MUSAB TURAN - Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesut Barzani'nin Diyarbakır ziyaretiyle başlayan petrol sevkiyatı görüşmelerinin, orta ve uzun vadede Türkiye'nin lehine olacağı, bu yapılanmanın Avrupa'nın önemli bir ihtiyacına karşılık vereceği bildirildi.
AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Vadeli İşlem ve Emtia Piyasaları Uzmanı Zafer Ergezen, Irak petrolünün Türkiye üzerinden ihraç edilmesi, doğalgaz piyasasında Türkiye'nin kurguları ve politik gelişmelerin enerji anlaşmalarına etkileri konularında değerlendirmeler yaptı.
Türkiye'nin, enerji kaynakları açısından önemli bir süreçten geçtiğini belirten Ergezen, Nabucco Projesi iptal edildikten sonra,Türkiye'nin yeni enerji kaynakları arayışına başladığını hatırlattı. Ergezen, "Türkiye, çevre ülkelerin hemen hepsinden enerji tedarik ediyor. Fakat kapasitesini tam kullanamayan sadece iki kaynak vardı, Irak ve Iran… İran üzerindeki yaptırımların gevşetilmesi, Türkiye için önemli bir fırsat oldu. Ama Iran'la ilgili gelişmelerin uzun zamana yayılacak olması halen soru işareti. Bu noktada devreye Kuzey Irak Bölgesi alındı. Mesut Barzani'nin Türkiye ziyaretini ve sonrasında yeni petrol boru hattı ile ilgili gelişmeleri, bu açıdan değerlendirmek yararlı olacaktır" diye konuştu.
Türkiye'nin Irak'la girdiği enerji partnerliğinin sadece Türkiye için değil Avrupa için de büyük önem arz ettiğini aktaran Ergezen, " Ukrayna'nın AB ile entegrasyonunda yaşanan tıkanıklık nedeniyle Avrupa'da yeniden enerji bağımlılığını azaltacak çözümlere ihtiyaç var. Rusya'ya alternatif olabilecek enerji yolları, Avrupa için sigorta anlamına geliyor. Bu anlamda Türkiye, Avrupa'nın enerji sigortası oldu. Irak ve İran ekseninde meydana gelen değişiklere bu açıdan bakmak gerekir" tespitini yaptı.
"Irak ve İran, gelecekte cari açık için de çözüm aracı olabilir"
Türkiye'nin enerji yolları üzerinde bulunmasına karşın bu potansiyeli siyasi ve ekonomik güce dönüştürme çabasının pek çok engelle karşılaştığına dikkati çeken Ergezen, Türkiye'nin "kadim sorunu" cari açık konusuna da değinerek şunları dile getirdi:
"Enerji yollarının Türkiye üzerinden geçmesi, bölgedeki siyasi istikrarın sağlanması ve ekonomik büyümenin artırılması için güçlü birer araç olacaktır. Bunun ötesinde Türkiye'nin en büyük ekonomik sorunlarından biri olan cari açığın düşürülmesi için de önemli bir araç olarak görülmelidir. Türkiye, 2012 yılında 30,5 milyar dolarlık petrol ürünleri ithalatı gerçekleştirmişti. Doğalgaz içinse 23 milyar dolar ödedi.
Kısaca enerji fiyatındaki her artış, cari açık için risk demek. Tam tersi durumda ise ödenen enerji maliyeti düşüyor. Bu sebeple Irak ve Iran, Türkiye ekonomisi için en önemli hedef haline geldi. Cari açığın düşürülmesinde araç olarak kullanılabilir. Fakat bunun için önce enerji maliyetlerinin düşürülmesi gerekiyor. Irak ve İran'dan temin edilecek enerji miktarı, şimdilik bu çözüm için yeterli değil."
"Bölgenin yeni ekonomik gücü doğalgaz"
Tüketim çağının ralli yaptığı günümüzde, enerji türleri arasında doğalgazın açık arayla öne çıktığına vurgu yapan Ergezen, Türkiye'nin petrolden ziyade doğalgaz odaklı kurgular üzerinde çalışması gerektiğini kaydetti.
Ergezen, "Irak'la yeni yapılacak boru hattının kapasitesinin 2015 yılında günlük bir milyon varile ulaşması bekleniyor. 2019 yılında ise miktar 2 milyon varile ulaşabilir.
