AK Parti Grup Başkanvekili Coşkun Çakır, bir grup akademisyenin bildirisine ilişkin " Metnin ortak cümlesi 'devlet halkına karşı katliam yapmaktadır.' Bunun neresini düzeltebilirsiniz. Katliam kelimesi herhangi bir kelime değil. O kelimelerin ağırlığını bilen insanların, bunu bilmesi gereken en önemli kişiler akademisyenlerdir. Onlar bu kelimeyi ulu orta kullanabiliyorlarsa işte o zaman yapacak bir şey yok" dedi.
Tokat Valisi Cevdet Can'ı ziyaret ederek bir süre görüşen Çakır, burada bir gazetecinin, "Bildiriyi imzalayan bazı akademisyenlerin gözaltına alınmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusu üzerine konunun özellikle akademisyen olarak yakından ilgi duyduğu bir mesele olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Çakır "Meclis çatısı altında da konuşup tartışma fırsatı bulduk. Bu bildiri ile ilgili olarak akademisyenlik mesleği esas itibarı ile kritiğe, tenkite ve eleştiriye dayalı meslektir. Bu asla akademik bir bildiri değildir" diye konuştu.
"Eğer bu akademik bir bildiri olsaydı Güneydoğu'daki olayların tamamını ortaya koyar ve devletin güvenlik güçlerinin eksiklerini ve yanlışlarını anlatır ortaya koyar" ifadesini kullanan Çakır, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Arkasından da bunların nasıl ortaya çıktığını, terör faaliyetlerinin ne olduğu, hendeğin ne olduğunu, CHP'nin, HDP'nin muhalefet partilerinin oradaki tutumunu güzelce anlatır. Arkasından da bilimsel yaklaşıma uygun olan bir dille aynı zamanda ahlakla topluma çağrı yapar. Metnin ortak cümlesi 'devlet halkına karşı katliam yapmaktadır.' Bunun neresini düzeltebilirsiniz. Katliam kelimesi herhangi bir kelime değil. O kelimelerin ağırlığını bilen insanların, bunu bilmesi gereken en önemli kişiler akademisyenlerdir. Onlar bu kelimeyi ulu orta kullanabiliyorlarsa işte o zaman yapacak bir şey yok. Katliam yapılmıştır. Bosna'da. Nahcıvan'da, Karabağ'da. Dünyanın birçok yerinde bunlar katliamdır. Bilerek, planlayarak belli bir halkın, belli bir kitlenin üzerine gitmek ve onları yok etmeye dönük bir çabanın adıdır katliam."
İnsanların bin yıllık ilçelerini terk etmek zorunda kaldığını vurgulayan Çakır, "O hendekler kapatılsa o teröristler silahı bırakıp gitse ertesi gün inşallah bu olacak bundan şüphemiz yok, ertesi gün hendekler kapanacak sokağa çıkma yasağı olan mahallelerde hayat normale dönecek" dedi.
Çakır, sokağa çıkma yasağına ilişkin de "Devlet bir tane sivil ölmesin diye özel bir çaba göstermektedir. İnsanlar yaptıklarından ve söylediklerinden sorumludur. Ne akademisyenler, ne siyasetçiler bundan müstesna değildirler. Milletvekilinin kürsüsünde yasama dokunulmazlığı vardır. Bitti, onun dışında yoktur" değerlendirmesini yaptı.
- Reşadiye kaybolan çocukları
Başka bir gazetecinin Reşadiye ilçesinde kaybolan çocuklara ilişkin sorusuna Çakır, "Bugün 18 gün oldu. Çocuklarımızdan elle tutulur gözle görülür bir ipucu yakalayamadık. Üzgünüz. Ümidimizi muhafaza ediyoruz" yanıtını verdi.
Çakır, şunları kaydetti:
"Allah inşallah çocuklarımızı ailelerine, Reşadiye'ye, Tokat'a ve Türkiye'ye bağışlar. Umut ediyoruz canlı olarak buluruz. Canlı bulamasak da cesetlerini buluruz. Kendi partimden ve başka partiden yanıma gelmek suretiyle geçmiş olsun dileklerinde bulundular. 'Kurtarma çalışmalarını çok iyi götürüyorsunuz' dediler. Sayın Cumhurbaşkanımızın bilgisi dahilinde olmak üzere, sayın Başbakanımızın bilgisi dahilinde, sayın İçişleri Bakanımız bu konuya olağanüstü özen gösteriyor. Neredeyse rol olacak arama ve tarama çalışması yapıldı."
Son Dakika › Politika › Akademisyenlerin Bildirisine Tepkiler - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.