Ankara'nın Yüksel Caddesi'ndeki 'vicdani ret' eyleminin ardından 'Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na aykırılık', 'suçu ve suçluyu övme', 'halkı askerlikten soğutma' ve '6136 Sayılı Kanun'a aykırılık' gibi suçlardan yargılanan 19 sanıktan biri 1 yıl 6 ay, üçü 6'şar ay hapis cezasına çarptırıldı.
Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinde, tutuksuz sanıklar Volkan Sevinç, Kemal Bolat, Zarife Ferda Çakmak, Gökçe Otlu Sevimli, Selçuk Akbıyık, Haydar Uçar, İbrahim Kızartıcı, Cemil Cahit Selimoğlu, Halil Savda, Fatih Özkan, Zeynep Çiçek, Selen Tarikci, Kıvılcım İlbaşı, Güneş Selma Yıldız, Nisan Kuyucu, Özgün Taşar, Umur Gedik, Özgür Aydın ve İlham Yılmaz'ın gelmediği duruşmaya bazı sanık avukatları katıldı.
Esas hakkındaki görüşünü açıklayan Cumhuriyet Savcısı Arap Lütfü Karakuş, sanıkların 6 Ocak 2010'da Yüksel Caddesi'nde 'Vicdani retçi Enver Aydemir'e destek olmak üzere' basın açıklaması yapmak istediklerini belirtti.
Olay yerindeki emniyet güçlerinin gruba dağılmaları yönünde ikazda bulunduğunu, sanıkların yere oturarak pasif direniş gösterdiğini ifade eden Karakuş, güvenlik güçlerinin gözaltı işlemi sırasında aşırı güç kullandığını, gözaltı öncesi ve sırasında sıralı 'dağılın' ihtarında bulunmadığını ifade etti. Karakuş, güvenlik güçlerinin aşırı güç kullanılması nedeniyle sanıkların hafif yaralandığını kaydetti.
- BÜTÜN SANIKLAR İÇİN BERAAT TALEBİ-
Dosya kapsamı bütün olarak ele alındığında, sanıkların basın açıklaması için toplanmasının kanuna aykırı değerlendirilemeyeceğini belirten Karakuş, bu nedenle bütün sanıkların, 'Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na aykırılık' suçlamasından, 'vicdani retçi' Enver Aydemir hakkında 'vicdani ret nedeniyle verilmiş kesin mahkumiyet kararı bulunmaması' nedeniyle de 'suçu ve suçluyu övme' suçlamasından beraatlerini istedi.
Savcı Karakuş, sanıkların 'halkı askerlikten soğuttuğu' gerekçesiyle de cezalandırılmasının istendiğine dikkati çekerek, anayasanın 25. maddesinde düşünce ve kanaat hürriyetinin, 26. maddesinde ise düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin düzenlendiğine işaret etti.
Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşme'de de fikir ve vicdan hürriyetinin düzenlendiğini belirten Karakuş, anayasanın 90. maddesine göre, usulünce yürürlüğe konulan temel hak ve özgürlüklerle ilgili milletlerarası anlaşmalar ile kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkacak uyuşmazlıklarda milletlerarası anlaşmaların esas alınacağının yer aldığını hatırlattı.
Karakuş, 'basın açıklaması, açılan dövizler, atılan sloganların demokratik bir hukuk devletinde ifade özgürlüğü bağlamında, askerlikle ilgili kişisel tercih ve düşünce açıklaması niteliğinde olduğunu, dolayısıyla İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşme dikkate alındığında, halkı askerlikten soğutma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığını' savunarak, sanıkların bu suçtan da beraatlerini istedi.
Savcı Karakuş, 'basın açıklamasına sustalı bıçakla katıldığı' ve 'görevli polislere hakaret ettiğine' ilişkin yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle sanık Volkan Sevinç hakkında bu suçlamalardan beraat talebinde bulundu.
- 'MADDE YOK FARZ EDİLEMEZ'-
Sanık avukatları, esas hakkındaki savunmalarında, savcının görüşüne katıldıklarını belirterek, müvekkillerinin beraatini istedi.
Yargıç İbrahim Ekdemir, bazı sanık avukatlarının önceki celselerde Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 'Halkı askerlikten soğutma' başlıklı 318. maddesinin anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesine taşınmasına yönelik taleplerini değerlendirdi.
Tüm ceza yasalarının uygulanmak için konulduğunu ve iptal edilene kadar geçerli olduğunu ifade eden Ekdemir, bu durumda söz konusu maddenin yok farz edilemeyeceğini belirtti.
'Başka bir grup tarafından 'Eğitim istemiyoruz' denildiği zaman eğitim istememe özgürlüğünden bahsedilemeyeceği gibi, TCK'nın 318. maddesinin her gün terörle mücadele etmek konumunda kalan Türk Silahlı Kuvvetleri ve emniyet güçlerinin gösterdiği çabaların yok sayılması ve bu maddenin de tenkit boyutunu aştığı sonucuna varılmıştır' değerlendirmesinde bulunan Yargıç Ekdemir, maddenin anayasaya aykırılığının düşünülemeyeceğini ifade etti.
Ekdemir 'İddia makamının, esas hakkındaki mütalaasında, tüm dosyadaki delilleri yok farz edip tüm suçlardan beraat istemesi, olayın meydana geliş şekline ve TCK'nın 318. maddesinin yürürlükte olması karşısında, yasal açıdan uygun görülmemiş ve bu nedenle beraat istemleri kabul edilmemiştir' dedi.
- HÜKÜM-
Yargıç Ekdemir'in açıkladığı hükme göre, sanık Volkan Sevinç, 'polis memurlarına görevleri sırasında hakaret ettiği' ve 'halkı askerlikten soğuttuğu' gerekçesiyle toplam 1 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Sevinç, 'basın açıklamasına sustalı bıçakla katılma' suçundan beraat etti.
Sanıklar Gökçe Otlu Sevimli, Halil Savda ve Zarife Ferda Çakmak, 'halkı askerlikten soğuttukları' gerekçesiyle 6'şar ay hapis cezasına mahkum edildi. Sanık Savda dışındakilere verilen cezaların hükmünün açıklanması geri bırakıldı.
Sevimli, Sevinç, Çakmak ve Savda ile diğer 15 sanık, üzerlerine atılı diğer tüm suçlardan beraat etti.
(BRŞ-HGK-HAN) - ANKARA
Son Dakika › Yerel › Yüksel Caddesi'ndeki Basın Açıklaması Davasında Karar - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.