TOBB 62. Genel Kurulu - Son Dakika
Son Dakika Logo
Ekonomi

TOBB 62. Genel Kurulu

TOBB 62. Genel Kurulu
27.05.2007 16:11

TOBB 62. Genel Kurulunda, Tartışmaları Hatırlatan Baykal ''Bir AK Parti'li Seçtirebiliriz' Diyoruz Sen 'Vakit Kaybı Olur Niye Görüşeyim Diyorsun. Bu Yaklaşım Türkiye'ye Huzur, İstikrar Getirmez.' Dedi

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, cumhurbaşkanı seçiminde yaşanan tartışmaları hatırlatarak, "'Bir AK Parti'li seçtirebiliriz' diyoruz, sen 'Vakit kaybı olur niye görüşeyim' diyorsun. Bu yaklaşım Türkiye'ye huzur, istikrar getirmez. Değiştirilmesi gereken anlayış bu anlayıştır" dedi.

"Demokrasi kimsenin babasının malı değildir. Demokrasi bu milletin yıllardır elinde olan kimsenin vazgeçemediği temeldir" diyen Baykal, Türkiye'deki terörü 'siyasi mesele' olarak tanımlayan Kuzey Irak yönetimine tepki gösterdi. Baykal, 2001 krizi için yazılan reçetenin 6 yıldır uygulandığını, ancak reçetenin uygulama süresi bittiğini savundu.

CHP lideri Baykal, TOBB 62. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, kriz için tedbirlerin önceki hükümet döneminde alındığını söyledi. Alınan tedbirlerin iktidar gelmeden sonuçlarını vermeye başladığını ifade eden Baykal, iktidar gelmeden Türkiye'nin 2007 yılı sonunda yüzde 7 kalkındığını hatırlattı. "Hükümet devrilen değil kalkınan ekonomiyi devraldı" diyen Baykal, enflasyonun da hükümet gelmeden indirildiğinin altını çizdi. Baykal, 80 yıldır bütün iktidarların çalışmasıyla Türkiye'nin bu noktaya geldiğine

işaret eden Baykal, "Kimse kimsenin emeğini inkar etmesin. Atatürk İnönü ile başladı. Bayar Menderes, Özal, Demirel ile devam etti. Bundan sonra da devam edecektir. Kimse ekonominin nihai sözünü kendisinin söylediği yanlışına girmesin" diye konuştu.

Herkesin üstlendiği sorumluluğu yerine getirdiğini söyleyen Baykal, milletin de yapılanları gereken şekilde takdir edeceğini dile getirdi. Türkiye'nin olağanüstü fedakarlık gösterdiğini vurgulayan Baykal, Türkiye'nin her yıl ekonomide dünya rekoru kırarak yüzde 6.5 faiz dışı fazla verdiğine dikkat çekti. Baykal, iş dünyasının olağanüstü ağır vergi yükleriyle karşı karşıya kaldığını ifade ederek, "2001 krizi için reçete yazıldı. O reçete 6 yıldır aynen uygulanıyor. Reçetenin uygulama süresi bitti. Şimdi

yeni sıkıntılar var. Yeni politikalara ihtiyaç var. 2001 krizi için yazılan reçetenin amacı bütçe açığını indirmek, mali dengeyi kurmak, enflasyonu aşağı indirmekti. Artık sorun farklı. O sorun reel sektörün sıkıntılarına çözüm getirmektir. İstikrar sorunu kontrol altına alındı. İstikrarı bozmadan üretim yapan bir sektör haline getiren yeni politikalar yapılmalı" dedi.

Dünyada kaynaklarının yatırım yapacak yer aradığının altını çizen Baykal, Türkiye'nin dünya ortalamasının altında büyüdüğünü söyledi. Dünyada gelişen ekonomilere göre Türkiye'nin enflasyonunun ve cari açığının yüksek olduğunu belirten Baykal, gelişen ülkelerin cari açık değil cari fazla verdiğini dile getirdi.

Türkiye'nin dünyadaki gelişen ekonomilere göre kendi ayakları üstünde duramadığını savunan Baykal, 5 yıl içinde bu politikalarla devam edilmesi halinde sorunların daha da ağırlaşacağını söyledi. Baykal, 5 yıl için yeni bir sanayi politikasının ortaya konulması gerektiğine işaret etti.

2002 politikasıyla devam edilmesiyle Türkiye'nin ayağa kalkacağının zannedilmemesi gerektiğini söyleyen Baykal, "Para bolluğu sizi yanıltmasın. Bu ekonominin kalıcı olarak sorunlarını çözdüğü anlamına gelmez. Gelen yabancı sermaye ve özelleştirme gelirleriyle yeni tesisler kuruldu mu? O yok. Bir Hyundai gelecekti, onu da kaçırdık. Yatırım ortamını düzeltmek azım. İstihdam üzerindeki yükler inmeli" diye konuştu. Baykal, Türkiye'de işsizlik olmasına rağmen kelle vergisi gibi çalışanlar üzerinden vergi

alındığını ifade etti. Türkiye'de işsizlik olmasına rağmen nitelikli eleman açığı olduğunun altını çizen Baykal, yeni eğitim politikalarına ihtiyaç olduğunu söyledi.

