Türk Sigorta Sektörü 5.6 Trilyon Lira Fon Büyüklüğüne Ulaştı - Son Dakika
Son Dakika Logo

Türk Sigorta Sektörü 5.6 Trilyon Lira Fon Büyüklüğüne Ulaştı

Türk Sigorta Sektörü 5.6 Trilyon Lira Fon Büyüklüğüne Ulaştı
22.05.2026 13:13

TSB Başkanı Ahmet Yaşar, Türk sigorta sektörünün 5.6 trilyon lira fonla Türkiye'nin en büyük yatırımcısı olduğunu belirtti.

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, Türk sigorta sektörünün Türkiye'nin en büyük kurumsal yatırımcısı durumunda olduğunu belirterek, "Hem şirketlerimizin primlerden dolayı sahip olduğu fonlar hem Bireysel Emeklilik Sistemi'ndeki (BES) tasarruf fonlarını topladığımızda bizim 5,6 trilyon liralık fon büyüklüğümüz var." dedi.

Yaşar, İstanbul Finans Merkezinin katkısıyla hazırlanan Anadolu Ajansı (AA) Finans Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak soruları yanıtladı.

Türk sigorta sektörünün prim gelirleri ve BES tasarruflarıyla devasa bir fon büyüklüğüne ulaştığını ifade eden Yaşar, bu fon yapısının sermaye piyasalarının daha istikrarlı bir yapıya kavuşmasına katkı sağlayacağını söyledi.

Yaşar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türk sigorta sektörü, Türkiye'nin en büyük kurumsal yatırımcısı durumunda. Hem şirketlerimizin primlerden dolayı sahip olduğu fonlar hem Bireysel Emeklilik Sistemi'ndeki tasarruf fonlarını topladığımızda bizim 5,6 trilyon liralık bir fon büyüklüğümüz var. Bu da Türkiye Sigorta Birliğini ve Türk sigorta sektörünü yönettiği fonlar itibarıyla Türkiye'nin en büyük kurumsal yatırımcısı yapıyor. Bunu hayat sigortasıyla ve BES'le ne kadar artırabilirsek bizim sermaye piyasalarımızın istikrarlı duruşu ve derinleşmesi de o kadar net ve sağlam olur."

Ahmet Yaşar, hayat sigortası tarafında birkaç senedir güçlü bir reel büyüme kaydettiklerini dile getirdi.

Türkiye'de BES'in çok geliştiğini ve Otomatik Katılım Sistemi (OKS) ile birlikte 18 milyon civarında bireysel emeklilik katılımcı sayısına ulaştıklarını aktaran Yaşar, bu başarının hayat sigortacılığını geride bıraktığını belirtti.

Yaşar, BES'in ve OKS'nin getirdiği tasarruf emeklilik sisteminin biraz hayat sigortacılığını gölgelediğini anlatarak, "Dünyada hayat sigortalarının Gayri Safi Milli Hasıla'ya oranı ortalamada yüzde 3. Gelişmekte olan ülkelerde yüzde 1,02, Türkiye'de sadece yüzde 0,22. Dolayısıyla sadece BES'i bir kenara koyup sadece hayat sigortacılığından baktığımız zaman biz maalesef dünyanın çok gerisindeyiz. Ancak bu bir yandan da olumlu bir şey gösteriyor. Rakamlara baktığınız zaman bizim hala çok hayat sigortası yaptıracak insanımız var. Gidecek yolumuz var. Dolayısıyla son derece yüksek potansiyelimiz var." diye konuştu.

