Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu: (2) - Son Dakika
Son Dakika Logo

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu: (2)

09.07.2025 14:15

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Buradan komplo teorileriyle mantıklı düşünme yeteneklerini kaybedenlere de şunu hatırlatıyorum; değil tarım alanlarımızı, bir karış toprağımızı dahi teslim alacak güç dünya üzerinde henüz mevcut değildir.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Buradan komplo teorileriyle mantıklı düşünme yeteneklerini kaybedenlere de şunu hatırlatıyorum; değil tarım alanlarımızı, bir karış toprağımızı dahi teslim alacak güç dünya üzerinde henüz mevcut değildir." dedi.

Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, küresel ısınma ve iklim krizinin yol açtığı sorunları Avrupa'dan Amerika'ya herkesin yaşadığını belirtti.

Avrupa ülkelerinin, Türkiye gibi ciddi orman yangınlarıyla mücadele ettiğini, Amerika'nın Teksas eyaletinin son yılların en büyük sel felaketiyle boğuştuğunu aktaran Erdoğan, Akdeniz Kuşağında yer alan Türkiye'nin, iklim krizini çok daha şiddetli bir şekilde hissettiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2021'de özel koşullar ve kalkınma hedefleri ön planda tutularak Paris İklim Anlaşması'nın imzalandığını hatırlattı.

Paris İklim Anlaşması'nın devamı ve gereği niteliğindeki İklim Kanunu'nun da Meclis'te kabul edildiğini, bugünkü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğini anımsatan Erdoğan, İklim Kanunu ile afetlerin sebep olduğu kayıp ve zararları asgari seviyeye indireceklerinin altını çizdi.

Erdoğan, Ulusal Katkı Beyanı doğrultusunda hazırladıkları eylem planlarıyla sera gazı emisyonlarını azaltacaklarını ifade etti.

Temiz teknoloji kullanımını Türkiye'nin tamamını kapsayacak şekilde daha da yaygınlaştıracaklarını kaydeden Erdoğan, İklim Kanunu ile sektörlerin daha temiz ve daha verimli üretim süreçlerini de yasal güvence altına aldıklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İklim Değişikliği Başkanlığının görev ve sorumluluklarını netleştirdiklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şunu da açık ve net ifade etmek isterim; 'Tarım yasaklanacak', 'Çiftçi istediği ürünü ekemeyecek', 'Millete yapay et yedirilecek' türünden safsatalarla bu Kanunu kötülemek çok büyük bir şuursuzluk örneğidir. 'Paris İklim Anlaşmasıyla küresel güçlerin tarım arazilerimize el koyacağı' iftirasını kulaktan kulağa yaymaya çalışanlar, milletimize ve devletimize karşı yürütülen sinsi operasyonun bilinçli veya bilinçsiz maşalığını yapmaktadır. Milletimizin her bir ferdi şu konuda emin olsun; İklim Kanunu, tamamen yerli ve milli bir kanundur, halkımızın sırtına yük bindirmek için değil evlatlarımıza daha temiz bir çevre, daha sağlıklı bir gelecek bırakmak için hazırlanmıştır. Buradan komplo teorileriyle mantıklı düşünme yeteneklerini kaybedenlere de şunu hatırlatıyorum; değil tarım alanlarımızı, bir karış toprağımızı dahi teslim alacak güç dünya üzerinde henüz mevcut değildir. Yeri geldiğinde her şeyden, hatta serimizden geçeriz ama evelallah Türkiye'yi ve Türk milletini savunmaktan asla vazgeçmeyiz."

"CHP'nin hazımsızlığının kökleri 14 Mayıs 1950'ye kadar uzanıyor"

Türk siyaseti tarihinin, en tuhaf, en hayret verici, en ibretlik dönemlerinden birini yaşadığına işaret eden Erdoğan, çok partili hayata geçildiği yıldan itibaren siyasette renkli simaların, akıl sınırlarını zorlayan hadiselerin hep yaşandığını ama hiçbirinin bu dönemdekilerle mukayese edilemeyeceğini dile getirdi.

Bu tablonun başını, her zaman olduğu gibi, CHP'nin çektiğini vurgulayan Erdoğan, "Peki mesele ne? Aslında CHP'nin hazımsızlığının kökleri 14 Mayıs 1950'ye kadar uzanıyor." ifadesini kullandı.

