Arınç: "Şartlar Kimi Gerektirir, Onları O Gün Görürüz"" - Son Dakika
Son Dakika Logo

Arınç: "Şartlar Kimi Gerektirir, Onları O Gün Görürüz""

Arınç: "Şartlar Kimi Gerektirir, Onları O Gün Görürüz""
03.03.2012 02:06

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "2014'teki seçim, 2015'teki seçim hangi şartlarda cereyan eder, kim kalır, kim gider şartlar kimi gerektirir, onları o gün görürüz tahmin ediyorum" dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "2014'teki seçim, 2015'teki seçim hangi şartlarda cereyan eder, kim kalır, kim gider şartlar kimi gerektirir, onları o gün görürüz tahmin ediyorum" dedi.

Arınç, Habertürk televizyonunda canlı yayınlanan "Basın Kulubü" programında, siyasi hayatının yıllarca sürdüğünü belirterek, AK Parti tüzüğüne göre, 2014'te milletvekilliğinin sona ereceğini, daha sonra kendisine kendisine biraz zaman ayırma fırsatının olacağını söyledi.

Arınç, parti tüzüğünün değişmesini arzu edip etmediğini sorulması üzerine de

"En doğru karar budur, Genel Başkanımız, Başbakanımız, partinin geleceği açısından bunu uygun gördü şu ana kadar. Bunda bir değişiklik olacaksa da o karar verir. Ama ben artık 40 senedir şurasında veya burasında, bu siyasi hayatta yapabileceğim pek çok şeyi yaptım, söyleyebileceğim herşeyi söyledim. Eksisiyle artısıyla, hatasıyla, faziletiyle bu noktaya geldik, hamdolsun. AK Parti çok güçlü, bundan sonraki kadrolarımız da bu işi büyük bir başarıyla götürecek, ondan da eminim. Ama kim Cumhurbaşkanı olur kim onun yerine Başbakan olur, partiye genel başkan olur, hiç bunları düşünmüyorum. Aynen kendimle ilgili soruşturmayı düşünmediğim gibi."

2014 yılında Cumhurbaşkanlığı, 2015 yılında genel seçimlerin yapılacağını hatırlatarak, bu konuda bir tahmini olup olmadığının sorulması üzerine, şunları kaydetti:

"Bu konular görüşülecek konular değil, bir defa kader var, kader çizgisinde o gün kim olur, kime nasip olur bilemeyiz. Abdullah Gül Cumhurbaşkanımızı biz 27 Nisan 2007 günü de seçebilirdik, ama nasip değilmiş, 4 ay sonra nasip oldu. O gün bizim önümüze geçenler 'bu iş bitti' demişlerdi. Bu işin bitmediğini gördüler. Yani sosyal hayatta veya siyaset sosyolojisinde bu işler gelişmelere bağlıdır. O günü beklemek lazım. O gün de kim var kim kaldı, kim gitti bunu görmemiz lazım. Bir defa geçmiş bitti, geleceği bilmiyoruz, günümüzü değerlendirelim."

Kendilerine düşenin "hükümet olarak güçlü olmak, iyi icraatlar yapmak, parti olarak güçlü olmak" olduğunu belirten Arınç, önlerinde iki sene sonra mahalli seçimler olduğunu, amaçlarının mahalli seçimlerde başarılı olmak, belediye sayılarını artırmak olduğunu ifade etti. Arınç, "2014'teki seçim, 2015'teki seçim hangi şartlarda cereyan eder, kim kalır, kim gider şartlar kimi gerektirir, onları o gün görürüz tahmin ediyorum" dedi.

AK Parti'nin içinden AK Parti'ye alternatif bir parti çıkartılacağına dair iddiaların olduğunun belirtilmesi üzerine Arınç, bunların hiç bir ciddiliği olmadığını söyledi.

