Büyüme Beklentisini Düşürdü - Son Dakika
Son Dakika Logo
Son Dakika Uygulamayı yükle! YÜKLE

Büyüme Beklentisini Düşürdü

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Büyüme Beklentisini Düşürdü
 Güncelleme: 

Dünya Bankası "Küresel Ekonomik Beklentiler 2010" Raporunda, Türkiye İçin 2011'de İse Yüzde 4.2 Büyüme Öngörüldü. Raporda Türkiye'nin 2009'da Yüzde 5.8 ile Son 40 Yılın En Büyük Ekonomik Gerilemesini Yaşadığı Belirtildi.

Dünya Bankası “Küresel Ekonomik Beklentiler 2010” raporunda, Türkiye için 2011’de ise yüzde 4.2 büyüme öngörüldü. Raporda Türkiye’nin 2009’da yüzde 5.8 ile son 40 yılın en büyük ekonomik gerilemesini yaşadığı belirtildi.

Kuruluş, 2010’da dünya ekonomisi için geçen yılki raporunda öngördüğü yüzde 3 büyüme rakamını ise yüzde 2.7 olarak düzeltti. 2011’de dünyada yüzde 3.2 büyüme bekleniyor.

Raporda, dünyada ekonomi toparlanırken gelişmekte olan ülkelerin finansman kıtlığıyla karşılaşabileceği belirtildi, gelişmekte olan ülkelerin daha yüksek borçlanma maliyetleri, daha düşük kredi seviyeleri ve daha düşük uluslar arası sermaye akışıyla karşı karşıya olduğu kaydedildi, Türkiye’nin 2009’da hızlı toparlanma gösterdiği ifadesi de yer aldı. 

Dünya Bankası, 2010’da Türkiye için öngördüğü büyüme rakamını aşağı yönlü revize ederek yüzde 4.9’dan yüzde 3.3’e çekti. Dünya Bankası Türkiye’nin geçen yıl 1969 yılından bu yana görülen en büyük daralmayı yaşadığını, üçüncü çeyrekte ise “hızlı” bir iyileşme kaydettiğini belirtti.

Dünya Bankası “Küresel Ekonomik Beklentiler 2010” raporunu yayımladı. Geçen yıl yayımlanan raporda Türkiye’nin 2010’da yüzde 4.9 büyüme sağlaması öngörülüyordu. Yeni raporda 2010 için rakam yüzde 3.3 olarak revize edildi. Türkiye’nin 2011’de ise yüzde 4.2 büyüyeceği tahmininde bulunuldu. Hesaplamalar bir önceki yıla göre faiz oranları ve petrol fiyatlarındaki değişiklikler hariç tutularak yapıldı.

DÜNYA EKONOMİSİ BÜYÜME TAHMİNİ DE DÜŞÜRÜLDÜ

DB dünya ekonomisi için yaptığı 2010 büyüme tahminini de yüzde 3’ten yüzde 2.7’ye çekti. 2011 yılında dünya ekonomisinde yüzde 3.2 gayrısafi hasıla büyümesi öngörüldü.

40 YILIN EN BÜYÜK DARALMASI 2009’DA ? ÜÇÜNCÜ ÇEYREKTE GÖRECE HIZLI İYİLEŞME OLDU?”

DB Türk ekonomisinin 2009 yılında yüzde 5.8 daraldığını tahmin ederken rakamın 2001 ekonomik krizi sırasında ilan edilen yüzde - 5.7’lik rakama neredeyse eşit ve “1969’dan bu yana kaydedilen en büyük daralma” olduğunu belirtti. Raporda Türk ekonomisi hakkında şu değerlendirme yapıldı:

“Ekonomi, piyasaların aşırı hareketliliği, küresel çapta en şiddetli kimi yavaşlamaların yaşandığı özellikle batı ve doğu Avrupa’daki ihracat piyasalarındaki şiddetli talep düşüşü nedeniyle zarara uğramıştı. Büyümede daralmanın adımları 2009’un ilk çeyreğinde bir önceki yıl ile karşılaştırıldığında yüzde 14.7 ile dip noktaya vurdu, üçüncü çeyrekte yüzde 3.3’e çıkarak önemli bir rahatlamayla görece hızlı bir geri dönüş sağladı. İşsizlik, özel tüketim ve sabit yatırımlarda kaydedilir bir düşüşe etkide bulunarak aniden yükseldi. İhracattan daha hızlı daralan ithalat hacmiyle birlikte cari işlemler açığı, 2008’deki GSYİH’nın tahmini yüzde 3.9’undan, 2009’da GSYİH’nın yüzde 1.9’una düşerek iyileşti. İç talebi desteklemek için Türkiye Merkez Bankası ana politika faizi oranlarını, Ekim 2008’deki yüzde 16.75’ten Ekim 2009’daki yüzde 6.5’a 1,025 baz puan düşürerek yarıdan fazla indirdi.”

