AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'de kabul edilen tezkere konusunda MHP'nin ilkeli bir duruş sergilediğini, bu nedenle MHP ve Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye teşekkür ederek,
"Uluslararası kuruluşlar, devletler attığımız adımı destekliyor ama Türkiye'nin Anamuhalefet partisi karşımıza dikiliyor" dedi.
Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel'in komutanlarla birlikte bölgede olduğunu belirterek, "Durmak yok, yoğun bir şekilde kararlılığımızı ortaya koyacağız. Böyle büyük bir devleti, böyle büyük bir milleti CHP yönetiminin keyfine kaprislerine mahkum edemeyiz, buna asla izin veremeyiz" diye konuştu.
CHP'nin, böyle bir meselede, ortaya milli bir duruş koyamayacak kadar farklı bir yerde olduğunu ifade etti. Türkiye'nin kaderini; tezkereye karşı çıkmak görüntüsü altında Suriye yönetimine, Esed'e destek olan onların çıkarına onlardan daha fazla hizmet eden Anamuhalefet partisinin ellerine bırakamayacaklarını bildirdi. Erdoğan, CHP'nin bu hadise de bir kez daha BDP'nin kuyruğuna kapıldığını söyledi.
Başbakan Erdoğan, bölücü terör örgütü uzantılarının, Suriye'nin kuzeyindeki varlığını koruma kaygısında olan BDP'nin hangi amaca hizmet ettiğinin herkesçe anlaşıldığını kaydederek, "Esed aşkının CHP'nin gözünü kör etmesini anlamak mümkün değil" dedi. Erdoğan, Hükümet'in tezkereye ne kadar ihtiyacı bulunduğunun o kadar açık olduğunu, bunu tartışmanın bile abesle iştigal olacağını bildirdi.
Erdoğan, "Şayet tezkereyi desteklemeyi Hükümet'e ve AK Parti'ye destek olarak görüp gururunuza yediremiyorsanız, hiç olmazsa susma erdemini gösteriniz. Meclis'ten sonra hala televizyon televizyon dolaşıp bunları söylüyor. Buyur devam et, zaten konuştukça batıyorsun, öyle bir bataklığın içindesin, çırpındıkça daha da batacaksın. Bu milli meselede ortaya koyduğu ilkeli duruş için MHP'ye ve genel başkanına teşekkür ediyorum. Bize her şeyi söyleyebilirsin, ayrı bir şey ama nihayetinde 'bu bir milli meseledir' deyip bu işe destek vermek erdemliliktir" diye konuştu.
-"Bir kişi için Hint Yarımadası'na donanma gönderen millet"-
Suriye'de onlarca yüzlerce insanın ölmeye devam ettiğini, bu ölümler ve yaşanan çatışmaların sorunu daha da derinleştirdiğini belirten Erdoğan, şöyle konuştu:
"Bir televizyon kanalı, Telabya'daki Türkmen kardeşlerimizin çektikleri zulmü anlatıyor. Bunlar bizimle iç içe, bunlarla akrabalıklarımız var. Buna nasıl sessiz kalırız ya olabilir mi- Bunun tarihi sorumluluğu var bizim üzerimizde. Suriye'deki gelişmeleri bütün uluslararası kuruluşlar, devletler dikkatle takip ediyor, gizli veya açık müdahil olmaya çalışıyor, hatta attığımız adımı hepsi destekliyor, 'yanınızdayız' diyorlar. Ama Türkiye'nin Anamuhalefet partisi karşımıza dikiliyor.
Biz Suriye konusunda ekonomik veya siyasi hesaplarla hareket etmiyoruz. AK Parti iktidarını Suriye konusunda ileri gitmekle, kendi başını ağrıtmakla suçlayanlar büyük bir yanılgı içindedirler. Türkiye'nin yanı başındaki yangına seyirci ve sessiz kalması mümkün değil. Komşusundaki yangına karşı gözünü ve kulağını kapatanlar, sadece kendilerini kandırırlar. 910 kilometrekarelik sınırımız olan bir ülkedeki her gelişme, siz isteseniz de istemezseniz de sizi de etkiler, sizi de olumsuz sonuçlara doğru sevk eder. On binlerce insan sınırı geçerek dost ve kardeş gördüğü Türkiye'ye sığınıyor. Şu anda rakam 100 bini buldu. Biz bu 100 bin kardeşimize ev sahipliği yapıyoruz, yapacağız. Bütün gayretimizle onlara elimizdeki tüm imkanları seferber ederek, farklı yerlerden destek gelmeden, CHP'den de destek gelmiyor ha onu söyleyeyim... Diğerini söylememize gerek yok. Biz bütün mücadelemizi veriyoruz, vereceğiz, o kardeşlerimizi burada en iyi şekilde ağırlamaya devam edeceğiz.
Hükümet'in Suriye politikasını eleştirenler, bu insanlık dramına karşı nasıl davranmayı öneriyor- Kapıları kapatıp onları zalim Esed rejiminin kucağına atalım; binlerce, onbinlerce insanı o katliamın içinde bırakalım onu mu istiyorlar- Bu Türk milletine yakışır mı- Kendi halkını, şehirlerini bombalayan Esed'e gösterdiğiniz sempatinin, empatinin, muhabbetin bir parçasını bu mazlum, mağdur çaresiz insanlar niçin gösteremiyorsunuz- Türkiye gerekirse sıkıntı çeker ama kendisine sığınan mazlum insanlara sırtını dönemez. Bu bizim tarihimizde de kültürümüzde de değerlerimize de yok. Bu millet ta Hint Yarımadası'na bir kişi için donanma gönderen bir millettir. Bu bir insanlık, samimiyet testidir. Türkiye bu meseleye insani hassasiyetle yaklaşmıştır, bundan sonra da aynı erdemli tavrı sergilemeye devam edeceğiz."
-"Saddam'ın zulmünden kaçanlara da kucağımızı açmıştık"-
Başbakan Erdoğan, Suriye'nin ve halkının Türkiye için herhangi bir ülke olmadığını kaydetti.
Türkler'in, Suriye'de kan bağı ile bağlı pek çok akrabası olduğunu ifade eden Erdoğan, "Suriye halkının tamamı bizim kardeşimiz. Arabı ile Türkmeni ile Kürdü ile hepsi bizim kardeşimiz. Müslümanı, Hristiyanı ile hepsi bizim kardeşimiz. Her birimiz kendi öz kardeşimizin başı dara düştüğünde maddi ve manevi imkanlarımızla onun yanında yer almıyor muyuz- Suriye'deki kardeşlerimiz konusunda da Türkiye, Türk halkı olarak aynı duygular içindeyiz, aynı tepkileri veriyoruz. Uluslararası kuruluşların batı ülkelerinin, bölge devletlerinin Suriye politikaları farklı saiklerle oluşabiliyor olabilir ama biz Suriye politikamızı, Suriye halkı karşısındaki duruşumuzu onlara göre, onların saiklerini bakarak asla belirlemedik belirleyemeyiz" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin geçmişte, 1990 yılında Kuzey Irak'tan Saddam'ın zulmünden kaçanlara hiç tereddüt etmeden kucağını açtığını hatırlatarak, Türkiye'ye yaklaşık 750 bin kişinin sığındığını kaydetti.
Türkiye'nin, Bulgaristan'da zulme uğrayan Türkler'e de kucak açtığını dile getiren Erdoğan, "Bosna'da zulme uğrayan kardeşlerimiz için de aynısını yapmıştık. Kıbrıs'ta soydaşlarımız katletildiğinde, varlıkları tehlikeye girdiğinde hiç tereddüt etmeden, bize faturası ne oldu diye bakmadan bütün imkanlarımızla yanlarında olmuştuk, hala da olmaya devam etmiyor muyuz- Hala da bunun bedelini ödemiyor muyuz- 'Hadi bunu Yunanlılara bırakalım' diyebilir miyiz- Niye demiyoruz- Aramızdaki bağlar bunu gerektiriyor da onun için" dedi.
(sürecek)
Muhabir: Coşkun Ergül
Yayıncı: Kudret Topçu - TBMM
Son Dakika › Güncel › AK Parti TBMM Grup Toplantısı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.