"Dünya Barışı İçin Güneş Enerjisi Konferansı" - Son Dakika
Son Dakika Logo

"Dünya Barışı İçin Güneş Enerjisi Konferansı"

17.08.2013 10:55

Cumhurbaşkanı Gül: "Günümüz dünyasında enerji güvenliği, milletler ve devletler için bir hayatta kalma meselesine dönüşmüştür" "Tüm ülkelerin yenilenebilir enerji kaynaklarının payını artırmak suretiyle enerji sepetlerine çeşitlilik kazandırmaları artık bir zorunluluk haline gelmiştir"

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, "Günümüz dünyasında enerji güvenliği, milletler ve devletler için bir hayatta kalma meselesine dönüşmüştür" dedi.

Cumhurbaşkanı Gül'ün himayesinde Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenen  "Dünya Barışı İçin Güneş Enerjisi Uluslararası Konferansı" başladı.

Konferansın açılışında konuşan Gül, organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçenlere, toplantının başkanlığını yürüten Ord. Prof. Dr. Serdar Sarıçiftçi'ye ve katılımcılara teşekkür etti.

Toplantının dünya barışına katkı sağlayacağına inandığını ifade eden Gül, şöyle devam etti:

"Günümüz dünyasında enerji güvenliği milletler ve devletler için bir hayatta kalma meselesine dönüşmüştür. Artık birçok ülke enerji politikalarını, kendi dış, ekonomi, savunma ve bilim politikalarının temel bir öğesi olarak telakki etmektedir. Enerji meselesi, teknik bir siyasa alanı olmaktan çıkmış artık jeopolitik ve ekonomi politiğin bir konusu haline gelmiş ve dünya dengelerini değiştiren bir niteliğe bürünmüştür. Ayrıca iklim değişikliği ve çevresel bozulma, insanlığın ve dünya barışının esenliği ile artan bir şekilde yakından ilintili bir hale gelmiştir. Son iki yüzyılda kaybedilen büyük teknolojik ilerlemeler neticesinde insanoğlu olarak tabiatın denge ve kurallarına meydan okumak için elimizden geleni yaptık. Bu çerçevede, sürdürülebilirlik ilkesine yeterince riayet etmeden dünyanın mevcut sınırlı kaynaklarını tüketmekte hiç tereddüt etmedik. Tüm bunların neticesinde dünyamız daha çok nüfus barındıran, refah seviyesi yükselen ancak felaketlere meyleden bir yer haline geldi. Son yıllarda vuku bulan acı tecrübelerle de sabittir ki tabiat, yaptığımız suiistimalleri karşılıksız bırakmıyor ve bizi türlü felaketlerle cezalandırmak suretiyle cevap vermektedir. Dolayısıyla gerek kendimizin gerek gelecek kuşakların bekası bakımından tabiatla barışmamızın tam zamanıdır. Bu barış aynı zamanda tabiata ve gelecek nesillere adil olmak demektir. Bu itibarla sorumlu enerji politikalarının etkin biçimde hayata geçirilmesinin iklim değişikliği ve çevresel bozulmanın önüne geçilebileceğini düşünüyorum. İklim değişikliği ve çevre sorunları, en fazla dünyanın en dezevantajlı kesimlerini mağdur etmektedir. Bu bağlamda milyonlarca insan kendi ülkeleri ve yurtdışında, ekolojik mülteci durumuna düşmüştür. Bilimsel çalışmalar bu durumun önümüzdeki yıllarda daha da kötü bir hal alacağını göstermekte, yeni iç savaş ve devletler arası savaşları tetikleyeceğini ileri sürmektedir. Dolayısıyla enerji güvenliği ve iklim değişikliğinin, dünya barışı ve insani güvenliğin temini açısından temel konusu haline geleceği aşikardır."

Özgürlük ve istikrarın temini açısından iktisadi kalkınma ve zenginliğin temel girdisinin, enerji olduğunu belirten Gül, bu nedenle iktisadi büyüme ve sürdürülebilir kalkınma ile doğrudan ilintili olan enerji politikalarının, hassasiyetle ele alınması gerektiğini söyledi.

