AK Parti Milletvekili Değerlendirme ve İstişare Toplantısı - Son Dakika
Son Dakika Logo

AK Parti Milletvekili Değerlendirme ve İstişare Toplantısı

04.12.2012 15:23  Güncelleme: 15:26

Başbakan Erdoğan, "Bizim tüm iyi niyetimize, tüm çabalarımıza rağmen BDP çözümün bir parçası olmak yerine ne yazık ki terörün bir parçası olmakta ısrarcı oldu" dedi.

AK Parti Genel Başkan ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bizim tüm iyi niyetimize, tüm teşviklerimize, tüm çabalarımıza rağmen BDP çözümün bir parçası olmak yerine ne yazık ki terörün bir parçası olmakta ısrarcı oldu" dedi.

Başbakan Erdoğan, genel merkezdeki AK Parti Milletvekili Değerlendirme ve İstişare Toplantısı'nda terör konusunda, terörle mücadele konusunda, Kürt vatandaşların sorunları konusunda hiçbir dolambaçlı yola bugüne kadar müracaat etmediklerini vurguladı.

Erdoğan, şöyle devam etti:

"Daha en başından, partimizi kurduğumuz andan itibaren Türkiye'nin bu önemli meselesi hakkında her zaman samimiyetin diliyle, gönül diliyle, en önemlisi de milletimizin, 75 milyonun diliyle, hassasiyetiyle konuştuk. Her zaman yaptığımız gibi bugün de sadece ve sadece milletimin diliyle, sadece ve sadece gönül diliyle sizlere ve aziz milletime sesleniyorum. Herkes bir defa etnik bir kafa zihniyetini bir kenara koysun. Bir defa bölgesel milliyetçiliği bir kenara koysun, açık, net olsun. Biz, 'birilerinin elinde silah var' diyen onların diliyle konuşamayız. Biz haklının ve hakkın diliyle konuşmak zorundayız, ortada bir gerçek var."

TBMM'nin dünyanın birçok parlamentosundan ayıran çok önemli bir özelliğinin bulunduğunu ifade eden Erdoğan, "TBMM, Türkiye topraklarının işgal altında olduğu bir dönemde kurulmuş, işgale son verecek olan istiklal savaşımızı bizzat sevk ve idare etmiştir. TBMM, ülkemizin, milletimizin başına gelebilecek en ağır sorun karşısında bu sorunu çözmek üzere teşekkül edilmiştir. Demokrasilerde ülkeyi ve milleti ilgilendiren her sorunun yegane çözüm merci TBMM'dir" dedi

TBMM'nin milletin seçtiği temsilcilerden oluştuğunu, milleti temsil eden, millet iradesinin tecelligahı olan bir zemin olduğunu vurgulayan Erdoğan,

"Türkiye'de müdahalelerin daha ilk yanlışı sorun çözme merci olan Meclis'i bir sorun gibi görerek kapatması olmuştur. Meclis sorun çıktığında kapatılacak değil, soruna çözüm üretebilecek bir makamdır. Aynı şekilde milletvekili sorun çıktığında yok sayılacak değil, tam tersine soruna çözüm üretebilecek, AK Parti olarak Meclis'i, milli iradeyi, Meclis'in ve milletvekillerinin sorun çözme iradesini biz her şeyin üzerinde gördük. Bunu her zaman savunduk ve 10 yıl boyunca da bu iradeyi sürekli olarak güçlendirdik" ifadelerini kullandı.

Meclis iradesini zayıflatmaya, yok etmeye yönelik tüm planları deşifre ettiklerini ve yargıya intikal ettirdiklerini belirten Erdoğan, "Kendisini Meclis'in, milli iradenin üzerinde gören kurumların yapılarını milli iradeyi güçlendirecek şekilde güçlendirdik" diye konuştu.

-"BDP terörün bir parçası olmakta ısrarcı oldu"-

Meclis'te alınan kararların yok sayıldığı durumlarda milletin hakemliğine başvurduklarını ifade eden Erdoğan, şunları söyledi :

"Örneğin Cumhurbaşkanlığı seçiminde doğrudan millete gittik ve milletin hakemliğine başvurduk. 10 yıl boyunca yaptığımız tüm reformlarda, attığımız her adımlarda milleti, milletin hassasiyetlerini, milletin iradesini gözettik. Dokunulmazlık milletvekiline bir üstünlük, bir ayrıcalık, bir istisnai durum sağlamak üzere değil, milletvekilini güçlendirmek, dolayısıyla milli iradeyi güçlendirmek amacıyla getirilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin de ifade ettiği gibi yasama dokunulmazlığı milli iradenin eksiklik gerçekleştirilmesinin bir aracıdır. Yasama dokunulmazlığı milletvekillerinin görevlerini her türlü kaygı ve baskıdan uzak şekilde yapmalarını sağlamak için vardır. Yasama dokunulmazlığı milletvekillerinin keyfi ceza kovuşturmalarıyla etkisiz hale getirilmelerini önlemek için vardır. Biz, AK Parti'yi kurduğumuz günden beri terör meselesinin de özellikle, siyasi Kürtçülük meselesinin de özellikle üzerinde ısrarla durduk. TBMM'nde bunun çözülebileceğini, çözüm yerinin Meclis olduğunu her fırsatta ifade ettik. 2007 ve 2011 seçimlerinde Meclis'e giren bugün BDP çatısı altında toplanmış milletvekillerinin çözümün bir aracı olabilmeleri için her fırsatta biz teşvik ettik. Reformların yapılabilmesi, hak ve özgürlüklerin genişletilmesi, Türkiye'nin daha iyi standartlarda demokrasiye kavuşabilmesi için BDP'nin sürece dahil olması, sorumluluk yüklenmesi gerektiğini her zaman kendilerine söyledik. Bizim tüm iyi niyetimize, tüm teşviklerimize, tüm çabalarımıza rağmen BDP çözümün bir parçası olmak yerine ne yazık ki terörün bir parçası olmakta ısrarcı oldu."

