AB, Türkiye İlerleme Raporu'nu Açıkladı - Son Dakika
Son Dakika Logo

AB, Türkiye İlerleme Raporu'nu Açıkladı

AB, Türkiye İlerleme Raporu\'nu Açıkladı
10.10.2012 13:09  Güncelleme: 13:11

AB Komisyonu, Türkiye hakkındaki İlerleme Raporu'nda, Türkiye'nin yeni anayasa sürecinde son 1 yılda aldığı mesafeyi överken ifade özgürlüğüyle ilgili endişelere yer verdi.

Avrupa Birliği Komisyonu, Türkiye hakkındaki

İlerleme Raporu'nda, Türkiye'nin ordu-sivil ilişkileri ve yeni anayasa sürecinde

son 1 yılda aldığı mesafeyi överken ifade özgürlüğüyle ilgili endişelere yer

verdi.

AB Komisyonu, Türkiye ve diğer aday ülkelerle ilgili yıllık ilerleme

raporlarını yayımladı.

Raporda Türkiye'de "güvenlik güçleri üzerinde sivil denetimin daha da

sağlamlaştırıldığı ve Genelkurmay'ın siyasi konularda doğrudan ya da dolaylı

baskı yapmaktan genellikle kaçındığı" belirtildi.

İlerleme Raporu'nda sivil-asker ilişkilerinde yaşanan olumlu gelişmeler

arasında, subayların artık milli güvenlik dersleri vermemesi, istihbarat

paylaşımına askeri istihbaratın da dahil edilmesi, askeri harcamaların Sayıştay

ve TBMM tarafından denetlenmesinde kısmen ilerleme sağlanması ve sivil-asker

ilişkilerinin demokratikleşmesine dönük bazı sembolik adımların atılması sayıldı.

Raporda, Genelkurmay'ın hala Milli Savunma Bakanı yerine Başbakan'a bağlı

olduğu, jandarma üzerinde sivil kontrolün yetersiz kaldığı, yargıda askeri ve

sivil ikili yapının devam ettiği ve TSK İç Hizmet Kanunu'nun değiştirilmediği

ifade edildi.

AB Komisyonu'nca hazırlanan 97 sayfalık raporda, Milli İstihbarat Teşkilatı

(MİT) yasasında yapılan değişiklik ile özel olarak görevlendirilen istihbarat ve

kamu görevlileri hakkında soruşturma açılmasının Başbakan'ın iznine tabi hale

getirilmesinin "bazı kamu personeline keyfi dokunulmazlık sağladığı, tutarsız

yoruma açık hale getirdiği ve yasal denetimi dışladığı" değerlendirmesinde

bulunuldu.

Raporda, "Balyoz Planı" ve "Ergenekon" gibi yapılanmalara yönelik davaların

"Türkiye'de demokratik kurumların uygun işleyişine ve hukukun üstünlüğüne güveni

artırmak için fırsat sunduğu fakat yargılama sürecindeki eksiklikler ve geniş

kapsamla ilgili gerçek endişelerin bu davaları gölgelediği" ifadesi yer aldı. Söz

konusu davalarda "savunma hakkının, uzun tutukluluk sürelerinin ve aşırı uzun ve

türlü ayrıntılara giren iddianamelerin endişe kaynağı olduğu, davaların siyasette

kutuplaşmaya katkı yapabileceği" görüşü dile getirildi.

"Kürt meselesinin Türkiye'nin demokrasisi için kilit bir meydan okuma olmayı

sürdürdüğü" kaydedilen raporda, 2009 yılında başlatılan demokratik açılımın ve

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'la CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun çözüm

için görüşerek başlattıkları inisiyatifin "devamının gelmediği" dile getirildi.

Raporda, terör örgütü PKK'nın şehir yapılanması olduğu iddia edilen KCK'ya

yönelik soruşturmanın önemli ölçüde genişlediği, artan sayıda BDP'li siyasetçi,

belediye başkanı ve meclis üyesinin tutuklandığı ve bunun yerel demokrasiye

olumsuz yansımaları olduğu ifade edildi.

AB İlerleme Raporu'nda, Aralık ayında Şırnak'ın Uludere ilçesinde 34 sivilin

ölümüyle sonuçlanan hava saldırısının ve bu olayla ilgili "şeffaf bir soruşturma

yapılmamasının güven kaybına neden olduğu ve siyasi sorumluluğun tartışılmadığı"

değerlendirmesine yer verildi.

-Yeni anayasa süreci-

Raporda yeni anayasa sürecinin Kürt meselesi başta olmak üzere Türkiye'nin

köklü sorunlarına çözüm fırsatı sunduğu dile getirildi.

Yeni anayasa yapımı sürecinde atılan müspet adımların övüldüğü raporda,

şeffaflık konusunda bazı sınırlamalar olsa da, yeni anayasa hazırlıklarının

demokratik ve katılımcı bir süreçte devam ettiği belirtildi. Yeni anayasanın

meşruiyetinin uzlaşma ruhunun korunmasından ve katılımın mümkün olduğunca geniş

tutulmasından geçtiği vurgulandı.

AB raporunda, hükümetin yeni anayasayla daha fazla demokratikleşme ve siyasi

reform hedefine bağlı olduğu belirtilirken, "önemli yasal düzenlemelerde sivil

topluma yeterince danışılmaması" eleştirildi.

İfade özgürlüğü başlığı altında Türkiye'de Ermeni meselesi ve ordunun rolü

gibi hassas konuların tartışıldığı ve muhalif görüşlerin sıklıkla ifade edildiği,

tutuklu yargılanan birçok gazetecinin serbest bırakıldığı ve 3'üncü yargı

paketiyle, basılmamış kitaplara el konulmasının yasaklandığı aktarılan raporda,

bu "reformların ifade özgürlüğüyle ilgili kaydadeğer ilerleme sağlamaya

yetmediği" tespiti yapıldı.

Raporda, "çok sayıda gazeteci, yazar ve akademisyen hakkında davalar

açıldığı, birçok olayda açıkça hükümeti eleştiren gazetecilerin işten çıkarıldığı

ve bunlara ilaveten medya gruplarının genellikle farklı alanlarda faaliyet

gösteren holdingler olmasının, çıkarları farklılaştırarak fiiliyatta ifade

özgürlüğünün kısıtlanmasına ve basında oto sansürün yaygınlaşmasına neden olduğu"

ifadelerine yer verildi.

İlerleme Raporu'yla birlikte açıklanan genişleme stratejisi belgesinde ise,

"Türkiye'nin siyasi kriterleri bütünüyle karşılaması noktasında kaydedeğer

ilerleme sağlanamaması konusunda endişeler artıyor" denilerek, Türkiye

hükümetine, hazırlıkları süren 4'üncü yargı reformu paketinde, ifade özgürlüğüyle

ilgili temel sorunlara çözüm getirmesi çağrısı yapıldı.

Muhabir: Feyzullah Yarımbaş

Yayıncı: Ogün Duru - BRUKSEL

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel AB, Türkiye İlerleme Raporu'nu Açıkladı - Son Dakika


Advertisement