
Küresel ısınma dünya gündeminin 1.sırasındaki sıcaklığını korumaya devam ederken, Çevre Haftası etkinlikleri kapsamında Didim'de de düzenlenen "Çevre sorunları ve Didim" konulu panelle önemli mesajlar verildi. Çevre sorunları ve küresel ısınmaya dikkat çekmek amacıyla Belediye Kültür Park Salonu'nda düzenlen panele Dokuz Eylül Üniversitesi Çevre Mühendisliği bölümünden Prof. Dr. Necdet Alpaslan ve aynı bölümden Doç. Dr. Deniz Dölgen panelist olarak katıldı. Çok sayıda vatandaşın izlediği panele öğrencilerin de büyük ilgi göstermesi memnuniyetle karşılandı.
Programın açılış konuşmasını yapan Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Böcü, hafta etkinlikleri kapsamında dikkatleri çekebilmek adına böyle bir organizasyon gerçekleştirdiklerini söyledi. Çevre kirlenmesinin tüm dünya ülkelerinin ortak sorunu olduğunun altını çizen Böcü, bu sorunun artık insanların sağlığını tehdit eden aşamaya ulaştığını ifade etti.
Panelistlerden Prof. Dr. Necdet Alpaslan da konuşmasında, küresel ısınmayı sanayi kuruluşlarının atmosfere bıraktıkları başta karbondioksit gazları ve sera gazları tetiklediğini hatırlattı. Bu gazların atmosferdeki birikimiyle güneş ışınları atmosferde daha çok tutulmaya başladığını kaydeden Alparslan, bu nedenle yeryüzü sıcaklığının giderek arttığına işaret etti. Küresel ısınmayla birlikte kutuplarda buzlar erimeye ve denizlerimiz de su seviyesinin yükselmeye başladığına işaret eden Alparslan, "Küresel ısınmayı karbondioksit gazlarının tetiklediğini söylüyoruz. Gelişmiş ülkelerde sanayi kuruluşlarının yoğun şekilde atmosfere yaydıkları karbondioksit gazı dolaysıyla küresel ısınmanın yaşandığını biliyoruz. Buna bağlı olarak da deniz suyu seviyesinin yükseleceğine dikkat çekiyoruz. Fakat bazı çevre bilimcileri bu kez Nuh'un Gemisi hadisesini ortaya atarak, 'Yüzyıllar önce gerçekleşen bu doğa olayının ardından sular öylesine yükselmiş ki Ağrı dağının zirvesine kadar dayanmış. Peki, yüzyıllar önce sanayi kuruluşlarının olmadığını göz önünde bulunduracak olursak bu doğa olayının gelişimini neye bağlaya biliriz?' fikrini ortaya atıyorlar. Dünyamız çevre kirliliği kadar maalesef bilgi kirliliği de yaşıyor. Bazı bilim adamları ise küresel ısınmanın yüzyılda, ya da bin yılda bir yaşanan doğa olayı olarak ortaya atarlarken, bazı bilim adamları da küresel ısınma gibi küresel soğumanın da kapıda olduğunu dikkat çekiyorlar. Bu bağlamda küresel ısınmanın çok ciddi boyutlarda olmadığı ve yükselen sıcaklık trendinin 2025'te değerini kaybederek soğuma trendinin başlayacağını ortaya atıyorlar" dedi.
Küresel ısınma ve çevre kirliliği konusunda ortaya farklı görüşlerin ortaya atıldığını açıklayan Doç. Dr. Deniz Dölgen ise, Amerika Birleşik Devletleri ve Almanya gibi gelişmiş ülkelerin şu andaki eylem planlarını küresel ısınma üzerine kurmadıklarını iddia etti. Bu ülkelerin daha sonra yaşanması muhtemel doğa olaylarına karşı hazırlıklar yaptığına işaret eden Dölgen, "Küresel ısınmayla ilgilenmektense bu ülkeler, 2025 yılında yaşanacağı tahmin edilen küresel soğumaya göre planlar hazırladıklarını, yine başka bir arkadaşımız ise küresel ısınmanın çok büyük felaketlere yol açacağını söylüyor. Dünya ülkelerindeki su varlıklarını ve ülkemizde küresel ısınmaya bağlı olarak yaşanan kuraklığın getireceği olumsuzluklar çok iyi değerlendirilmelidir. Mevcut su kaynaklarının ekonomik kullanma formülleri belirlenmeli ve gerekli planlar hazırlanıp uygulamaya konulmalıdır" sözlerine yer verdi.
(İK- Mİ-
(İK-Mİ-)
08.06.2007 14:28 TSİ
Son Dakika › Yerel › Dünya Çevre Günü Etkinlikleri - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.