Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Terör örgütüyle arasına mesafe koymakta zorlanan bu partiye bir kez daha sesleniyorum, tercihinizi yapın. Demokrasinin mi yanındasınız? Terörün mü yanındasınız? Mücadelenizi siyaset aracılığıyla mı silahla, bombayla, şiddetle, kanla mı yürüteceksiniz? Demokrasinin yanındaysanız, siyasetinizi ve söyleminizi asla paylaşmasam da bu duruşunuza sonuna kadar saygı duyarım, sonuna kadar desteklerim. Ama terörün yanında saf tutarsanız onun bedelini ödemeye göze alacaksınız" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB Konseyi Başkanı Donald Tusk ile baş başa ve heyetler arası görüşmelerinin ardından düzenlediği ortak basın toplantısında, son günlerde yaşanan terör saldırılarına değindi.
Bir partinin milletvekillerinin terör örgütüne silah da dahil her türlü malzemeyi taşıyabildiğini belirten Erdoğan, "Tabutların içerisinde silah taşıyanlar var. Bu partinin mensupları terör örgütünün saldırılarını, güvenlik güçlerimizin kayıplarını adeta sevinçle karşılarken, devletin buna karşı yürüttüğü operasyonlara şiddetle karşı çıkmaktadır. Bu partinin mensupları, yaşanan olayların sorumluluğunu Cumhurbaşkanına, başbakana yükleyerek, terör olaylarının bu duruma gelmesindeki rollerini örtmeye çalışıyorlar" diye konuştu.
"Bölgedeki ilçelerde, mahallelerde hendekler, kanallar kazılması talimatı veren Cumhurbaşkanı mı? Başbakan mı? Yoksa bu partinin yöneticileri mi?" diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Ben buradan bütün milletime sesleniyorum, tüm Güneydoğu, Doğu, bu bölgelerdeki hendeklerin kazıldığı ilçeler, beldeler, hatta iller buralarda kullanılan iş makineleri hangi belediyenin iş makineleri? Buralarda kullanılan, hizmet alımıyla bu makineler hangi belediye tarafından kiralanmış? Bu belediyeler tarafından bu hendekler kazılıyor. Bu döşenen mayınlar, kimler tarafından, kimin talimatıyla acaba döşeniyor? Bunların talimatını ben mi veriyorum? Bunların talimatını Sayın Başbakan mı veriyor? Yoksa bunların talimatını sırtını teröre dayayanlar mı veriyor, teröristler mi veriyor?"
Vatandaşların günlük hayatını zorlaştıran, ciddi güvenlik riskleri ortaya çıkaran hendekleri kapatanların valilikler ve kaymakamlıklar olduğuna dikkati çeken Erdoğan, "Bunlar camilerimizi yakacak kadar ileri gitmişlerdir. Bunlar okullarımızı yakacak kadar ileri gitmişlerdir. Bunlar ambulanslarımızı kurşunlayacak kadar ileri gitmişlerdir. Bunların talimatını Tayyip Erdoğan mı veriyor? Başbakan mı veriyor? Yoksa bu dağdaki terör liderlerine veyahutta kendilerimi veriyor. Kendilerinden olmayan herkese ait işyerlerinin, evlerin saldırıya uğraması talimatını veren yine bunlardır. Söze geldiğinde demokrasiyi, barışı, kardeşliği dilinden düşürmeyenler, fiiliyatta kendilerinden olmayan herkese karşı her türlü faşizan baskıyı uygulamaktadır. Eğer bugün birçok işyeri yakılmışsa, eğer bugün birçok baraj inşatlarının durdurulması için her türlü adımı, hamleyi yaptıysalar, bunu kimler yaptı? İşte terör örgütünü arkasına alan siyasi partinin mensupları yapmıştır" ifadelerini kullandı.
"Siyasetin diliyle konuşanla, siyasetin diliyle konuşuruz"
Söz konusu siyasi partinin her fırsatta, Cumhurbaşkanını ve hükümeti suçlamak suretiyle terörle aralarındaki açık ilişkiyi gizlemeye ve hedef şaşırtmaya çalışmakta olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:
"Buradaki amacın özellikle siyasetin alanını boşaltmak, demokrasinin araçlarını ve imkanlarını devre dışı bırakarak, tüm kitlelerini terör örgütünün arkasına çekmek olduğunu biliyoruz. Siyasetin diliyle konuşanla, siyasetin diliyle konuşuruz. siyasetin yöntemleriyle mücadele edene, yine siyasetin yöntemleriyle mukavele ederiz. Ama kendini terör örgütüyle terörle özdeşleştireni de terörist olarak kabul eder, ona göre davranırız.