İran ise dünya petrol rezervlerinin yüzde 10'unu, doğalgaz rezervlerinin de yüzde 17'sini elinde bulunduruyor. Artık bölgedeki yeni ekonomik güç doğalgaz haline geldi. Çünkü petrolün rafineride işlenmesi gerekiyor ve maliyetler yükseliyor. Oysa doğalgazın üretim ve dağıtım maliyeti çok daha düşük. Çoğu ülkede ise petrolün işlenmesi için yeterli rafineri kapasitesi yok.
Artık ısınma ihtiyacı neredeyse tamamen doğalgazla karşılanıyor. Bu nedenle Irak ve İran'ı birer petrol ülkesi olarak değil, doğalgaz kaynağı olarak düşünmek gerekir. Bu kaynakların uluslararası pazarlara ulaştırılması, Türkiye'nin ekonomik ve siyasi gücünü artıracaktır" ifadelerini kullandı.
"Türkiye'nin yeni hedefi Azerbaycan, Irak ve İran'ı TANAP'ta birleştirmek"
Türkiye'nin, Kuzey Irak'tan yapmayı planladığı doğalgaz alımı ve İran doğalgazının Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınmasını sağlayacak boru hattı projesiyle ilgili çalışmalaın sürdüğünü anımsatan Ergezen, şöyle devam etti:
"Bu iki kaynaktan sağlanacak doğalgazın Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi'ne (TANAP) bağlanması, Türkiye'nin yeni hedefidir. Böylece Azerbaycan, Irak ve İran üçlüsünden oluşan enerji kaynağının Avrupa'ya ulaştırılması Türkiye'nin enerji köprüsü statüsünü güçlendirecek. Bunun sadece ekonomik değil aynı zamanda siyasi avantajları olacağını da belirtmek gerekir.
Rusya'nın öncülük ettiği Güney Akım Projesi'ne onay verilmesi, aslında bu üçlüden sağlanacak uzun vadeli doğalgaz tedariki için bir hamle olarak görülebilir. Elbette ki hem Güney Akım Projesi hem de Nabucco projesi gerçekleşsin istenirdi. Fakat bölgedeki siyasi ve ekonomik aktörler arasındaki dağılım, sadece Türkiye'nin değil diğer ülkelerinde strateji değiştirmesine neden olmakta."
Birleşmiş Milletler tarafından İran'a yönelik uygulanan yaptırımlar ve Irak'taki iç sorunların önemine değinen Ergezen, "Kuzey Irak Bölgesi, 350 bin varil petrol üretimi yaparken, 210 bin varilini ise ihraç ediyor. Petrol üretimi, 2015 yılına kadar 1 milyon varile çıkacak. Bu açıdan bakıldığında günde 860 bin varil, yeni boru hattı üzerinden uluslararası pazarlara ulaştırılacak.
Bu miktar Kuzey Irak Bölgesi için ilave 5 milyar dolar anlamına geliyor. İran'dan sağlanan petrolün de artması ile sevk edilecek petrolün miktarı ve önemi artacak. Fakat bölgenin istikrarsız olması ve halen İran üzerindeki yaptırımlar hakkındaki soru işaretleri, kapasitenin kullanılması ve yatırımların artırılmasının önündeki engel olarak duruyor" diye onuştu.
"Doğalgaz, Türkiye ve Rusya'nın arasını açabilir"
Türkiye ve Rusya'nın Suriye'de yaşanan insanlık dramı karşısında farklı düşünmesinin Türkiye'nin vizyoner enerji politikalaryla birlikte okunduğunda daha anlaşılır olacağına işaret eden Ergezen, sözlerini şöyle tamamladı:
"Türkiye, İran ve Irak'ta bulunan enerji kaynaklarına erişim için bir adım atmış bulunuyor. Fakat bu yolda ilerlenebilmesi için uluslararası strateji ve politikalar geliştirmek gerekir. Hazar gazının uluslararası piyasalara erişiminin sağlanmasının yanında, Irak ve İran'ın bu sistem içerisine dahil edilmesiyle Avrupa'nın Suudi Arabistan ve Rusya gibi üreticilere bağımlılığı azalacaktır.
Böylece petrol değil ama doğalgaz, Türkiye ve Rusya'nın arasını açabilir. Çünkü Türkiye'nin enerji köprüsü olma hayali Rusya'nın zararına olacaktır. Bu noktada siyasi ilişkilerin daha da gerildiğini görebiliriz. Suriye'de Rusya ve Türkiye'nin karşı karşıya gelmesi, bunun ilk işaretleri olarak değerlendirilebilir." - İstanbul
Son Dakika › Ekonomi › 'Avrupa'nın Yeni Enerji Sigortası, Türkiye' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.