Millilerden iyi prova
Rıdvan Dilmen - Sabah
Öncelikle iyi ve ciddi bir maç oldu... Oyunun 86 dakikası biz öndeydik. Berabere giderken nasılız, mağlup durumdayken nasıl oynayacağız bunu göremedik. Ama tabii bunu sadece analiz yapmak için söylüyoruz. Keşke hep dünkü gibi olsa… Bundan da çıkaracaklarımız var. Maçın başında bir gol bulduk. Oyun dengeli, hatta genelde kontrolümüzdeydi. Bu önemli. Öndeyken bile mahkum oynamamak. İkinci yarıda Semih'in hatasıyla gol yedik. Bundan ders çıkarmalı. Hemen 3-4 dakika sonra tekrar öne geçtik. 2-1'den sonra yine 1-0'la 1-1 arasındaki oyun devam etti, güvenli... 65'ten sonra Arda'nın serbest oynayıp topla çok buluşmasıyla, kendisi de zevk almaya başladı. Bir özelliğimiz daha dikkatimi çekti, hazırlık paslarına savunmanın önündeki Nuri ile başlıyoruz. Topun bizde kalmasını istiyoruz. Nuri'ye baskı olursa bu kez Selçuk geliyor almaya. Problemlerimiz tabi ki var. Birlikte uzun çalışarak halledilebilecek sorunlar.
Uğur Meleke – Milliyet
Maça 4-3-1-2 düzeniyle başladık. Burak-Mevlüt çift santrforunu Arda destekledi; orta sahadaki kaliteli üçlü grubumuzla daha ziyade göbekten ataklar geliştirmeye çalıştık. İkinci devrede çizgilere süratli Olcan-Murat'ı koyup 4-2-3-1'e döndük, Caner'in de devreye girmesiyle gerçekten de kenarları daha iyi kullandık. 45'le 60 arası ufak bir vites değişikliği maçı kazanmamıza da yetti, fakat esas sevindirici olan, şu meşhur hazırlık maçı ciddiyetsizliğimizden çıkış sinyalleri vermemizdi. Hem daha önce defalarca konuşup yazdığımız üzere özel maçlar FIFA sıralamasına direkt tesir ediyor. Hem de özel maçlarda kaybedince bir kazanma alışkanlığı oluşturamıyoruz, hatta iş yenilme/bahane üretme alışkanlığına dönüyor. Milli takımın 11'i de doğrusu benim için sevindiriciydi. Son 6 turnuvanın yalnızca birine katılıp dibe vurmuş/kaybetmiş/bahane üretmeye alışmış Emre'ler, Hamit'ler, Volkan'lar yoktu 11'de... En tecrübelileri 1985'li Gökhan-Selçuk-Burak olan, başı dik, büyük turnuvaya aç, Fransa 2016'nın iskelet takımı vardı sahada. Zaten Terim'in kartvizitinde 'Türkiye Futbol Direktörü' yazıyorsa bu kez geleceğin kadrosunu kurmakla da mükelleftir Fatih Hoca…
"Formayı hakeden alacak"
Ahmet Çakır – Zaman
Fatih Terim bizim hazırlık maçlarımızın bıktırıcı yanı olan 'Şunu arıyoruz, bunu deniyoruz' işlerine girmeden 'Önümüzdeki 2 yılın Milli Takımı budur!' denilebilecek bir kadro düzenlemesiyle çıktı maça. Değişiklikleri de makul bir çizgide tuttu ve böylece çok daha doğru bir hazırlık karşılaşması yapılmış oldu. Hoca formda, Milli Takımın yaş ortalaması da uygun; önümüzdeki birkaç yılın başarılarını onlardan bekleyebiliriz. Elbette ki sorunlarımız ve sıkıntılarımız var. Özellikle Nuri Şahin'in bir türlü beklenen Milli Takım performansını ortaya koyamayışı şaşırtıcı oluyor. Orta alanda iyi top kullanamıyor ve etkili hücum edemiyoruz. Set hücumunu hemen hiç beceremiyoruz, baskınlarda da final pası ya da vuruşu illa ki arızalı oluyor. O zaman savunmada sağlam durup attığımız golün değerini bilmek gerekiyor. Arda ve Caner'in becerisi, toplam mücadele ve yardımlaşma düzeyinin yükselişi, maçı kazanmamızı sağlayan etkenler oldu.
