Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Dün Menderes'i köpek, bebek iftiralarıyla mahkeme önüne çıkarmışlardı, bugün benzer bir oyunu, altın klozet kapağı gibi iftiralarla yapmaya çalışıyorlar" dedi.
Erdoğan, Bingöl PTT Kavşağı'nda vatandaşlara hitap etti.
Bingöl'ün vefa, milli irade, ilim, irfan ve medeniyet şehri olduğuna belirten Erdoğan, bu kentin her zaman demokrasiye, kardeşliğe, ülkesine, bayrağına, kadim değerlere sahip çıktığını vurguladı.
Erdoğan, 12 Eylül askeri darbesi sonrasındaki anayasa oylamasında en yüksek "hayır" oyunu veren Bingöl'ün tarih yazdığına işaret ederek, "2010 yılı anayasa halk oylamasında Türkiye'deki en yüksek 'evet' oyu veren illerimizden biri olarak yine tarih yazdınız. 12 yıl boyunca demokrasi mücadelemize sahip çıkarak kadirşinaslığınızı gösterdiniz. 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de yüzde 65 gibi Türkiye ortalamasının üzerinde bir oyla Bingöl, bu kardeşini bağrına bastı. Bu desteğiniz için şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu.
-"12 Eylül darbecilerini yargılayarak üzerimize düşeni yaptık"
Terör ve fitne tohumlarının Bingöl'ün manevi harcı kuvvetli topraklarında hiçbir zaman kök salamadığını, Bingöllülerin Türkiye'nin en kritik dönemlerinde safını milletten, milli iradeden yana seçtiğini kaydeden Erdoğan, Bingöl'ün darbecilerin karşısında dimdik durarak, milletin değerlerini yok etmek isteyenlere fırsat vermediğini ve tüm ülkeye örnek olduğunu söyledi.
Erdoğan, şöyle devam etti:
"Biz de 12 Eylül darbecilerini yargılayarak, onlara yaptıklarının hesabını mahkeme önünde verdirerek üzerimize düşeni yaptık. Bingöl'ün 1982 yılında başlattığı işi, 2010 referandumu ile 28 yıl sonra biz tamamladık. Bu toprakların hafızası millete karşı olan hiçbir işi, hiçbir eylemi unutmadı. Tek parti döneminde yaşanan zulümleri en iyi bilen sizlersiniz. Milli ve manevi değerlerimizin tahrip edilmeye, kökünden kazınmaya çalışıldığı o dönemde Bingöl'ün alimleri, meleleri buna direndiler. Çok zor şartlarda ilim tahsil ettiler. Gece karanlığında gizli gizli talebelerine Kur'an öğrettiler. Kur'an-ı Kerim'in, dini mübinin, Peygamber Efendimizin adının bu topraklardan silinmesine asla müsaade etmediler. Onların fedakarlıkları sayesinde hamdolsun bugün hala camilerimiz dolup taşıyor."
-"Türkiye böyle acı, sıkıntılı günlerden bugünlere geldi"
Ezanın Türkçe okunduğu dönemleri hatırlatan Erdoğan, "Bu ülkede 1932 yılından sonra dünyaya gelen nesiller sadece minarelerden 'Tanrı uludur, Tanrı uludur' sesini duydular" dedi.
Eski başbakanlardan rahmetli Adnan Menderes'in 1950 yılında en önemli seçim vaatlerinden birinin ezanın aslına döndürülmesi olduğunu anımsatan Erdoğan, seçimden sonraki ilk icraatlarından birinin bu olduğunu vurguladı.
Erdoğan, şöyle konuştu:
"Ramazandan bir gün önce, 16 Haziran tarihinde, 18 yıl sonra ilk defa ezan aslıyla okundu. O gün yaşananlara dair çok hüzünlü anılar var. Ben birini aktarmak istiyorum. Sultanahmet Camisinde müezzinler 'Allahu Ekber, Allahu Ekber' diye haykırınca Beyazıt, Süleymaniye, Fatih derken İstanbul bir anda ezan sesleriyle dalgalandı. Aynı makamda biri bırakıyor, öbürü başlıyor. Herkes heyecandan tir tir titriyordu. Hıçkıra, hıçkıra ağlıyordu. Ezanlar bitene kadar millet avluda oturdu kaldı. Adeta bir şaşkınlık içindeydiler. ezan-ı Muhammedi ile yeniden kavuşmak milletimizi işte böyle mesut etmişti. Bakınız bir başka vatandaşımız o günü nasıl anlatıyor; 'Bursa'da bir camide o gün ikindi ezanının tam 7 defa okunduğunu öğrendim. Halk bir türlü doyamamıştır ezan-ı Muhammediye. Umumi arzu üzerine müezzinler defalarca okumuş, okumuşlardır'.
Rahmetli Mehmet Akif ne diyordu; 'Bu ezanlar ki şehadetleri dinin temeli, ebedi yurdumun üzerinde benim inlemeli.' ve yine Akif ne diyor; 'Ey ulu Peygamberimiz neredesin, dinle minaremde öten gür sesin, gel, bana yar ol ki cihan titresin, kimse dönüp süngüme yan bakmasın, amin desin hep birden yiğitler, Allahu Ekber gökten şehitler, Amin, Amin, Allahu Ekber.' Türkiye böyle acı, sıkıntılı günlerden bugünlere geldi."
-"Menderes uyduruk davalarla, asılsız ithamlarla, iftiralarla dar ağacına gönderildiler"
Ezanı aslına döndüren 10 yıl boyunca milleti tarihi nitelikte hizmetlerle buluşturan Adnan Menderes'in bunun bedelini canıyla ödediğini ifade eden Erdoğan, Menderes'in uyduruk davalarla, asılsız ithamlarla, iftiralarla dar ağacına gönderildiğini söyledi.
Erdoğan, "Dün Menderes'i köpek, bebek iftiralarıyla mahkeme önüne çıkarmışlardı, bugün benzer bir oyunu, altın klozet kapağı gibi iftiralarla yapmaya çalışıyorlar" dedi.
Bu iftiraya atana hemen cevabını verdiklerini ve ispat etmesini istediklerini anlatan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Hemen yazılı gönderdim; gel, gez. Eğer bir tane altın klozet kapağı bulursan ben cumhurbaşkanlığı makamını bırakacağım. Sen CHP'nin başını bırakabilecek misin? Ama bunlarda yalan çok. Bunların hepsi birbirinin aynı. Bunun üzerine ne dedi? 'Ben öyle demedim.' Çark etmeye başladı. Millet boşuna 'çarkçı Kemal' demiyor. Öyle. Bu millete yutturamazsınız. Her defasında olduğu gibi bu defa da millete rezil oldu. Ama 'Yarabbi şükür' deyip yoluna, yalanlarına, iftiralarına devam ediyor."
(Sürecek)
Son Dakika › Yerel › Cumhurbaşkanı Erdoğan Bingöl'de - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.