"3 Bin Şehidimizin Yattığı Mısır, Türkiye İçin Dikkate Değer Bir Toprak Parçası" - Son Dakika
Son Dakika Logo

"3 Bin Şehidimizin Yattığı Mısır, Türkiye İçin Dikkate Değer Bir Toprak Parçası"

27.08.2013 13:32

"Mısır'da yaşananlar Türkiye'yi ne ilgilendirir" eleştirilerini değerlendiren ÇOMÜ Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Atabay, Türkiye'nin bu ülkede 8 şehitliğinin bulunduğuna dikkat çekti Atabay: "Çanakkale Cephesi'nde Türkler, 8 bin askeri esir olarak İngilizlere verdi. Bu esirler Mısır'daki 8 esir kampında tutuldu. Kamplarda, esirlere yönelik salgın hastalıklara yakalanmaması, dezenfekte edilmesi için kimyasal ilaçların kullanıldığı görüldü" "Esir kamplarında sağlıksız olan koşullar ve hastalıklar dolayısıyla hayatlarını kaybeden askerler oldu. Bazı şehitlerimiz gerçekten itinayla, bazıları ise itina edilmeden, toplu olarak gömülmüştür. Mısır'da şehit olan askerlerimiz için 8 şehitlik var. Tahminimiz Mısır'da 3 bin kadar Türk şehidinin yattığı şeklindedir"

MEHMET BAYER - Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Atabay, "Askeri darbe ve sonrasında darbe karşıtlarına yönelik katliamlarla gündeme gelen Mısır'daki gelişmeler Türkiye'yi ne ilgilendirir" şeklindeki eleştirileri değerlendirirken,  "3 bin şehidimizin yattığı Mısır, Türkiye için dikkate değer bir toprak parçası" dedi.

1. Dünya Savaşı sırasında Çanakkale Cephesi'nden Mısır'a, İngilizler tarafından 8 bin Osmanlı askerinin esir olarak götürüldüğünü belirten Atabay, "Esir kamplarında sağlıksız olan koşullar ve hastalıklar dolayısıyla hayatlarını kaybeden askerler oldu. Mısır'da şehit olan askerlerimiz için 8 şehitlik var.  Bazıları gerçekten itinayla, bazıları ise itina edilmeden, toplu olarak gömülmüştür. Ama bizim tahminimiz Mısır'da 3 bin kadar Türk şehidinin yattığı şeklindedir" ifadesini kullandı.

Mithat Atabay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Mısır'ın, Osmanlı Devleti'nin hakimiyetine Yavuz Sultan Selim döneminde 1517'de girdiğini, 1882 yılında ise İngiltere'nin bu toprakları işgal ettiğini belirterek, "İngiliz işgaline rağmen Mısır'ın Osmanlı Devleti'nden hukuksal anlamda kopmadı, yıllık vergilerini vermeye devam etti" bilgisini verdi.

Atabay, İngiltere'nin 1914 yılında, 1. Dünya Savaşı'nın başladığı sırada Mısır'ı kendi topraklarına kattığını ilan ettiğini bildirdi.

Osmanlı Devleti'nin, 1. Dünya Savaşı sırasında, savaşın ilk yılında 3 cephede mücadele ettiğini, bunlardan birinin de Kanal Cephesi'nde, Mısır'da bulunan İngilizlere karşı yapılan savaş olduğunu hatırlatan Atabay,  "Ancak Osmanlı İmparatorluğu buradaki seferlerde başarılı olamadı" dedi.

-Mısır'daki İngiliz kamplarında Osmanlı askerleri

Asıl, 1. Dünya Savaşı sırası ve sonrasında, Osmanlılar ve Türkleri ilgilendiren en önemli konunun Mısır'daki İngilizlerin esir kampları olduğunu anlatan Atabay, şöyle konuştu:

