6. Korkut Ata Film Festivali'nde yapay zekanın sinemada karar alma rolü tartışıldı - Son Dakika
Son Dakika Logo
Son Dakika Uygulamayı yükle! YÜKLE

6. Korkut Ata Film Festivali'nde yapay zekanın sinemada karar alma rolü tartışıldı

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
6. Korkut Ata Film Festivali\'nde yapay zekanın sinemada karar alma rolü tartışıldı

6. Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali'nde Atlas 1948 Sineması'nda yapılan panelde yapay zekanın sinemayı dönüştürmesi tartışıldı. Sinema Genel Müdürü Birol Güven, yapay zekanın karar alma süreçlerinde etkili hale gelmesine dikkati çekti.

6. Korkut Ata Türk Dünyası Film Festivali kapsamında "Sinemada Yapay Zeka ve Kadim Anlatının Dijital Dönüşümü" paneli, Atlas 1948 Sineması'nda gerçekleştirildi.

Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY), TRT ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA) katkı sunduğu festival çerçevesindeki panelde, yapay zekanın hızla gelişen üretim kapasitesinin sinema sektörünü nasıl dönüştürdüğü, geleneksel hikaye anlatıcılığının yeni teknolojilerle ilişkisi, insanın yaratıcılığı, karar verme yetkisi ve teknoloji üzerindeki kontrolü ele alındı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven, Prof. Dr. Serdar Öztürk, Doç. Dr. Şebnem Özdemir, dijital içerik üreticisi ve eğitmen Ozan Sihay, deneyim tasarımcısı ve hikaye anlatıcısı Cenk Caner ile Azerbaycanlı yönetmen ve yapımcı Seyran Mahmudoğlu'nun katıldığı panelde, yapay zekanın teknik imkanlarından etik ve felsefi boyutlarına uzanan görüşler paylaşıldı.

"Bıçak hala bizim elimizde mi?"

Panelde konuşan Birol Güven, yapay zekanın yalnızca insanın kullandığı bir araç olmaktan çıkarak karar alma süreçlerinde de etkili hale gelmesine dikkati çekti.

Yapay zekayı bıçak örneği üzerinden değerlendiren Güven, "Aynı araçla hem yararlı hem de zararlı işler yapılabilir ve bugüne kadar bu araçların nasıl kullanılacağına insan karar verdi. Günümüzde ise artık insanın yerine karar verebilen algoritmalarla karşı karşıyayız. Bu durumda 'Peki o zaman bıçak bizim elimizde mi?' sorusunu sormak kaçınılmaz bir hal alıyor." değerlendirmesinde bulundu.

Teknolojinin insan hayatını kolaylaştıran yönlerine dikkati çeken Güven, asansör ve yürüyen merdiven gibi yeniliklerin gündelik hayatın doğal bir parçası haline geldiğini hatırlatarak, yapay zekanın sağladığı kolaylıkların ötesinde, insanın düşünme ve karar verme süreçlerinde üstlendiği rolün giderek daha önemli bir meseleye dönüştüğünü söyledi.

"Bıçak çocuğun elinde ama biz de onun omzundan tutuyoruz"

İstinye Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şebnem Özdemir, yapay zekaya artan bağımlılığın insanların düşünme ve karar verme alışkanlıkları üzerindeki etkilerini değerlendirdi.

Özdemir, insanların teknolojiye danışmadan fikir üretmekte zorlanmaya başladığını ve bu eğilimin farklı yaş gruplarına yayıldığını belirterek, yapay zeka sistemlerinin gelişimi karşısında insan denetiminin korunması gerektiğini ifade etti.

Güven'in bıçak benzetmesini farklı bir açıdan ele alan Özdemir, "Bıçak bizim elimizdeydi ama şimdi çocuğun elinde, biz de omzundan tutuyoruz." diye konuştu.

Yapay zekaya karar verme yetkisinin bütünüyle devredilmesinin doğurabileceği sonuçlara işaret eden Özdemir, yapay zeka sistemlerinin bilinç sahibi olup olmadığına ilişkin tartışmaların henüz kesin bir yanıtının bulunmadığını, insan bilincinin dahi tüm yönleriyle açıklanamadığını kaydetti.

"Akıl, zeka ve bilinç arasındaki farklar sorgulanmalı"

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Öztürk de yapay zeka tartışmalarının yalnızca zeka kavramı üzerinden yürütülmesinin insanın düşünsel ve sanatsal özelliklerine ilişkin önemli soruların gözden kaçırılmasına yol açabileceğini söyledi.

"Akıl", "zeka" ve "bilinç" kavramları arasındaki farklılıkların sorgulanması gerektiğini vurgulayan Öztürk, sinemada teknolojinin gelişimiyle birlikte gerçeklik ve yabancılaşma kavramlarının da yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Öztürk, yönetmen Christopher Nolan'ın dijital imkanlara rağmen analog sinema teknolojilerini tercih etmesini örnek göstererek, sinemacının gerçeklikle kurduğu ilişkinin sanatsal üretimdeki önemini anlattı.

Yabancılaşmayı, insanın ürettiği eserle kurduğu aidiyet bağının zayıflaması üzerinden değerlendiren Öztürk, yeni teknolojilerin sinemacının kendi eserine ilişkin üretim duygusunu nasıl etkilediğinin de tartışılması gerektiğini vurguladı.

İçerik üretimi ve Türk dünyası sineması ele alındı

Azerbaycanlı yönetmen ve yapımcı Seyran Mahmudoğlu ise yapay zekanın belgesel sinemadaki kullanımını değerlendirerek, teknolojik gelişmelerin sunduğu imkanlarla sanatsal değer üretiminin??????? birbirinden ayrılması gerektiğini savundu.

Yapay zeka ne kadar gelişirse gelişsin hakikatin özünün yerini alamayacağını ifade eden Mahmudoğlu, belgesel sinemanın gerçeklikle kurduğu ilişkinin bu açıdan önemli olduğunu belirtti.

Film yapımında dron gibi yeni teknolojilerden yararlanılabileceğini ancak teknik araçların tek başına özgün bir sanat eseri ortaya koymaya yetmeyeceğini dile getiren Mahmudoğlu, sinemada insanın bakış açısının ve sanatsal tercihinin belirleyici olduğu görüşünü paylaştı.

Panelin sektörel boyutunda ise yapay zekanın reklamcılık, dijital içerik üretimi ve hikaye anlatıcılığında açtığı yeni alanlar öne çıktı. Dijital içerik üreticisi ve eğitmen Ozan Sihay'ın katılımıyla yapay zekanın reklam ve sosyal medya içeriklerindeki kullanım alanları, deneyim tasarımcısı ve hikaye anlatıcısı Cenk Caner'in katılımıyla da sinemanın teknolojik dönüşümü ve anlatı biçimleri arasındaki ilişki ele alındı.

Yapay zeka destekli üretim süreçlerinin sunduğu yeni olanaklar, sinemacının değişen rolü ve teknolojik gelişmelerin özgün içerik üretimine etkilerinin tartışıldığı panelde, Türk dünyasının köklü anlatı geleneğinin dijital teknolojilerle nasıl buluşabileceği ve yeni üretim araçlarının farklı coğrafyalardaki sinemacılara sunabileceği imkanlar da değerlendirildi.

Kaynak: AA

Sizin düşünceleriniz neler ?

1000

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.