Gelinlik kızların vazgeçilmeziydi şimdi ise son demlerini yaşıyor
Yorgan ustası Hamit Bozkurt: "Biz son ustalarız, bizden sonra bu mesleği yapacak kimse yok"
TEKİRDAĞ - Eskiden genç kızların çeyizlerini süsleyen geleneksel yün ve pamuk yorganların yerini büyük şirketlerin ürettiği elyaf gibi sentetik malzemelerden üretilen yorganların almasıyla, yorgan ustalığı da unutulmaya yüz tutmuş mesleklerden biri haline geldi. Yorgan Ustası Hamit Bozkurt, mesleğin son temsilcileri olduklarını ve yeni usta yetişmediğini kaydetti.
Genç kızların çeyizlerinin olmazsa olmazları usta işi, el emeği yün yorganlar, geçmişte, daha kızlar gelinlik çağa gelmeden hazırlanır, çeyiz sandığındaki yerlerini alırdı. Günümüzde ise, teknolojik olarak sentetik malzemelerden üretilen yorgan ve yastıkların ucuz ve ulaşılabilir olmaları dolayısıyla yün yorganlar ve ustaları zor günler geçiriyor.
Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde yorgan ustalığının son temsilcilerinden olan 62 yaşındaki Hamit Bozkurt, ilkokulu bitirdikten sonra iki yıl orta okula gittiğini ve o günlerden beri yorgancılık yaptığını anlatarak, "Allah razı olsun ustalarım bu mesleği bana öğrettiler, yardımcı oldular. Çıraklık dönemi ve kalfalıktan sonra 1972 yılında kendi işyerimi açtım. O yıldan beri 45 yıldır bu mesleği devam ettiriyorum" dedi.
"Bizler bu meslekte sonuz, bizden sonra bu mesleği yapacak ne elemanımız var nede çırağımız var"
Hamit Bozkurt, eskiden bir aileye 8-10 adet yorgan, bir o kadar yatak ve yastık hazırladıklarını, ancak günümüzde rağbet görmediklerini belirterek, "Mesleğimiz biz başladığımız yıllarda, çeyizlik yorganlarımız doğal, pamuk, yün olmak kaydıyla en modern şekilde, yatak örtülerimiz, çarşaf takımlarımız gençlerimize çeyizlik olarak tüm imkanları sunuyorduk. Fakat şu son zamanlarda mesleğimiz bitmek üzere ve bitti diyebiliriz. Bizlerde bu meslekte son olan kişileriz. Kalfa, çırak yetişmiyor. Hatta kalfalarımız bile mesleği terk ettiler. Çünkü karın doyurmuyor mesleğimiz. Adam 'bu mesleği yapacağıma gider herhangi bir yerde çalışırım, sigortam ödenir' diyor. Biz şu anda, eleman çalıştırmak için en azından devletin tanıdığı asgari ücreti yerine getirmemiz gerekiyor ama bunu yerine getirecek gücümüz yok, kazancımız da yok, mesleğimizde bu yüzden çok zor durumdayız. Artık bizler bu meslekte sonuz, bizden sonra bu mesleği yapacak ne elemanımız var nede çırağımız var. Bende zaman veremem ama Allah'ın verdiği ömrü tamamlayana kadar devam edeceğim" diye konuştu.
Yeni nesil ailelere çağrıda bulunan Hamit Bozkurt, "Bu konudaki istirhamım, şimdiki gençlere, ailelere, bu mesleğin ayakta durması için, çocuklarına suni değil, doğal olan, yorgan, yatak, yastık, yaptırmaya, almaya devam etsinler. Bu konuda bizlere yardımcı olsunlar yoksa mesleğimiz bitti. Sokakta gezen çocukları bize çırak versinler, yetiştirelim, gelecekte biz yetiştirmeye eleman bulamayacağız. Bizlerden sonra yetişecek kimse yok. Mesleğimiz iyi bir meslektir, el emeği göz nurudur, sanatımız da iyidir, gelecekte belki de antika yerine geçecek bu meslek" ifadelerini kullandı.
"Eskiden kız beşiğe, çeyiz sandığa"
Geleneksel ürünlere düşkün olan Bozkurt'un müşterilerinden, Kadriye Sezgin ise, artık çeyizlerin fabrikasyon ürünlerden hazırlandığını aktararak, " Eskiden 'kız beşiğe, çeyiz sandığa' diye bir söylem vardı. Anneler doğar doğmaz, kız çocuklarına çeyiz hazırlamaya başlıyorlardı. Dantel, havlu kenarı, yatak örtüsü, vitrin dantelleri gibi. Şimdi de hazırlanıyor ama, maalesef ne kıymet biliniyor, nede sergileniyor evlerde. Her şey hazıra, kolaya kaçtı. Hepsinin, yıkaması var, ütüsü var, kolası var dolayısıyla gençlere de mana bulmamak lazım çünkü hepsinin işi var gücü var. Eve geldiklerinde yemek hazırlayacak vakitleri olmuyor, o yüzden eskiden kullanılan bir çok şey artık sandıkları bekliyor maalesef. Ama biz anneler, kızlarımız, oğlanlarımız için yaptıklarımızı gene de çocuklarımıza veriyoruz. Kıymet bilirler bilmezler onların kendilerinin bilecekleri iş. İnşallah saklarlar, onlarda torunlarına kalır, her şey eskiye döndüğü gibi belki bunlarda eskiye dönecek" şeklinde konuştu.
Gelini için hazırladığı nevresim takımına yorgan diktirmek için Hamit Usta'ya geldiğini anlatan Kadriye Sezgin, "Ben gelinim için 20 sene önce kasnak sallayarak yaptığım bir nevresim takımım var ona yorgan diktirmiştim, onu almaya geldim. Ayriyeten dantelden ördüğüm bir pike takımı vardı, onun pikolarını yaptırmak ve hazırlanması için buraya getirdim. İnşallah kıymet bilirler, çünkü bizim çok göz nurumuz var, göz nurumuz var. Hatta eskiden ışık yoktu, büyüklerimizi bunları gaz lambalarının altında yapardı. dediğim gibi inşallah kıymeti bilinir" ifadelerini kullandı.
(YG-
Son Dakika › Genel › Gelinlik Kızların Vazgeçilmeziydi Şimdi İse Son Demlerini Yaşıyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.