"Arabulucuların Çoğu Nobel Ödülü Kazanmak İster" - Son Dakika
Son Dakika Logo

"Arabulucuların Çoğu Nobel Ödülü Kazanmak İster"

25.02.2012 12:04

"Arabuluculuğun cazip olayı başarıdır."

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu,

"Arabuluculuğun cazip olayı başarıdır. Arabulucuların çoğu Nobel ödülü kazanmak isterler ancak başarı isteği, sizi zaman zaman yanlış yola sevk edebilir ve beyaz yalanlara yol açabilir, iki tarafı ikna edebilmek için. Bu doğru bir şey değil çünkü bu size karşı güveni sarsar" dedi.

Davutoğlu, The Marmara Oteli'nde düzenlenen "İstanbul Arabuluculuk Konferansı"nda yaptığı konuşmada, geleneksel olarak 'Dersaadet' şeklinde adlandırılan İstanbul'un bir arabuluculuk konferansı için doğru yer olduğunu belirterek, mutluluk olması için barış olması, bunun için de ülkeler, insanlar ve kurumların bir arada çalışması gerektiğini, arabuluculuğun barışın gerçekleştirilmesi ve sorunların halledilmesi için en önemli unsurlardan olduğunu dile getirdi.

Soğuk savaş sonrasındaki yılların büyük zorluklar ve yeni konular getirdiğini belirten Davutoğlu, bu süreçte yaşanan büyük depremleri; 1991 yılında Sovyetler Birliği'nin yıkılmasından kaynaklanan "jeopolitik deprem", 2001 yılındaki 11 Eylül olaylarından kaynaklanan "güvenlik depremi", geçen yıl başlayıp hala devam eden "küresel ekonomik kriz" ve Avrupa'daki "ekonomik kriz", bütün Ortadoğu'daki "siyasi deprem" olarak sıraladı.

Son depremde devletlerarası yerine devletlerin iç sorunlarının gündeme geldiğini ve bunların da arabuluculuk gerektirdiğini ifade eden Davutoğlu, bütün bu depremlerin tam ortasında yer alan Türkiye'nin son 30 yıldır bütün bu konularda hep diplomatik çözümlerin etkin olarak kullanılması yönünde bir pozisyon aldığını aktardı.

Arabuluculuk dostlarının, Medeniyetler İttifakı ile birlikte kendileri için en önemli ittifaklardan biri olduğunu söyleyen Davutoğlu, bütün bu krizlere olumlu katkıda bulunabilmek için uluslararası küresel bir platform yaratmaya çalıştıklarını belirtti.

Davutoğlu, arabuluculuğun dört boyutunu psikolojik, entelektüel, ahlaki ve metodolojik boyut olarak sıralayarak, "Herhangi bir krizin psikolojik boyutu olayın yüzde 50'sinden fazlasıdır. Karşılıklı güven olmadan, doğru psikolojik ortam yaratılmadan başarılı olunamaz. Teknik detaylar yüzde 20-30, geri kalanı da sorunun halledilmesi için siyasi iradedir" diye konuştu.

Bakan Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Irak diplomatik arşivleri savaş sonrasında kamuoyuna açıldığında Kürt dostlarımız dediler ki, 'Bizim için pozitif bir şok oldu bu. Bütün taraflar bize ve Saddam'a karşı farklı bir dil kullandılar. Ancak Türkiye hem bize, hem Saddam'a karşı aynı dili konuştu'. Bu dürüstlük ve samimiyet çok önemli. İkili bir dil kullanmayacaksınız. Arabuluculuğun cazip olayı başarıdır. Arabulucuların çoğu Nobel ödülü kazanmak isterler ancak başarı isteği sizi zaman zaman yanlış yola sevk edebilir ve beyaz yalanlara yol açabilir, iki tarafı ikna edebilmek için. Bu doğru bir şey değil, çünkü bu size karşı güveni sarsar."

Ahlaki unsur açısından tarafsızlık ve objektifliğin öneminin altını çizen Davutoğlu, arabulucuların tarafsız olması ancak haksız olan tarafa da haksız olduğunu söylemesi gerektiğini söyledi.

Davutoğlu, "Bütün ihtilafların taraflarını dinlediğinizde herkes sizi ikna etmeye çalışır ve bunu yapacak beceridedir. Tarafsızlık onları tarafsız olarak dinlemektir. Objektif olmak ise onlara doğruyu söylemektir" diyerek, tarafsızlığın yokluğunun, Kıbrıs müzakerelerini olumsuz yönde etkilediğini kaydetti. - İSTANBUL

Kaynak: AA

Son Dakika Dünya 'Arabulucuların Çoğu Nobel Ödülü Kazanmak İster' - Son Dakika


Advertisement