-"BDP terör örgütünün iradesini temsil etmeyi seçmiştir"-

"Özellikle Kürt kardeşlerime, vatandaşlarıma soruyorum, elinizi vicdanınıza koyun" diyen Erdoğan, "BDP bugüne kadar çözüm için, kanın durması için, gözyaşının durması için ne yapmıştır, hangi adımı atmıştır, hangi yapıcı eleştiriyi, makul bir öneriyi getirmiştir. BDP gençlerin ölmesi ve öldürmesini engellemek adına, annelerin gözyaşlarını dindirmek adına bugüne kadar hangi samimi çabanın içinde olmuştur" dedi.

Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"BDP Meclis içinde kendisini seçenlerin değil, terör örgütünün iradesini temsil etmeyi seçmiştir. BDP Meclis içinde ve dışında yaşatmayı değil, ölmeyi ve öldürmeyi teşvik eden bir tutum içinde olmuştur. BDP, 'Kürt meselesi' adıyla ortaya bir başlık atmış ve bunu çözmek için değil, bir 'Türk meselesi' çıkarmak için böyle bir fitneyi, nifak girişimini alevlendirmek için çok güçlü tahrik içinde, provokasyon içinde olmuştur."

-"BDP alçakça döngünün değirmenine su taşıdı, hala su taşıyor"-

Etnik milliyetçiliği kabul etmediklerini, Türk ve Kürt milliyetçiliklerinin de karşısında olduklarını vurgulayan Erdoğan, "Nasıl bir tavır içinde olduklarını hepimiz görüyoruz. Terör örgütü çocukları ikna ederek değil, kaçırarak dağa götürdü, hala götürüyor. O çocuklar dağda bile birer ölüm makinesine, birer robota dönüştürülüyor. Gidenler, gelenler anlatıyor, o inlerde, mağaralarda o çocuklara neler yapıyorlar. Kızlar ne hale getiriliyor. Bunlar artık açık, net elimizde belgelerle, bilgilerle var, artık bunlar gizli saklı değil, ama bütün bunların benim Kürt kardeşlerim tarafından çok iyi bilinmesi lazım" dedi.

Erdoğan şunları kaydetti:

"Bütün bu olanlar karşısında BDP aleni şekilde alçakça döngünün değirmenine su taşıdı, hala su taşıyor. Dağı adres olarak gösteriyorlar, terörü adete kutsuyorlar, terörün diliyle, ağzıyla konuşan o gençlerin kanlarının akıtılmasına bunlar ortak oluyor. O gençler dağda ölüyor, öldürülüyor, infaz ediliyor, tacize, tecavüze uğrayıp katlediyor, o gençlerin cenazeleri şehirlere geldiğinde, BDP kendi eliyle ölüme gönderdiği bu gençleri bu kez de cenazeleri üzerinden istismar yapacak kadar alçalıyor. İşte bazen yürekli babalar çıkarsa bunları kovuyor, ama korktuğu zaman da başını öne eğiyor. O gençlere hayatı zehir ederek, o gençleri hayatlarının baharında hayallerinin hasreti içinde ölüme gönderdiler. Yetmedi cesetlerini bile istismar edecek kadar insanlıktan çıktılar, bu gerçekten insanlık dışı cenaze törenlerinde bakıyorsunuz en önde BDP'liler var. Yeri geliyor polisle, askerle çatışıyor, güvenlik güçlerine hakaret etmekten, şiddet uygulamaktan geri durmuyor, yine yetmedi en son gittiler kameraların önünde, milletin önünde eli kanlı teröristlerle kucaklaşmak gibi bir densizlik sergilediler, öpüşmek gibi bir densizlik sergilediler. Samimiyetin ne denli, nerelere ulaştığını gösterircesine."

-"BDP'lilerin yolu siyaset yolu mudur-"-

Başbakan Erdoğan, BDP'nin hareketlerinde, tavırlarında ve eylemlerinde çözüme yönelik, siyasi mücadeleye yönelik en küçük bir işaret bulunmadığına dikkati çekerek, "Şimdi siyaset yolu kapanmasın' diyorlar. Zaten hiç kapanmadı, ama BDP'lilerin yolu siyasetin yolu mudur- Biz parti kapatmaya ilkesel olarak karşı olan bir partiyiz. Siyasetin yolu bu, partiler değil mi, partiler. Peki bunlar 12 Eylül referandumunda parti kapatmayı yasaklayan değişikliğe niçin destek vermediler. Niçin Parlamento'yu terk edip gittiler, niçin oy kullanmadılar. Orada oy kullanmış olsalardı bugün parti kapatmak diye bir şey yoktu Türkiye gündeminde. Bizim içimizden de ne yazık ki iki, üç kişi çıktı, onlarda onlarla beraber hareket ettiler, maalesef o oylamada biz parti kapatma olayını gerçekleştiremedik" diye konuştu.

(Sürecek)

Muhabir : Kadir Karakuş-Hasan Öymez

Yayıncı : Tolga Özgenç - ANKARA

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel AK Parti Milletvekili Değerlendirme ve İstişare Toplantısı - Son Dakika


Advertisement