Dünya genelinde enerji altyapısına yapılacak yatırımların bu hedeflerin sağlanmasında büyük öneme haiz olduğunu kaydeden Gül, "Enerji arz güvenliği, küresel anlamda ortak bir endişeyi teşkil etmekedir. Sınırlı enerji kaynakları ve artan enerji talebi, enerji güvenliğini daha da önemli bir hale getirmiştir. Bu nedenle tüm ülkelerin yenilenebilir enerji kaynaklarının payını artırmak suretiyle enerji sepetlerine çeşitlilik kazandırmaları artır bir zorunluluk haline gelmiştir. Daha önce de ifade ettiğim üzere, küresel iklim değişikliği, insanoğlu için emsali görülmemiş bir tehdit teşkil etmektedir. Halihazırda olumsuz etkileri bize bedel ödetmekte ve bu konuda sergilenen ataletin maliyeti her geçen gün daha da artmaktadır" dedi.

"Düşük karbon ekonomisi"

Azalan kaynaklara rağmen artan enerji ihtiyacının iklim değişikliğinin etkileri ile nasıl dengeleneceği hususunun büyük öneme sahip olduğuna dikkati çeken Gül, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Öncelikle geri döndürülemez sonuçlarından kaçınabilmek adına küresel anlamda gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir. Bu konuyla küresel işbirliği içerisinde mücadele etmek bir zaruret teşkil etmektedir. Hepimizin bildiği üzere iklim değişikliği ile etkin mücadele ve enerji arz güvenliğinin temini ancak düşük karbon toplumuna geçişle mümkün olabilir. Bu da hayat tarzımız üzerinde temel değişiklikler getirecek olan bir düşük karbon ekonomisi üzerine kurulu olacaktır. Tabiatıyla daha çok yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ve enerji sepetimiz içeresindeki fosil yakıtlarının payının düşürülmesi ile böyle bir netice alınabilir. Öte yandan düşük karbon ekonomisine geçişin, yüksek oranda finansman destekli büyük yeni yatırımla ve ilave altyapıların tesisyle gerçekleşebileceği aşikardır. Kuşkusuz bu dönüşümün gerçekleşmesinde güneş enerjisi kilit rol oynayacaktır."

Halihazırda güneş enerjisinin, henüz maliyet-etkin bir enerji kaynağı olmadığını dile getiren Gül, bu enerji kaynağının etkin şekilde kullanılabilir hale gelmesinin bilim insanlarının çabalarına bağlı olduğunu aktardı.

Bilim insanlarının getireceği yenilikler sayesinde güneş enerjisinin milyarlarca insan için daha ucuz, tatbik edilebilir ve erişilebilir bir hale dönüşebileceğini ifade eden Gül, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Güneş enerjisi üzerine yaptığınız çalışmalarınızın, dünya barışını tahkim edecek açlıkla mücadele, iktisadi kalkınma, refah ve enerji güvenliği gibi konular açısından büyük önem arzettiğini de sanıyorum bir kez daha dile getirmeme gerek yoktur. Hükümetler olarak sorumluluğumuzun da bilincindeyiz. Sizin araştırma ve geliştirme faaliyetlerinize her bakımdan destek vermeliyiz. Aynı zamanda güneş enerjisinin etkin kullanımının önünü açacak bir sinerji yaratılmasını teminen uluslararası işbirliğini de geliştirmeliyiz. Güneş enerjisine ve sizin değerli çalışmalarınıza verdiğim önemin bir tezahürü olarak bu önemli konferansın himayemde düzenlenmesine karar verdim. Ayrıca bu sabah konferansın açıolış oturumuna katılmayı da uygun gördüm. Umarım tüm bu konferans gibi etkinlikler sayesinde güneş enerjisi teknolojilerinin geliştirilmesinde önemli açılımlar görebiliriz."

- Konferans

Cumhurbaşkanlığının himayesinde, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda 3 gün sürecek ve başkanlığını Ord.Prof.Dr. Serdar Sarıçiftçi'nin yaptığı konferans, güneş enerjisi uzmanlarını, Türkiye, Afrika ve Ortadoğu ülkelerinin bilim insanlarını bir araya getiriyor.

Konferansta, bilimsel ve teknolojik olarak güneş enerjisinden yararlanmanın yöntemleri, güneşten su ısıtmak, elektrik ve suni yakıt elde etmek gibi önemli ve yeni konular tartışılacak.

Konferans, 19 Ağustos'ta sona erecek. - İstanbul

Kaynak: AA

Son Dakika Politika 'Dünya Barışı İçin Güneş Enerjisi Konferansı' - Son Dakika


Advertisement