"Osmanlı İmparatorluğu neredeyse her cephede, kuzey cepheleri hariç olmak üzere İngiltere ile savaşmıştır. Bunlardan birisi de Çanakkale cephesiydi. Çanakkale Cephesi'nde Türkler, 10 bin kadar askeri esir olarak İngiliz ve Fransızlara verdi. Bunlardan 8 bini İngilizlerin, 2 bini ise Fransızların elindeydi. İngilizler, Çanakkale Cephesi'nde ele geçirdikleri Türk esirlerin büyük kısmını Mısır'daki esir kamplarına gönderdi. Bu esirler Mısır'daki 8 esir kampında tutuldu. Esir kampları daha çok Nil Vadisi ve Mısır'ın kuzey bölgesindeydi. Bunların en ünlüleri Heliopolis ve Seydi Beşir kamplarıydı. Bunların dışında Maadi, Kahire Kalesi, Ra-el-tin, Bilbeis, Kasr-ı Nil Kışlası ve Gabbari Cezaevi,Türklerin esir olarak tutuldukları yerlerdi. Ayrıca savaş sırasında yaralanan, çeşitli hastalıklara yakalanan insanların tedavi edildiği ve aynı zamanda da esir muamelesi yapıldığı hastaneler de bulunuyordu. Bunlar İngilizler tarafından yönetiliyordu. Abbassiah ve Mısır Hilal-i Ahmer hastaneleri bunların içerisinde yer alıyordu."

Esir kamplarının geleceğin ne olacağı konusunda tereddütlerin yaşandığı yerler olduğuna işaret eden Atabay, şunları kaydetti:

"Kamplarda sadece erler değil, üst düzey subaylar da esaret altında bulunuyordu. Buralarda sağlıklı yaşam sürmek oldukça zordu. Askerlerimizin geride bıraktıkları aileleri merak içindeydi. Bu kamplarda tutulan esirlerimizin ihtiyaçları özellikle Hilal-i Ahmer (Kızılay) tarafından toplanan yardımların buralara ulaştırılmasıyla karşılanıyordu. Askerlerini ailelerine mektup gönderebilmek için Hilal-i Ahmer ile Kızıhaç'ın işbirliği yaptığını biliyoruz. Mısır'daki esir kamplarının en önemli özelliklerinden biri, savaş sırasında ve sonrasında yaygın şekilde hastalıkların görülmesi oldu. Kolera, verem, berberi, sıtma ve dizanteri oldukça yaygındı. Baktığımız zaman esir kamplarının büyüklüğüne göre günde 400-500 kişinin revire çıktığını görüyoruz."

"Mısır, Türkiye için dikkate değer bir toprak parçasıdır"

Yrd. Doç. Dr. Mithat Atabay, kamplarda, esirlere yönelik salgın hastalıklara yakalanmaması, dezenfekte edilmesi için kimyasal ilaçların kullanıldığının görüldüğünü söyledi.

Kimyasal ilaçlar kullanılırken insanların tamamen elbiselerinin çıkarıldığını ve sıvı havuzlarının içine sokulmaya zorlandığını anlatan Atabay, "Bu havuzlara giren pek çok askerimizin, gözlerine giren kimyasaldan dolayı körlük yaşadığını biliyoruz. Bunlar hatıratlarda da dile getirilmiştir. Bu açıdan Mısır'daki esir kampları dikkati çekici olmuştur" dedi.

Atabay, askerlerin kamplarda vakit geçirebilmek için çeşitli meşgalelerde bulunduğunu, müzik kolları oluşturulduğunu, futbol oynandığını anlattı. Mithat Atabay, kamplarda esir askerlerin, bazı gazete ve dergiler çıkarıldığını, bunlar elle çoğaltıldığını da bildirdi.

Mısır'da kendisinin 14 dergi ve gazetenin yayımlandığını tespit ettiğini dile getiren Atabay, "Bunların kaç sayı yayımlandığı konusu ise tereddütlüdür" değerlendirmesini yaptı.

Esir kamplarında sağlıksız olan koşullar ve hastalıklar dolayısıyla hayatlarını kaybeden askerler olduğunu belirten Atabay, şunları kaydetti:

"Mısır'da şehit olan askerlerimiz için 8 şehitlik var. Bunların başında da Seydi Beşir yakınlarındaki şehitlik geliyor. Ayrıca Remle, Zekazik Kosta, Kodesna, Abbasiya, Tura, Telkebir ve Kunaytıra'da şehitliklerimiz var. Bu şehitliklerde ne kadar askerin yattığı konusu ise tereddütlü. Bazıları gerçekten itinayla, bazıları ise itina edilmeden, toplu olarak gömülmüştür. Ama bizim tahminimiz Mısır'da 3 bin kadar Türk şehidinin yattığı şeklindedir. Bu açıdan Mısır Türkiye için dikkate değer bir toprak parçasıdır." - Çanakkale

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel '3 Bin Şehidimizin Yattığı Mısır, Türkiye İçin Dikkate Değer Bir Toprak Parçası' - Son Dakika


Advertisement