CHP ve devamındaki zihniyetin, milletin, iradesine sahip çıkarak Demokrat Parti ve Adnan Menderes'i iktidara getirmesini asla kabullenemediğini söyleyen Erdoğan, "Siz bakmayın bunların demokrasi, özgürlük, hak, hukuk laflarını ağızlarından düşürmediklerine." sözlerini sarf etti.

Erdoğan, "Bunların demokrasiden anladıkları, darbeyle, kargaşayla, iç ve dış güçlerin kumpaslarıyla millet iradesini tepeleyip iktidarı gasbetmektir. Bunların özgürlükten anladığı, milletin değerlerine hakaret etmek, milletin öz evlatlarını muhtelif yaftalarla eğitimden, iş hayatından, sosyal hayattan uzak tutmaktır. Bunların hak ve hukuktan anladığı, 86 milyonun tamamına değil, sadece ve sadece kendilerine hizmet edecek yargı, medya, bürokrasi, iş dünyası ve sivil toplumdur." diye konuştu.

CHP'nin, kendilerine tabi olmayan, kendi ellerine teslim edilmeyen her şeyi kötü ve tepelenmesi gereken bir tehdit kaynağı olarak gördüğünü ifade eden Erdoğan, AK Parti ile CHP'nin, 2002 Kasım ayından bu yana halk oylamasıyla 18 defa sandıkta kozlarını paylaştıklarını anlattı.

"Ülkeye bir faydası yok ama en azından milleti eğlendiriyor"

"Bunlara yabancı değiliz, iyi tanırız bunları" ifadesini kullanan Erdoğan, son yıllarda seçim yarışlarını ittifak çatıları altında da yürüttüklerini hatırlatarak, şu görüşleri paylaştı:

"Peki sonuç ne oldu? Bila istisna bu seçimlerin tamamında, kendi arkadaşlarının ifadesiyle AK Parti ve Cumhur İttifakı 'CHP'yi yendi de yendi, yendi de yendi'. Hatta geçen Cumhurbaşkanlığı seçiminde 'Altılı Masa' diyerek güya tüm muhalefeti bir araya getirdiler. Ne oldu? Yine yenildiler. Sadece 'Yüzde 60'la kesin geliyor' dedikleri Bay Kemal'i değil yanında yöresinde kim varsa hepsini birden sandığa gömdük. Daha seçim kazanmadan 'Emredersiniz Sayın Cumhurbaşkanım' diyerek Bay Kemal'e şirinlik yapan sağlı, sollu kapı kullarını da hezimete uğrattık. Milletten sandıkta öyle bir şamar yediler ki bir daha kendilerini toparlayamadılar. Güya anketlere göre tarih yazacaklardı ama tarih olup gittiler. Konuşmalarında tutarlılık desen, yok."

"'Türkiye'nin umudu' diyerek pazarladıkları Bay Kemal'e bugün layık gördükleri muameleyi, hepimiz ibretle takip ediyoruz" diyen Erdoğan, Cumhur İttifakı'nın Türkiye'ye her biri altın kıymetinde 5 yıl kazandırmakla kalmadığını aynı zamanda milletin istikbalini de kurtardığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Şimdi bu partinin başında, şaibeyle anılan Kasım 2023 Kurultayının ardından getirilen bir şahıs var. Oturduğu koltuğu bir türlü dolduramayan bu zat, her fırsatta kürsüye çıkıyor, affedersiniz meyhane ağzıyla bağırıyor, çağırıyor, höykürüyor, tuhaf el, kol hareketleri yapıyor, sonra da dönüp arkasını gidiyor. Bir sonraki kürsüde, daha önce söylediklerinin tam tersi bir sürü zırvayı arka arkaya sıralayıp, yeni hezeyanlara yelken açıyor. Paniğin, telaşın, tükenmişliğin tüm emarelerini biz bu zatta görebiliyoruz. Konuşmalarında tutarlılık desen, yok. Mantık örgüsü desen, hak getire. Bizim halkımız karikatür tipleri sever. Milletimiz, CHP Genel Başkanı sıfatıyla mecburen maruz kaldığı bu şahsın sahnedeki garip hallerini, çekirdek çitleyip çay içerek seyrediyor, gülüyor, eğleniyor, sonra da işine gücüne bakıyor. Bir nevi bedava komedi. Ülkeye bir faydası yok ama en azından milleti eğlendiriyor. Fakat Türkiye açısından trajikomik bir durumla karşı karşıyayız. Çünkü bu pespayeliğin gerisinde utanç verici bambaşka bir tablo var."

(Sürecek)

Kaynak: AA

Son Dakika Politika Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu: (2) - Son Dakika


Advertisement