EKONOMİ TOPARLANIRKEN FİNANSMAN SIKINTISI ÇEKİLEBİLİR

Raporda şu anda devam etmekte olan küresel ekonomik toparlanmanın, mali teşviklerin etkisi zayıfladıkça yılın sonlarına doğru yavaşlayacağı kaydedildi. Finans piyasalarında sorunların devam ettiği ve yüksek işsizlik ortamında özel sektör talebinin gerilediği belirtilen raporda şu saptamalar yer aldı:

“- Finansal krizin en kötü aşamasının geride kalmış olma ihtimaline rağmen küresel toparlanmada kırılganlık sürüyor. Krizin etkileri önümüzdeki 10 yılın finans ve büyüme tablosunu değiştirecek.

-2009 yılında yüzde 2,2 küçülen küresel GSYİH’nın bu yıl yüzde 2,7, 2011 yılında ise yüzde 3,2 büyümesi bekleniyor. Gelişmekte olan ülkeler ile ilgili beklentiler nispeten daha sağlam toparlanmayı işaret ediyor. 2009 yılında yüzde 1,2 olan büyüme oranının bu yıl yüzde 5,2’ye, 2011 yılında ise yüzde 5,8’e çıkması bekleniyor. 2009 yılında yüzde 3,3 küçülen zengin ülkelerdeki GSYİH’nın daha yavaş bir şekilde yükselmesi bekleniyor. 2010 yılında yüzde 1,8 ve 2011 yılında yüzde 2,3. 2009 yılında keskin bir düşüşle yüzde 14,4 azalan dünya ticaret hacminin bu yıl yüzde 4,3 ve 2011 yılında yüzde 6,2 artacağı tahmin ediliyor.

-Bu en olası senaryo olarak görünmekle birlikte, önemli bir belirsizlik bu tabloyu bulandırmaya devam ediyor. Önümüzdeki birkaç çeyrekte ortaya çıkacak tüketici ve işletme güvenine ve mali ve parasal teşviklerin geri çekilme zamanlamasına dayalı olarak, 2011 yılında dünyadaki büyüme en az yüzde 2,5 ve en çok yüzde 3,4 olabilir.

- Hala zayıf olan bu ortamda, petrol fiyatlarının geniş anlamda istikrarlı bir seyir izleyerek varil başına ortalama 76 dolar seviyesinde kalması bekleniyor; diğer emtia fiyatlarının ise 2010 ve 2011 yıllarında yıllık sadece yüzde 3 oranında yükselmesi bekleniyor.”

DB BAŞEKONOMİSTİ LİN: YOKSULLARA ÇIKACAK FATURA ÇOK CİDDİ OLACAK”

Dünya Bankası Baş Ekonomisti ve Kalkınma Ekonomisi Kıdemli Başkan Yardımcısı Justin Lin konuyla ilgili açıklamasında, “Bu derin ve sancılı krizden bir gecede çıkmayı bekleyemiyoruz; ekonomilerin ve işlerin yeniden yapılandırılması yıllar alacak. Yoksullara çıkacak fatura çok ciddi olacak. Hibelere ve sübvansiyonlu kredilere bağımlı olan en yoksul ülkeler, sadece kriz öncesi sosyal programlarını sürdürebilmek için ilave 35-50 milyar dolarlık finansmana ihtiyaç duyabilir” dedi.

BÖLGELERE GÖRE GÖRÜNÜMLER

Küresel Ekonomik Beklentiler 2010 raporunun bölgesel görünümlere ait bölümleri de özetle şöyle:

Doğu Asya ve Pasifik: Küresel ekonomideki toparlanmada başı çekti ve bu durum sağlam mali politika adımlarının atıldığını ve iç talebin güçlü olduğunu gösterdi. Geçtiğimiz yıl yüzde 8,4 büyüyen Çin bölgesel büyümede lokomotif işlevi gördü. Bu tablonun bu yıl da devam etmesi ve Çin’in GSYİH’sının yüzde 9 büyümesi bekleniyor. Bölgeye sermaye akışları eski seviyelerine dönüyor ve yerel finans piyasalarındaki gelişmeler toparlanmaya ilave bir hız kazandırdı.