Geçmişte Refah Partisi'nin içinde, Fazilet Partisi'nin içinde bölmeye, parçalamaya çalışanların olduğunu, ama bunların o zamanlar çok küçük, çok lokal olarak yapıldığını anlatan Arınç, AK Parti döneminde de bunlara benzer örnekleri gördüklerini, ayrılanların ayrıldığını ancak gövdenin sağlam kaldığını belirtti.

Arınç, "Bir güçlü iktidar partisinin, hele hele birilerinin hoşuna gitmeyen bir partinin, şu ya da bu sebeple içinden parçalanmaya çalışılması doğaldır. Önemli olan sizin nasıl ayakta kalabildiğiniz. Ben bu dönemdeki arkadaşlarımızın çok kaliteli, partinin umdelerini benimsemiş, Türkiye'nin geçirdiği eski demokrasi çelmelerinden veya başımıza gelenlerden ders almış insanlar olduğunu biliyorum. Bir oltanın ucundaki solucana kanıp da yolunu değiştirecek insan sayısı azdır" diye konuştu.

- AİHM'deki davalar-

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) Türkiye'de giden çok sayıda dava olduğunun hatırlatılması üzerine de Arınç, 1-2 ay önce Strazburga'a gittiğini buradaki temasları sırasında AİHM Başkanı ile de görüştüğünü ve orada görev yapan Adalet Bakanlığı'nın gönderdiği hakim ve savcılarla da toplantı yaptığını anlattı. Arınç, AİHM'de Türkiye hakkında çok dava açıldığını, bu davaların da daha çok uzun süren davalarla ilgili olduğunu söyledi.

Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yani yargılamanın uzun sürmesi... AİHM'de 2011'de zannediyorum 2 bin 250 dava, şimdi gidişata bakılırsa 3 bini geçecek gibi bu yıl içinde açılan davalar. Bu hem AİHM'in yükünü artırıyor, hem de Türkiye'yi sanki suçlu duruma düşünüyor. Bu konuda Türkiye'nin önlem alması çok doğru, uzun süren tutukluluklar, uzun süren davalar... Hatta uzun süren davalara bir içtihat da geliştirilmiş, bir davaya münhasıran olmak üzere bir dava bitmeden de İnsan Hakları Mahkemesi'nde sürecin başlayabileceği. Dolayısıyla Türkiye bu konuda sıkışmış durumda. O zaman yapacağı bir şey var; Türkiye'de yeni, etkin bir mekanizma kurmak suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gitmeden sorunların Türkiye'de aktarılabileceği bir merci. Bu çok doğrudur. Biz bugüne kadar bir kaç iş yaptık, 5-6 sene oldu, terör mağdurlarına tazminat ödenmesi kanunu çıkardık. Bu AİHM'e gidişi önemli surette azalttı. Çünkü biz devlet olarak müracaatları alıyoruz, belgelendiriyoruz ve kendisine tazminat ödüyoruz. Aynen Mal Tazmin Komisyonu'nun Kıbrıs'ta yaptığı gibi. Yargı mensupları, AİHM sözleşmesi ve bugüne kadarki yasal mevzuatı, yani Anayasanın 90'ıncı maddesine göre Türkiye'nin uluslararası sözleşmeler yaparak, taahhüt altına girdiği konularda özellikle fikir, düşünce özgürlüğü, temel haklarla ilgili doğrudan onları uygulamak zorundadır. Doğrudan uygulaması için de yeterli bilgi, deneyim tecrübeye ve zihniyete sahip olması gerekir. Bu çok önemli. Adli mekanizmalarla da ilgili, şimdi bir kanun getiriyoruz yargının hızlandırılmasıyla ilgili, ama onun içerisinde de yargıyı uzun süreli bir süreç haline getiren bazı ayıklamaları da yapmamız gerekir. İkisini de çözecek bir çalışmamız var" - ANKARA

Kaynak: AA

Son Dakika Politika Arınç: 'Şartlar Kimi Gerektirir, Onları O Gün Görürüz'' - Son Dakika


Advertisement