Lütfü Özel – Vatan
Tamam bu bir hazırlık maçı da rölanti gerekli miydi acaba? Yaklaşık 15 dakika orkestra şefi gibi arkadaşlarını yönlendirme gayretiyle birlikte çok koşan Arda dahil, Selçuk, Burak çok çabuk bıraktılar oyunu. Tek istisna, Caner müthiş gayretliydi. Hem soldan bindirmeleriyle etkili olurken kale önünde de dikkat çekici işler yaptı. Gökhan sağdan ilk yarıda sadece bir kere çıkarken Fenerbahçe'deki performansını mumla arattı. Her biri tek hareketle bir maçın kaderini değiştirebilecek futbolcularımız ligdeki görüntülerini mumla aratacak hale getirdiler işi. Semih'in kaptırdığı topla gelen İsveç'in beraberlik golü ise milli takımı yeniden ayağa kaldırdı. Arda'nın direkten dönen füzesi, Burak yerine giren Olcan'la gelen galibiyet golü hepsi işte bu dedirtecek cinsten görüntülerdi. ve bu atakların hepsi yine soldan oldu. Bizi harekete geçirmek için mutlaka canımızın yanması mı lazım?
"Fransa'da olmak istiyoruz"
Serkan Akcan – Fanatik
Euro 2016 için yola çıkmaya hazırlanan A Milli Takımımız açısından İsveç yerinde bir seçimdi. Hem gruptaki rakiplerimizin oyun karakterlerine yakın bir formatları var hem de yakından tanıdığımız futbol figürlerlerine ve Zlatan İbrahimoviç gibi bir dünya starına sahipler. Yani kısacası İsveç her açıdan iyi bir rakipti bizim için. İsveç karşısında Fatih Terim Dünya Kupası elemelerinde ağırlıklı olarak Burak ve Umut ile oynadığı 4-4-2 yerine Mevlüt'ün sağ açıkta olduğu bir 4-2-3-1 ile başladı. Savunma hattının önündeki Nuri ve Selçuk, limitli yetenekteki İsveç'in hücumcu orta sahalarına karşı ayakta kaldı. Bu sistem değişikliği orta alanda bir fazla futbolcu anlamı taşıdığından, 4-4-2'den şaşmayan İsveç'e karşı 2. bölgede Terim ve öğrencilerine üstünlüğü getirdi. Bu kadro tercihiyle Milli Takım'ın çok daha dinamik bir yapıya kavuştuğunu ve oyun akıcılığını sağladığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bu yapı tabelaya 2-1'lik galibiyet olarak yansıdı.
Uğur Vardan – Hürriyet
Hazırlık maçları, takip ettiğimiz takımlar hazır mı değil mi diye fikir verir gibi görünürler ama bir yandan da yanıltırlar. Örneğin Euro 2012'ye katılma hakkını kaybeden Türkiye, turnuva öncesi hazırlık maçında Portekiz'i deplasmanda 3-1'le geçince hep birlikte Hiddink'e yüklenerek "Gül gibi takımı turnuvaya götüremedi" demiştik. Fakat Dünya Kupası 2014 elemeleri boyunca takımın gül gibi olmadığını, Hiddink dönemindeki 'ikincilik' unvanını bile mumla aradığımızı anladık. Dolayısıyla dünkü maç da bize gerçek bir fikir değil ama alınan galibiyetle moral verdi (bir de yeni formanın vücutta nasıl durduğunu gördük!) İsveç'in ikinci yarıya Zlatan'sız başlaması da heyecan katsayısını düşürdü (İlk 45 dakika biterken Arda'yla forma değiştirmesinden meseleye anlamalıydık). Genel notlar açısından Arda her zamanki kalitesinde, Caner her zamanki form ve asabiyetindeydi. Semih de Macaristan karşısında pahalıya patlayan hatasını hatırlattı. Görünen o ki Avcı'yla Terim'in takımı arasında kadro açısından fark yok. Farkı artık teknik direktör tecrübesinden bekleyeceğiz.
"Terim ile yeni başlangıç yaptık"
Mert Aydın – Fotomaç
Sezonun en değerli oyuncusu ödülü NBA usulü bizde de verilse Caner en büyük aday olurdu. Orta yapmayı sanat haline getirdi bu futbolcu. Gökhan da ilk goldeki asistiyle milli takımın kenar bekleri için verimli bir güne imza attı. Semih'in bir anlık hatasıyla yenen gole rağmen galibiyeti fazla beklemeden yakaladık. Gol yiyince yüzler düşmedi, başlar öne eğilmedi. Dünya yıldızı Arda'ya, golüyle maçı başlatan Mevlüt'e, oyuna girdikten sonra fark yaratan Olcan ile Murat Duruer'e ve diğerlerine de haksızlık etmeyelim. Ama şunu tekrarlayayım. Dün geceki maçın ana fikri ne 4-3-3 ne galibiyet ne iyi futbol. Milli takımda uzun süredir bu kadar keyifle bir hazırlık maçına çıkıldığını görmemiştim. İstek olmazsa başarı gelmez.
Son Dakika › Spor › Kim Ne Dedi? - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?