Potansiyelin başarıya dönüşebilmesi için hayat sigortalarında da BES'e benzer bir model oluşturularak yatırım fonlu sigortaların geliştirilmesi gerektiğini anlatan Yaşar, şunları kaydetti:

"Vatandaşlarımızın hem kendi birikimlerini bu yatırım fonlu sigortalarda değerlendirmelerini hem kendi fon dağılımlarını aynı BES'te olduğu gibi belirleyebilmelerini hem de o birikim ve poliçe süresince fon dağılımını değiştirebilecek imkanlara sahip olmalarını sağlamamız lazım. Bunun için birtakım çalışmaları biz sürdürüyoruz. Hem SEDDK'mizle birlikte hem zaman zaman SPK ile birlikte bu konuşmaları, değerlendirmeleri yapıyoruz. Özellikle bizim Hayat Emeklilik Yönetim Komitemiz bu konuda son derece ciddi çalışmalar içerisinde. Bu durum hem hayat sigortası sektörünün gelişmesi hem de bu artan fonlar sayesinde sermaye piyasalarının yani finansal istikrarın sağlanmasına çok ciddi katkı sağlayacaktır."

"2,4 trilyon liranın üzerine çıkmış BES ve OKS fon büyüklüğü var"

TSB Başkanı Yaşar, devletin BES'teki katkı miktarını yüzde 30'dan yüzde 20'ye çekmesine rağmen mevcut katkının hala çok güçlü bir rakam olduğuna vurgu yaptı.

Matrah büyümesi nedeniyle yapılan değişikliğin 10 puanlık bir kayıp anlamına gelmediğinin altını çizen Yaşar, şöyle devam etti:

"Biz bazen sadece oranlara ve rakamlara bakıyoruz. Halbuki aynı dönemde asgari ücret artışına bağlı olarak yıllık baraj da büyüdü. Yani aslında görece olarak rakamlarda çok büyük bir aşağıya düşüş olmadı. Çünkü aynı zamanda alınabilecek katkı miktarı rakamsal olarak, asgari ücretteki artışa bağlı şekilde yüzde 30'un yüzde 20'ye düşmesi direkt bir 10 puanlık kayıp anlamına gelmedi. Çünkü aynı dönemde matrah da büyüdü. Dolayısıyla bizim çok büyük bir kaybımız olmadı. Özetle sigortalılarımızın, BES ve katılımcılarımızın bu manada bir kaybı olmadı. Çünkü yüzde 20 devlet katkısı da çok büyük bir rakam ve enflasyonla da kıyasladığımız zaman bu rakamlar hala büyük. Bu anlamda çok etkilendiğimizi söyleyemeyiz."

Verilere bakıldığında 15 Mayıs itibarıyla 10,2 milyonu aşkın gönüllü BES katılımcısı ve 8 milyona yakın da OKS'li katılımcılar olduğunu ifade eden Yaşar, devlet desteğinde azalışa rağmen talebin hala güçlü olduğunu söyledi.

Yaşar, "Yani 18 milyonu aşan bir katılımcı sayısındayız ve bunun 15,8 milyonu tekil katılımcı. Bazı katılımcılarımızın da birden fazla sözleşmesi var. Öyle baktığımız zaman 16 milyon civarında tekil katılımcı var. Ülkemizin çalışma çağındaki nüfusu 59 milyon. Toplam aktif sigortalı sayımızın da 35 milyon civarında olduğunu düşünürsek, 16 milyon tekil katılımcı hakikaten önemli bir rakam. Elbette ki bu sayının daha da büyümesi, daha da artması çok önemli." şeklinde konuştu.

TSB Başkanı Ahmet Yaşar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"2,4 trilyon liranın üzerine çıkmış BES ve OKS fon büyüklüğü var. Geçen yılın aynı dönemine göre baktığımızda yüzde 5'lik bir katılımcı sayısında artış söz konusu. Geçen yıla göre fon büyüklüğümüz de yüzde 68 civarında büyümüş durumda. Bu tabii enflasyonun oldukça üzerinde. Burada biraz kıymetli madenlerin de olumlu etkisi var. Özellikle altın ve gümüş, son dönemde ise bakırın buna katkısı oldu. Dolayısıyla enflasyonun oldukça üzerinde bir getiri ve fon büyümesi. Bu anlamda Bireysel Emeklilik Sistemi'nin, Otomatik Katılım Sistemi'nin emeklilik dönemi için Türkiye'nin en önemli finansal getiri ve tasarruf araçlarından biri olduğunu söylemek mümkün."

