığını vurguladı.
Sünnilerin yoğunlukta olduğu ülkenin kuzeyindeki Akkar bölgesinde yaşanan akaryakıt deposundaki patlamanın ardından Cumhurbaşkanı Mişel Avn'ın yaptığı "kuzey bölgesinde, kaos yaratmak isteyen aşırılık yanlısı grupların bulunduğu" yönündeki açıklamasının da bu türden bir yaklaşıma örnek verilebileceğini söyledi.
Lübnan'ın kuzeyindeki Akkar bölgesinde 15 Ağustos Pazar günü sabaha karşı bir akaryakıt deposunda patlama meydana gelmiş, olayda 28 kişi ölmüş, 79 kişi yaralanmıştı. Lübnan ordusu, Akkar'daki patlamanın askerler tarafından el konulan bir akaryakıt deposundaki tankerde meydana geldiğini açıklamıştı.
Bölünmenin güçlendirilmesi, küçük devletçikleri oluşturuyor
Rabii, siyasette görülen bu tür söylem ve manevraların, küçük devletçikler şeklindeki mezhepsel ve bölgesel ayrılıkların güçlenmesi gibi birçok riski barındırdığını ifade etti.
Ülkedeki bazı siyasilerin sadece Hıristiyan bölgeleri, bazılarının ise sadece Müslüman bölgeleri önemsediğine dikkati çeken Rabii, bu durumun son dönemde sıkça dillendirilen federalizm veya bölünme söylemlerinin gölgesinde küçük oluşumların ortaya çıkmasına yol açtığını söyledi.
"Federal sistem" söylemleri yeniden gündemde
Beyrut merkezli bağımsız bölgesel araştırma merkezi Uluslararası Bilgi'de araştırmacı olan Muhammed Şemseddin, ülkenin mezhepsel ve bölgesel olarak bölünmesi fikrinin daha önce Lübnan iç savaşının (1975-1990) başlangıç yıllarında düşünüldüğünü belirtti.
Bu fikrin, Lübnan'ın mezhepsel mülahazalara göre birkaç eyalete bölündüğü federal devlet yapısı formülüne dayandığını kaydeden Şemseddin, buna göre her eyaletin kendi yönetim sistemine sahip olduğu ancak hepsinin tek bayrak, tek para birimi, tek ordu ve tek yabancı elçilik altında toplandığı bir sistemin öngörüldüğünü aktardı.
Şemseddin, "Bazıları, devletin dağılması karşısında bölünme veya federalizmin Lübnan için en uygun çözüm olabileceğini ve mevcut durumdan bir çıkış yolu oluşturabileceğini düşünüyor ancak bu gerçekleşmesi uzak bir ihtimal." dedi.
İç savaş döneminde bölgelerin neredeyse bölünmüş olmasına ve bu durum için "elverişli" bir zeminin bulunmasına rağmen bu formülün benimsenmediğini hatırlatan Şemseddin, "Kötüleşen koşulların gölgesinde tüm formüller kağıt üzerinde kalıyor, pratikte uygulanamıyor." diye konuştu.
Siyasi değil güvenlik kantonları
Öğretim görevlisi ve siyasi aktivist Ali Murad ise "Büyük mezheplere öncülük eden partiler, bölgelerde devletin yerini alamazlar; siyasi değil ancak güvenlik kantonları dayatabilirler." dedi.
Murad, partilerin kendi etkisi altındaki bölgelerde taraftarlarının desteğini almaya devam edebilmek için hizmet ve yardımlarla diğerlerini sindirme politikası benimsediğini kaydetti.
Partilerin uyguladığı bu metodun, nüfuzları altındaki bölgelerde özerk bir güvenlik sistemine benzeyen güvenlik kantonlarının dayatılmasına yol açtığını anlatan Murad, ülkedeki büyük partilerin belediyeler ya da sahada etkili yerel gruplar aracılığıyla bu metodu kullandığını söyledi.
Son Dakika › Güncel › Uzmanlara göre, Lübnan'da devletin rolünün zayıflamasından beslenen bazı oluşumlar bulunuyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.