Dünya Bankası Beşeri Kalkınma Sektör Koordinatörü William Wiseman, 2008 yılındaki kriz sonrasında Türkiye'nin pek çok ülkeye kıyasla çok daha hızlı bir büyüme oranı yakaladığını belirterek, "2007-2012 yılları arasında Türkiye'de 4 milyon yeni iş alanı oluşturuldu, ancak Avrupa'da 2,9 milyon iş kaybı yaşandı" dedi.
Kalkınma Bakanlığı ve Dünya Bankası tarafından hazırlanan "Türkiye'de İyi İşler" başlıklı raporun tanıtımının İstanbul ayağı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Wiseman, bugün iki raporun lansmanı için geldiklerini belirtti.
Wiseman, istihdamın önemini vurgulayarak, 2007 yılında yapılan bir araştırmada ortaya, insanların gelecekle ilgili en büyük beklentisinin iyi bir iş bulabilmek sonucunun çıktığını hatırlattı.
Bunun 140 ülkede ortaya çıkan bir sonuç olduğunu belirten Wiseman, araştırma sonucunun, durumun evrenselliğinin göstergesi olduğunu söyledi.
Wiseman, 2007 yılından bugüne gelindiğinde ise konunun, dünyanın pek çok yerinde daha çok insanı ilgilendirdiğinin altını çizerek, 2013 yılında Dünya Bankası'nın Dünya Kalkınma Raporu'nu bu sebeple "işler" üzerine yaptıklarını anlattı.
Türkiye'de de Kalkınma Bakanlığı ile çalışarak Türkiye'deki istihdam ve işler gündemini ele almak istediklerini vurgulayan Wiseman, özellikle Türkiye ile ilgili hazırladıkları raporda ortaya çıkan ana mesajları da paylaştı.
Wiseman, ilk mesajın, Türkiye'nin 2008 yılındaki krizden ciddi şekilde etkilenmesi olduğunu dile getirerek, "Kriz öncesinde ekonomik büyümesi çok yüksekti, istihdam da oluşturuyordu ama bunlar etkilendi. Sonrasında pek çok ülkeyle kıyaslandığında çok daha hızlı bir büyüme oranı yakaladı. 2007-2012 yılları arasında Türkiye'de 4 milyon yeni iş alanı oluşturuldu ancak Avrupa'da 2,9 milyon iş kaybı yaşandı. Burada bahsettiğimiz işler yüksek ücret sağlayan aynı zamanda kalifiye vasıflı işlerdi" değerlendirmesini yaptı.
Diğer taraftan Türkiye'de bu işlerin istihdam açısından da çok önemli olduğuna dikkati çeken Wiseman, geçiş ekonomisi yani tarımdan çıkarak hizmete kayan istihdamın varlığına da dikkati çekti. Wiseman, Türkiye'de bu trendin devam etmesini beklediklerini söyledi.
Wiseman, işgücünden elde edilen gelirlerin hanehalkı gelirlerinde de etkili sonuçlar oluşturduğuna işaret ederek, "Türkiye'de son 5 yıldaki büyüme, toplumun pek çok katmanını etkiliyor. Özelikle Türkiye'de en az kazanan nüfusa ve diğer dilimlere de piyasaya yeni girişlere de baktık. Türkiye'de nüfus dinamiği incelendiğinde çok az sayıda insan işgücü piyasasına giriyor. İyi eğitim görmüş kadınlar işgücü piyasasına daha çok giriş yapıyor" diye konuştu.
İşgücü piyasasını güvenceli esneklik kavramına odaklanarak daha esnek hale getirmek gerektiğini ifade eden Wiseman, bütün bunların hükümetin de gördüğü ve stratejik programlar geliştirdiği alanlar olduğunu belirtti.
"İyi iş, büyümeye katkıda bulunur"
Koç Üniversitesi-TÜSİAD Ekonomik Araştırma Forumu (EAF) Direktörü Sumru Altuğ da Türkiye'nin küresel mali krizden yavaş yavaş çıktığına dikkati çekerek, dünyanın bir kısmının hala toparlanamadığını söyledi.
Hala çok fazla büyük teknolojik değişiklikten geçildiğine işaret eden Altuğ, gelişmekte olan Türkiye gibi ülkelerdeki iş artışının teknolojiye nasıl erişilebileceği ve katkıda bulunulabileceği sorusuyla alakalı olduğunu dile getirdi.
Altuğ, "iyi işin" aslında büyümeye katkıda bulunacak bir iş olduğunu belirterek, "Bu yavaş ya da durağan toparlanmamıza yarayacak bir iştir. Ülkenin faydasına olacak ve onun teknolojiyi yakalamasına yardımcı olacak bir iştir. Aynı zamanda iyi bir iş, kişisel tatmin sağlar. Günümüzde insanların özel ve iş hayatları birbirine girmiş durumda. Bu yüzden iyi işin sosyal getirisi olmalı" diye konuştu.
