20 yıl önce Kapadokya'da gördükleri çini sanatını yaşatmaya çalışıyor - Son Dakika
Son Dakika Logo

20 yıl önce Kapadokya'da gördükleri çini sanatını yaşatmaya çalışıyor

10.04.2022 13:36  Güncelleme: 13:45

- 20 yıl önce Kapadokya'da gördükleri çini sanatını yaşatmaya çalışıyor İzmir'de yaşayan 60 yaşındaki Ayşen Ak, bundan 20 yıl önce gezmek için gittiği Kapadokya'da gördüğü çini sanatını azmedip öğrendi.

- 20 yıl önce Kapadokya'da gördükleri çini sanatını yaşatmaya çalışıyor

İZMİR - İzmir'de yaşayan 60 yaşındaki Ayşen Ak, bundan 20 yıl önce gezmek için gittiği Kapadokya'da gördüğü çini sanatını azmedip öğrendi. Ak, daha sonra yaşadığı ilçede bir atölye kurarak 20 yıldır kaybolmaya yüz tutan sanatın son temsilcilerinden oldu.

İzmir'in Selçuk ilçesinde yaşayan Ayşen Ak (60), 20 yıl önce Peri Bacalarını görmeye gittiği Kapadokya'da çini sanatıyla tanıştı. Çini işleyen ustalardan bu sanatın inceliklerini öğrenen AK, İzmir'e döndüğünde ise kaybolmaya yüz tutan bu sanatı yaşatmak için ailesiyle birlikte bir atölye kurdu. Kütahya'dan aldıkları çamurlara form verip çini sanatına kazandıran Ayşen Ak, "Sevgiyle, tek tek iğneyle kuyu kazar gibi yapıyoruz. Sevgimiz olmasa bu işi yapamayız. Osmanlı desenleri, Selçuklu desenleri, kendi kültürümüzün desenlerini devam ettirmeye çalışıyoruz. Günümüzde bu çini sanatı ölüyor. Ayakta tutabilmek için her yere de yapmak lazım. O dönemde lale Allah'a aşkı, karanfil saygıyı, hayat ağacı ise aileyi temsil ediyor. Osmanlı sultanlarının hayat tarzlarını da çiniye aktardık. Ürünlere formu verdikten sonra 15 gün kadar bekletiyoruz. Sağlam kalanları 18 saat, bin 200 derecede fırınlıyoruz. Daha sonra çizmeye başlıyoruz. Çizimden sonra sırra batırıyoruz" dedi.

"Çini, insan gibi"

Yaklaşık 20 yıldır çini sanatıyla uğraştığını anlatan Mine Güleç ise "Çini, günümüzde camilerde ve saraylarda yaşıyor. Çini, insan gibidir. Her şey toprağın üstünde ve havanın altında kalıyor. Ürün alan kişiler bizden imzasını da alıyor. Belki 100 yıl sonra benim yaptığım bir eserinde manevi değeri olacak şimdiki çinilerin olduğu gibi" diye konuştu.

Kadınların çok marifetli olduğunu ifade eden Güleç, "Bunu mutfakta olduğu gibi iş alanında ve sanatsal alanda da gösteriyorlar. Ben de o kadınlardan biriyim. Bu işi öğrenmek isteyenler çok oluyor. Aramıza yeni katılan arkadaşlarımız da oldu. Onların sabırlarını ölçüyoruz. Kimisi 'benim sabrım yetmez' deyip ayrılıyor. Çini sanatını yaşatmaya ve insanları bu yönde teşvik etmeye çalışıyoruz" dedi.

Kaynak: İHA

Son Dakika Zülfü Livaneli 20 yıl önce Kapadokya'da gördükleri çini sanatını yaşatmaya çalışıyor - Son Dakika


Advertisement