Buradan, terör örgütüyle arasına mesafe koymakta zorlanan bu partiye bir kez daha sesleniyorum, tercihinizi yapın. Demokrasinin mi yanındasınız? Terörün mü yanındasınız? Mücadelenizi siyaset aracılığıyla mı silahla, bombayla, şiddetle, kanla mı yürüteceksiniz? Demokrasinin yanındaysanız, siyasetinizi ve söyleminizi asla paylaşmasam da bu duruşunuza sonuna kadar saygı duyarım, sonuna kadar desteklerim. Ama terörün yanında saf tutarsanız onun bedelini ödemeye göze alacaksınız. Bu iş öyle demokrasi, barış, özgürlük diye başlayan cümlelerin sonunu tehditle, terörü ve teröristi teşvik ederek bitirmek suretiyle olmaz. ya demokrasinin yanındasınız ya terörün, bu işin ortası yok."
"Kürt kardeşlerime sesleniyorum.."
Siyaset alanının boşalmasına asla razı olmadıklarını dile getiren Erdoğan, "Bu partinin mücadelesini terörün değil, siyasetin imkanlarıyla yürütme yolunda bir tercih ortaya koymasını inanın bana, canı gönülden arzu ediyorum, çünkü Türkiye'nin buna ihtiyacı var. İllegal, hiçbir siyaset veya hiçbir eylem siyaset ile yan yana olamaz. Ben Kürt kardeşlerime sesleniyorum, bu bölücü terör örgütü, sevgili kardeşlerim sizin temsilciniz olamaz. Bölücü terör örgütünün arkasında olduğu bu siyasi hareket de tamamıyla illegal görünüm vermeye başlamıştır" şeklinde konuştu.
"Milletin huzurunu kaçırmaya kimsenin hakkı yok"
Bazı ilçelerde sokağa çıkma yasağının uygulandığını anımsatan Erdoğan, şunları bildirdi:
"Bu sözde eş başkanlar oraya gidip, gösteri yapmak istediler, bugün de böyle bir adım attılar. Hatta, şu anda hükümette olan bir bakan da onlarla beraber böyle bir eyleme girişmek istemiş. Şunu bilmeliler ki bu ülkede hukuk neyi gerektiriyorsa, bu ülkenin hükümeti de bunun gereğini sonuna kadar yerine getirir. Sıfatınız ne olursa olsun, bu hukuka uymak zorundasınız. Çünkü bu milletin huzurunu kaçırmaya kimsenin hakkı yok. Bu sözlerim sadece bölücü örgütün güdümündeki parti için değil, son günlerde çok ciddi savrulmalar yaşayan diğer bir parti için de geçerlidir. Terörle, teröristle mücadele etmek devletin ve onun güvenlik güçlerinin görevidir. Siyasette hesaplaşma yeri sokak değil, sandıktır. Siyasetinden, üslubundan, tutumundan rahatsız olduğunuz partiden veya partilerden hesap mı sormak istiyorsunuz? İşte 1 Kasım'da sandıklar ortaya gelecek. Orada bu hesaplaşmayı en etkili, en sağlıklı şekilde yapabilirsiniz."
"Oyuna gelmeyeceğiz.."
"Milletimiz müsterih olsun" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı:
"Türkiye, güvenlik güçlerimiz başta olmak üzere, devletin tüm kurumlarının gayreti ve fedakarlığı ile önündeki bu meseleyi çözecek dirayete sahiptir. Ben bir kez daha tüm vatandaşlarımı devletine güvenmeye, sağduyusunu soğukkanlılığını muhafaza etmeye davet ediyorum. Teröre karşı gösterilecek, en etkili tepki işte bu tavrı ortaya koyabilmektir. Devlet olarak, millet olarak bu ateşi ülkemizin her tarafına yaymak isteyenlerin oyununa gelmeyeceğiz. Duygularımızı aklımızın önüne geçirmeyeceğiz. Bölgede yaşayan kardeşlerimizi de terör örgütünün ve siyasi uzantılarının zulmüne terk etmeyeceğiz.Terörün hayatımızı kilitlemesine bizi hedeflerimizden uzaklaştırmasına da müsaade etmeyeceğiz. Türkiye hem terörle mücadelesini sürdürecek hem de demokrasisiyle, ekonomisiyle gelişmeye, güçlenmeye, 2023 hedefleri doğrultusunda ilerlemeye inşallah devam edecektir. Bu süreçte milletimize ve kendi kitlelerine sağduyu çağrısı yapan, itidal tavsiye eden herkese teşekkür ediyorum. Siyasi partilerin temsilcilerine teşekkür ediyorum. Bir kez daha tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Sayın Donald Tusk'a da nezaketi için teşekkür ediyorum."
(Bitti)
Son Dakika › Politika › Erdoğan-Tusk Ortak Basın Toplantısı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.