AVRUPA ORTA ASYA EN AĞIR ETKİLENEN BÖLGELER OLDU

Avrupa ve Orta Asya: Birçok ülkede kriz öncesinde zaten mevcut olan kırılganlıkları (özelikle özel sektör tasarrufları ile yatırımları arasındaki büyük dengesizliklerden kaynaklanan cari açıklar) yansıtan bir şekilde, gelişmekte olan Avrupa ve Orta Asya ülkeleri krizden en ağır etkilenen ülkeler oldu; GSYİH’larının 2009 yılında yüzde 6,2 küçüldüğü tahmin ediliyor. GSYİH’nın 2010 yılında yüzde 2,7 ve 2011 yılında yüzde 3,6 büyümesi öngörülüyor olmasına rağmen, çoğu ekonomideki büyüme oranları potansiyelin altında kalacak ve işsizlik ve yeniden yapılanma yaygın olmaya devam edecek. Çok daha fazla takipteki krediler, daha yüksek faiz oranları ve zayıf uluslararası sermaye akışları yakın dönemdeki temel zorluklar olacak. Kriz öncesi dönem ile karşılaştırıldığında, yüksek miktardaki takipteki kredilerin, zayıf kamu finansmanın ve düşük uluslararası finansman akışlarının birçok ülkede yatırım büyümesini azaltması olası. Ayrıca, çift dipli resesyon veya bölgedeki bankalar için finansal zorlukların artması gibi önemli aşağı yönlü riskler devam ediyor. Daha iyi uluslararası finansman koşullarına ve yurt içi düzenlemelere rağmen, bölgenin dış finansman ihtiyaçlarının 2010 yılında finansman girişlerinin 54 milyar dolar üzerinde olması bekleniyor.

Latin Amerika ve Karayipler: Temellerinin daha güçlü olması, Latin Amerika ve Karayipler bölgesinin krizi geçmişte olduğunda çok daha iyi atlatmasına yardımcı oldu. Geçtiğimiz yıl GSYİH’da yüzde 2,6 olarak tahmin edilen bir küçülmenin ardından, bölgesel GSYİH’nın 2010 yılında yüzde 3,1 ve 2011 yılında yüzde 3,6 büyümesi öngörülüyor, ancak yatırımların daha zayıf bir seyir izlemesi büyümenin hızlı büyüme yıllarındaki seviyelere ulaşmasını engelliyor.

Orta Doğu ve Kuzey Afrika: Diğer bölgelere göre krizden daha hafif etkilendiler ?genel GSYİH artışı yavaşlayarak yüzde 2,9’a indi. Petrol ithal eden gelişmekte olan ülkeler arasındaki büyümenin 2009 yılında yüzde 4,7 olduğu tahmin ediliyor. Gelişmekte olan petrol ihraç eden ülkeler arasında ise, büyüme yüzde 1,6 seviyesinde kaldı ve bu durum üretim kısıtlarını ve petrol gelirlerindeki azalmayı yansıtıyor. Bölge genelinde GSYİH’nın 2010 yılında yüzde 3,7 ve 2011 yılında yüzde 4,4 büyümesi bekleniyor. Toparlanma tahmini küresel petrol talebinin yeniden canlanması, petrol fiyatlarının istikrara kavuşması ve önemli ihracat piyasalarında ekonomik canlanma koşullarına dayanıyor. Mali teşvik önlemlerinin kademeli olarak geri çekilmesine rağmen, tüketici ve sermaye harcamalarındaki ılımlı ilerlemelerin daha sağlam bir büyümenin temelini oluşturması bekleniyor.

Güney Asya: Krizin en ağır etkilerinden kurtulduğu görülmektedir. Bununla birlikte, 2009 yılı için tahmin edilen yüzde 5,7’lik GSYİH büyüme oranı (2008 yılındaki büyüme oranı ile aynı), büyük ölçüde yatırım artışlarındaki önemli düşüş sebebiyle yükselme dönemine göre önemli bir hız kaybı olduğunu gösteriyor.

Sahra Altı Afrikası: Krizden ağır şekilde etkilendi. Bölge krizi başlangıçta ticaret, yabancı doğrudan yatırım, turizm, işçi dövizleri ve resmi yardım kanalları yoluyla hissetti. Bölgesel GSYİH’nın geçtiğimiz yıl sadece yüzde 1,1 büyüdüğü tahmin ediliyor. Petrol ihraç eden ülkeler ve orta gelirli ülkeler, düşük gelirli, kırılgan ve daha az entegre ülkelere göre krizden daha ciddi şekilde etkilenmiştir ? en azından başlangıçta. Güney Afrika dışındaki Sahra Altı Afrika ülkelerinde GSYİH’nın 2010 yılında yüzde 4,8 büyümesi ve büyüme oranının kırılgan ülkelerde yüzde 4,2, düşük gelirli ülkelerde ise yüzde 4,8 olması bekleniyor.

Kaynak: DHA