Başbakan Erdoğan'ın Türkiye'de siyaset ve rejim tartışması telaşı ve heyecanı içinde olduğunu ileri süren Baykal, bu heyecanın ve telaşın altında ne yattığını sordu. Başbakan'ın demokrasi krizi varmış gibi heyecan içinde olduğunu öne süren Baykal, konuşmasına şöyle devam etti:

"Başbakan sıra dışı bir gerginlik, bir telaş ve kaygı içinde konuşuyor. Demokrasi kimsenin babasının malı değildir. Demokrasi bu milletin yıllardır elinde olan kimsenin vazgeçemediği temeldir. Kimse milli irade hamaseti yapmaya kalkmasın. Demokrasi tartışmasını 1950'lerde çözdük. Arada kesintiler oldu hemen ardından demokrasi mücadelesi yürütüldü. Hepimiz Türkiye'nin demokratik rejiminde sandığa dayalı çizgide yürümesinin mücadelesini 12 Eylül'de verdik. Bir daha da böyle bir mücadele vermek

istemiyoruz."

Siyasi dengenin bir ayağında Cumhuriyet'in diğer ayağında ise demokrasinin olduğunu belirten Baykal, Cumhuriyeti ve demokrasiyi de milletin gerçekleştirdiğini söyledi. Baykal, "Cumhuriyet demokrasiyi engellememeli. Demokrasi Cumhuriyeti tahrip etmemeli. Birlikte el ele birlikte yürümeliler. Buna özen göstermek ülkeyi yönetenlerin görevidir" dedi.

Bunları Erdoğan'a 2002 seçimleri sonrasında anlattığını açıklayan Baykal, Erdoğan'a milletin rotasıyla, tarihi çizgisiyle oynanmaması konusunda tavsiye verdiklerini dile getirdi. Erdoğan'ı rejim sorunlarını gündeme getirilmemesi gerektiği konusunda uyardığını kaydeden Baykal, 3.5 yıl sonra bu sorunların çıkacağını söylediğini ve maalesef çıktığını ifade etti. Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Devletin kurumlarına savaş açacaksın sonra da istikrarı bozma diye işadamlarına yalvaracaksın son bozma istikrarı sen. Bir AK Parti'li de cumhurbaşkanı olabilir. Uzlaşma ihtiyacını kabul et, hayır. O dayatma yapacak. Dayatma demokraside var mı? Parlamentoda üçte iki değil dörttü üç çoğunluk da olsa uzlaşmalısın. Bu 72 milyonun cumhurbaşkanı. Sana oy verenin de vermeyenin de cumhurbaşkanı. Kimse dayatamaz. Dayatamadığı zaman da şikayet etmeye kalkamaz. Dürüst olmak, şeffaf olmak lazım. Türkiye siyasi

krize girdiyse cumhur sürecini yönetemeyen başbakan yüzündendir. Başbakan bu süreci Anayasa'ya göre yönlendirmiş olsaydı Türkiye'de cumhur sorunu olmazdı. ideğil cari fazla verdiğini dileŞimdi sorun cumhurbaşkanını belirleme yöntemini değiştirme inatlaşmasına döndürüyorlar. Türkiye'de hiçbir sıkıntısı Başbakan ve arkadaşının cumhurbaşkanı olması sıkıntısından daha önemsiz değildir. Bizim maruz kaldığımız tehdidin terör olduğunu ABD bile kabul ediyor. Ama Kuzey Irak terör örgütü olarak kabul etmiyor. Siyasi

sorun deniyor. Bunun konuşulacağı kanal mı yok? Dolmabahçe'de bir araya geldiniz. Orada bir takım şeyler konuştunuz. Orada bunları konuşmadınız mı? Başka şey mi konuştunuz? Şimdi burada milli irade hamaseti yapacağına o konuşmalarda ne konuştuğunu millete açıklasana. Cumhurbaşkanına 100 saat yan yana oturuyor birbirlerini selamlamıyorlar. Genelkurmay Başkanı'na, 'Irak konusunda ne istiyorsa veririz' diye meydan okuma yapıyorsun. Danıştay, Yargıtay, üniversiteyle kavgalısın. 'Bir AK Parti'li seçtirebiliriz'

diyoruz, sen 'Vakit kaybı olur niye görüşeyim' diyorsun. Bu yaklaşım Türkiye'ye huzur, istikrar getirmez. Değiştirilmesi gereken anlayış bu anlayıştır. Devletle millet çatışmamalıdır. Milleti etnik kimliklere göre ayırma anlayışı ortadan kalkmalı. Sağlısıyla solcusuyla, çok dindarı az dindarı, inançlı inançsızı ile birleşmek durumundayız. Bunu sağlamak iktidarların görevidir. İnşallah Türkiye'de bunu sağlayan anlayışı işbaşına getiririz. Hiçbir iktidar yeri doldurulmaz değildir. Hiçbir millet hiçbir

iktidara mahkum değildir."

Baykal, devleti kişisel ilişkilerin tutsağı olmaktan çıkarmak gerektiğini ifade ederek, devleti yönetenlerin sermaye gruplarıyla özel ve kişisel ilişki kurmaması gerektiğini savundu.

CHP lideri, dolandırıcılık yapanların bakan, başbakan hatta milletvekili olmaması gerektiğini belirterek, "CHP iktidarında bunu gerçekleştireceğiz" dedi.

(YZE-NÇ-NÇ-E)

Kaynak: İHA

Son Dakika Ekonomi TOBB 62. Genel Kurulu - Son Dakika


Advertisement