Altuğ, Koç Üniversitesi-TÜSİAD Ekonomik Araştırma Forumu'nun (EAF) gelecek birkaç ay içerisinde açıklayacağı, işgücü piyasasındaki kurumlarla ilgili yeni bir istihdam raporu hazırladığını bildirdi.
"Türkiye acaba orta gelir tuzağına mı kapıldı?"
Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) Direktör Yardımcısı Gökçe Uysal ise BETAM olarak böyle bir rapora destek vermekten gurur duyduklarını ifade ederek, Dünya Bankası'nın 2013 yılı için hazırladığı Dünya Kalkınma Raporu'nun iyi işler üzerine olduğunu ve yine aynı salonda Dünya Bankası'nı ağırladıklarını hatırlattı.
Türkiye işgücü piyasasının BETAM'ın öncelikli alanlarından biri olduğunun altını çizen Uysal, BETAM'ın uzun süredir Türkiye işgücü piyasasını takip ettiğini dile getirdi.
Uysal, Dünya Bankası ile çalışmanın kendileri için ufuk açıcı tecrübe olduğunu belirterek, "İyi işler nedir? Büyüme, kalkınma ve haneler için iyi işler nedir? Hangi işler haneleri maddi yoksulluktan kurtarabilir? Bunlara kafa yormaya başladık. BETAM'ın Türkiye'de yoksulluk üzerine daha çok kafa yormasını sağladığı için Dünya Bankası'na teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Kendi bulgularının bir kısmının, Dünya Bankası bulgularıyla paralel olduğunu görmenin kendilerini mutlu ettiğini dile getiren Uysal, bunun yanında yeni sorulara da dikkati çektiklerini söyledi.
Uysal, sorulardan bir tanesinin kriz sonrası dönemde Türkiye'deki işgücü piyasasında istihdam artışının kuvvetli olduğunu gördüklerini dile getirerek, 2011 ve sonrasında büyümenin yavaşladığı dönemde istihdam yaratma kapasitesinin beklentilerinin çok üstünde arttığını gördüklerini anlattı. Bunun tarım dışı sektörlerde olduğunu belirten Uysal, şunları kaydetti:
"Büyümenin istihdam oluşturma kapasitesi beklentimizin üzerinde arttı. Bunun üzerine işgücü verimliliği düşmeye başladı. 'Türkiye acaba orta gelir tuzağına kapıldı mı?' bunu düşünmeye başladık. Son 1-2 aydır tarım dışı istihdam artışının yavaşladığını görmeye başladık. Bu bizim için önemli çünkü bu yavaşlamaya devam ederse, Türkiye'de işsizlik oranlarının tekrar arttığını görmemiz maalesef mümkün olacak.
BETAM olarak işsizlik ve işgücü piyasasının önümüzdeki dönemde daha çok tartışılacağını sanıyoruz. Önümüzde 3 seçim var. Daha önce yaptığımız araştırmalar, işsizliğin oy tercihlerini etkilediğini gösteriyor. Bu yüzden seçimlerde işsizlik oranlarını daha dikkatli takip edeceğiz. Dolayısıyla bu rapor, Türkiye'deki işgücü piyasası tartışmalarına yeni boyutlar katacak."
"Yaklaşımımız, kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınma anlayışına dayalı"
Kalkınma Bakanlığı İstihdam ve Çalışma Hayatı Dairesi Başkanı Gökhan Güder de Bakanlık olarak kalkınmayla ilgili temel yaklaşımlarının kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınma anlayışına dayalı olduğunu söyledi.
Kalkınma çalışmaların temelinde, bunun amacının ve aracının da insan olduğunu düşündüklerini belirten Güder, bu anlamda makro düzeydeki kalkınma çabalarının insana bağlandığı noktanın nitelikli istihdam oluşturmaktan geçtiğini ifade etti.
Güder, istihdamla ilgili konuları bu yüzden dikkate aldıklarını dile getirerek, geçen temmuz ayında yenilenen kalkınma planında bu noktalara yer verildiğini aktardı.
Kalkınma planının tamamlayıcısı niteliğinde birtakım dönüşüm kuramları tasarladığını ve bunlardan bir tanesinin, işgücü piyasasının etkinleştirilmesiyle alakalı olduğunu belirten Güder, sözlerini şöyle tamamladı:
"Temel ve mesleki becerilerin geliştirilmesi kuramı da oluşturuldu. Biz bakanlık olarak politikaların oluşturulması ve tasarlanması sürecinde daha fazla bilimsel bulgulardan istifade edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bir süredir Dünya Bankası ile istihdam konusunda araştırmalar yürütüyoruz. Bugün takdim edilen çalışma da bu seri içerisinde yer alan 3. çalışma olacak. Müteakip çalışmamızda Türkiye'de iyi işlerin nasıl oluşturulabileceği üzerinde duracağız. Bu anlamda raporun hayırlı olmasını diliyorum." - İstanbul
Son Dakika › Ekonomi › Türkiye'de İyi İşler' Raporu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.