Sistemdeki emeklilere ve 18 yaş altı katılımcılara da değinen Yaşar, "Bu arada bizim emeklilerimiz de oluyor biliyorsunuz. Onunla ilgili rakamı da hemen vermek gerekirse 461 bin katılımcımız da Bireysel Emeklilik Sistemi ile emekli olmuş durumda. Bireysel Emeklilik Sistemi'nde 18 yaşın altındaki katılımcı sayımız 1,6 milyon. 18 yaşın altındaki katılımcılarımızın fon büyüklüğü 2,4 trilyon içerisinde 100 milyar civarında. Bunu hayatın daha başında olan gençler ve onlara ön birikim yapan aileleri tasarrufa özendirmek ve sisteme giriş açısından son derece değerli buluyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

"Amacımız, tasarrufların tabana yayılması"

Yaşar, Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi'nin yeni dönemde en önemli konulardan biri olduğunu belirterek, konu hakkında Cumhurbaşkanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun çalışmaları olduğunu kaydetti.

Türkiye Sigorta Birliği olarak bir model önerdiklerinin altını çizen Yaşar, model hakkında şunları söyledi:

"Burada hem işveren katkılı hem çalışanların sistemde daha uzun süre kaldığı hem de gerçek anlamda ikinci basamak emeklilik sistemi olarak kurguladığımız bir sistemi önerdik. Amacımız, tasarrufların tabana yayılması, uzun vadeli fon birikiminin artması, emeklilik döneminde gelir kaybının azaltılması. SEDDK'nin liderliğinde bu teknik çalışmalar ve mevzuat çalışmaları devam ediyor. Her ne kadar orta vadeli planda bunun 2026 yılının ikinci çeyreğinde hayat bulacağından bahsedilse de biz sistemin devreye alınacağı tarihi henüz net olarak görmedik. Bu konuda tabii özellikle SEDDK başta olmak üzere nihai karar mercii olarak Bakanlığımızın ve Cumhurbaşkanlığımızın bu konudaki talimatları ve mevzuatı yürürlüğe alma süreçleri bizim için değerli."

"Önce 50 milyar doları, ardından 100 milyar doları hedefleyen bir yapı içerisinde olacağız"

Yaşar, Türkiye'nin geleceği, kalkınması ve ekonomik dayanıklılığı açısından sigortacılık sektörünün kritik role sahip olduğunu belirterek, birlikte ortaya konulan plan ve politikalarla sigortacılığın koruma açıklarını kapatan temel bir unsur haline getirilmesi gerektiğini dile getirdi.

İlk hedeflerinin Türk sigorta sektörünü Türk ekonomisinin bulunduğu yere yaraşır düzeye çıkarmak olduğunu anlatan Yaşar, "Önceliğimiz 50 milyar dolarlık hedefe ulaşmak. Burada Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanımız bu hedefi bizim için daha da yukarılarda tuttu ve 'Bizim 100 milyar dolar hedefine ulaşmamız lazım.' dedi. Bu, bizim için de önemli bir hedef. Önce 50 milyar doları, ardından 100 milyar doları hedefleyen bir yapı içerisinde olacağız." diye konuştu.

Yaşar, amaçlarının yalnızca rakamsal büyüklüğe ulaşmak ya da sigorta şirketlerinin üretim hacmini artırmak olmadığını vurgulayarak, büyümenin tek başına yeterli bir hedef olmadığını kaydetti.

Ahmet Yaşar, "Sigorta sektörü, diğer tüm sektörlerden farklı olarak, hatta finansın diğer alanlarından da farklı olarak bu ülkenin özellikle politika yapıcılarımızın, devletimizin, hükümetimizin bir temel unsuru olmak zorunda." ifadelerini kullandı.

(Sürecek)

Kaynak: AA

Son Dakika Ekonomi Türk Sigorta Sektörü 5.6 Trilyon Lira Fon Büyüklüğüne Ulaştı - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement