CHP TBMM Grup Toplantısı - Son Dakika
Son Dakika Logo

CHP TBMM Grup Toplantısı

CHP TBMM Grup Toplantısı
10.06.2008 16:50

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Anayasa Mahkemesi'nin Kararına Yönelik Tepkileri Eleştirerek, "Buradaki Sorun Anayasamızdaki Laiklik İlkesinin Delinmesine Yönelik Teşebbüsün Engellenmiş Olmasına Yönelik Kızgınlık ve Tepkidir" Dedi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Anayasa Mahkemesi'nin kararına yönelik tepkileri eleştirerek, "Buradaki sorun Anayasamızdaki laiklik ilkesinin delinmesine yönelik teşebbüsün engellenmiş olmasına yönelik kızgınlık ve tepkidir" dedi.

Baykal, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda Anayasa Mahkemesi'nin üniversitelerde türbanı serbest bırakan düzenlemeyi iptaline ilişkin kararını değerlendirdi. Karara karşı tepkileri eleştiren Baykal, siyaset tarihinde görülmemiş en ileri düzeyde Anayasa Mahkemesi'ni suçlayıcı tepkiler gösterildiğine işaret etti. Bu tepkilerin aynı zamanda çok aydınlatıcı olduğunu söyleyen Baykal, tartışılan konunun soyut bir Anayasa hukuku sorunu değil, laiklik ilkesinin ortadan kaldırılmasının engellenmesi olduğunu söyledi. Kararın açıklanmasının hemen ardından AK Parti MKYK'nın toplandığını hatırlatan Baykal, toplantıdan sonra "Anayasa Mahkemesi'nin muhatabı biz değiliz, Meclis'tir. Anayasa Mahkemesi ile Meclis kavga etsin" denildiğini söyledi. Daha sonra TBMM Başkanı'nın, düzenlediği basın toplantısında kendisinden bir görev bekleyenleri tatmin etmeyen, hatta üzen düzeyde bir değerlendirme yaptığını kaydeden Baykal, "Açık ve dürüst olalım, bu konuda kimse birbirini yanıltmaya kalkmasın. Dürüst ve mert olalım.

Buradaki sorun Anayasamızdaki laiklik ilkesinin delinmesine yönelik teşebbüsün engellenmiş olmasına yönelik kızgınlık ve tepkidir. Olayın altında yatan budur. Türban o büyük mücadelenin bir aşaması, bir parçasıdır. Hepsi değildir. Olayın temelinde bu laiklik meselesi var" diye konuştu.

Anayasa'da laikliğin 'değiştirilmesi dahi teklif edilemez' denilerek korunduğuna işaret eden Baykal, Türkiye'deki laikliğin de bulunduğu coğrafya ve koşullar dolayısıyla özene ve korunmaya ihtiyacı olduğunu söyledi. Türkiye'deki insanların laikliği ezici çoğunlukla kabul ettiğini ve kimsenin Müslümanlığını yaşamasıyla ilgili sorun yaşamadığını belirten Baykal, laikliğin Türkiye'ye diğer Müslüman ülkelere göre üstünlük sağladığını söyledi. Geçmişte "din elden gidiyor" denilerek suikastlar ve isyanlar teşvik edildiğini kaydeden Baykal, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Uğur Mumcu ve Danıştay cinayetlerinin altında da bunun yattığını söyledi. Dışişleri Bakanı Ali Babacan'ın "Türkiye'de Müslümanlar da baskı altında" sözlerini hatırlatan Baykal, "Eğer Türkiye'nin Dışişleri Bakanı muhataplarına 'Müslümanlar da baskı altında' diyebiliyorsa işte bu, o meselenin onun da kafasında olduğunu gösterir" dedi.

"SİZİN DERDİNİZ LAİKLİK MADDESİ" AK Parti'nin asıl derdinin Anayasa'daki laiklik ilkesi olduğunu belirten Baykal, amacın ne olduğunun Anayasa Mahkemesi kararıyla da ortaya çıktığını savundu. 23 Nisan 2005'te eski TBMM Başkanı Bülent Arınç'ın 'Laiklik ilkesini tartışmalıyız' diyerek dilinin altındaki baklayı çıkardığını söyleyen Baykal, Başbakan Erdoğan'ın da Arınç'a destek verdiğini ve 'Merak etme ben onu sessizce yapacağım' dediğini öne sürdü. Baykal, "Sessizce yapmaya kalktı ama yakalandı" diye konuştu.

Anayasa'nın laiklikle ilgili kendisini savunmak için 'teklif dahi edilemez' dediğini belirten Baykal, bir düzenlemenin teklif edilip edilemez olduğuna ilk olarak TBMM'nin, daha sonra da Anayasa Komisyonu'nun bakması gerektiğini söyledi. Meclis'te kabul edilmesi durumunda ise Anayasa Mahkemesi'nin bu düzenlemenin teklif edilip edilemez olduğuna bakacağını belirten Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Anayasa Mahkemesi, 'Bu Anayasamıza göre benim uygulamak zorunda olduğum, denetlemekle yükümlü olduğum Anayasamıza göre teklif edilebilir midir edilemez midir, ben ona bakacağım' demek durumunda değil midir? Anayasa'nın açıkça bunu öngören maddeleri ortada dururken, '148. maddede sadece şekil açısından bakılır'. Evet doğrudur, 148'de şekil açısından o üç nokta teklif edilebilir, Anayasa değişiklikleriyle ilgilidir. Anayasa Mahkememiz bunu Anayasa'nın kendisine verdiği yetki çerçevesinde şeklen teklif edilebilir bir meşru teklif olmadığı doğrultusunda, gerekçe açıklanınca göreceğiz, herhalde bu tespiti yapmıştır. Sorun şudur; 'Açıkça biz Anayasa'nın laiklik ilkesini değiştirelim demiyoruz, ama onun içini boşaltacak, onun arkasından dolanacak, onu etkisiz kılacak Anayasa değişikliklerini yapalım, kimsede sesini çıkarmasın' yaklaşımı Türkiye'ye kabul ettirilmek isteniyor. Anayasa Mahkemesi buna yanıt vermemiştir. Bu konuda gereken tavrı göstermiştir." Türkiye'nin laiklik sayesinde diğer Müslüman ülkelerden daha ileri, kalkınmış ve çağdaş hukuku benimsemiş olduğunu belirten Baykal, "Biz daha ileriyiz, çünkü nur içinde yatsın Mustafa Kemal o laiklik ilkesini getirmiştir. Bununla oynamayın, oynamama basiretini gösterin ne olur" dedi.

Seçim çoğunluğuna bakarak 'her şey benden sorulur, istediğimi yaparım' denilemeyeceğini ifade eden Baykal, "Anayasa Mahkemesi, Meclis'in yaptığını eğer gerekiyorsa iptal etmek için var. Seçimin ertesi günü 'madem biz seçildik, her şeyi biz kararlaştırırız' demek zorunda mıyız. Seçimin ertesi günü milletvekili oluyor muyuz? Hayır, ne zaman oluyoruz. Seçildikten sonra Meclis'te toplanıyoruz, Meclis'te Anayasa'ya, onu koruyacağımıza, sahipleneceğimize yemin ediyoruz. Anayasa Mahkemesi'nin görevini yapmasına yemin ediyoruz. Yargı bağımsızlığına yemin ediyoruz" diye konuştu.

Öte yandan Van'dan geldiği öğrenilen Mevlüt Koç isimli bir dinleyici, Baykal ekonomideki kötü gidişata yönelik değerlendirmelerde bulunurken, "Bunu yapan sizsiniz, hep birbirinizle uğraşıyorsunuz. Sonra enflasyon, faiz" diye bağırdı. Koç, konuşmasına devam etmesine izin verilmeden salondan çıkartıldı.

(MÜG-CC-CC-Y)

Kaynak: İHA

Son Dakika Politika CHP TBMM Grup Toplantısı - Son Dakika


Advertisement