
Almanya Türk Toplumu (TGD) 9. genel kurulunu Berlin'de yaptı.
Almanya'nın en büyük Türk çatı örgütü olan Almanya Türk Toplumu'nun (TGD) 9. genel kurulunda gündemin ana maddesini aşırı sağ ve ırkçılığa karşı mücadele oluşturdu. 'Irkçılığa karşı el ele' sloganı altında yapılan genel kurula siyaset dünyasından geniş katılım olurken, TGD başkanlığına yine eski başkan Kenan Kolat seçildi.
Genel kurul Berlinli Olivinn grubunun verdiği mini konserle başladı. Kurulun açılış konuşmasını yapan Eyalet Başbakanı Klaus Wowereit, 'Ne yazık ki bu ülkede 10 yıl boyunca neo-naziler kan döktüler. İnsanlar renklerinden, etnik kökenlerinden veya inançlarından dolayı öldürüldüler. Bunun adı ırkçılıktır' dedi. Wowereit, kurbanlar için düzenlenen anma töreninin yeterli olmadığını belirtirken, güven kaybının geri kazanılması gerektiğini kaydetti. Irkçılıkla mücadelenin sadece azınlık grupların değil çoğul toplumun görevi olduğunu vurgulayan Wowereit, 'Demokrasimizi güçlendirmek tüm demokratik partilerin ve sivil toplumun görevi ve sorumluluğudur' dedi.
Türkiye'nin Almanya Büyükelçisi Hüseyin Avni Karslıoğlu TGD'nin Almanya'daki en aktif çatı kuruluşu olduğunu söylerken 'TGD, göçmenlerin sosyal ve siyasi katılımları için çalışıyor.
Yabancı düşmanlığı ve dışlamaya karşı mücadele ediyor. Göçmenlerin kültürel kimliklerini kaybetmeden toplumda yer alması için çabalıyor. Başarılı angajmanları için ATT'yi tebrik ediyorum? dedi. Neo-Nazi cinayetlerini trajik bir olay olduğunu belirten Büyükelçi Karslıoğlu, 'Irkçı terör sadece yabancılara karşı değil. Bu cinayetler Almanya'nın imajına da zarar veriyor. Irkçılığa karşı mücadele etmek de bu nedenle hepimizin ortak görevi' dedi.
Göçmenlerin toplumda kabul edilmek ve toplumun bir parçası olarak görülmek istediklerini belirten Büyükelçi Karslıoğlu, 'Uyum denilen süreç bana göre katılım süreci olarak adlandırılmalı. Eski misafir göçmen Türkler kültürden sanata ve siyasete kadar topumun her alanında temsil ediliyor. Misafir işçilerin çocukları bugün işveren. 70 binden fazla küçük ve orta ölçekli işletme yılda 30 milyar Euro ciro yapıyor' ifadelerini kullandı. Büyükelçi Karslıoğlu, Almanya'da yapılan uyum ve İslamla ilgili yapıcı olmayan tartışmaların Türk kökenlilerin kendilerini burada istenmediği hissine kapılmasına neden olduğunu da söyledi.
TGD Genel Başkanı Kenan Kolat ise, 'Bugün ırkçılığa kırmızı kart gösteriyoruz. Bu terör örgütünün 10 yıl boyunca dikkat çekmeden, üstelik istihbaratın neo-nazileri gözetlemesine rağmen bu cinayetleri işleyebilmesi kabul edilemez bir olay. 1990 yılından bu yana 182 insan ırkçılığın kurbanı oldu. Bunların hepsi resmi istatistiklerde yer almıyor. İçişleri bakanlığından bunların neden resmi istatistiklerde yer almadığını açıklamasını istiyoruz. Cinayetlerde bazı birimlerin hatalar zinciri gerekçe gösteriliyor. Siyasi arka plan sorgulanmak yerine hatanın nerede olduğu aranıyor. Sorumlu siyasiler nerede' Şu ana kadar bir sorumlu siyasetçinin istifa ettiğini duymadım, bir polisin görevinden alındığını duymadım. Sorumlu siyasetçilerin istifa etmesi gerekiyor. Bunu kendi kendime açıklayamıyorum. Kimse bu cinayetlerde kendini sorumlu hissetmiyor. Eski cumhurbaşkanı Christian Wulff, geçmişte yaptığı hatalardan dolayı istifa etmek zorunda kaldı ama neo-nazi cinayetinde hata yapanlardan kimse istifa etmedi? dedi. Kenan Kolat, kurumsal ırkçılığa karşı durulması gerektiğini de kaydetti.
Dışişleri Bakanlığı nezdindeki Devlet Bakanı Cornelia Pieper, Almanya'da yaşanan cinayetlerin kendisini derinden üzdüğünü ve önyargı olmadan insanların birbirine yaklaşması gerektiğini söyledi. Pieper, bu cinayetlerin Almanya ile Türkiye arasındaki ilişkileri bozmadığını da söyledi. Pieper, iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştiğini vurgularken, Tarabya'da kurulan kültür akademisi ve Türk-Alman Üniversitesinin bu gelişmenin iki örneği olduğunu kaydetti. Pieper, Türkiye'de AB müzakere sürecinde önemli gelişmeler yaşandığını kaydederken, Türkiye'nin kararlı davranıp reformları sürdürmesi durumunda bu yolda başarılı olacağını söyledi.
Konuşmasında Sarrazin tartışmalarına değinen Yeşiller Federal Meclis Grubu eş Başkanı Renate Künast, 'Bazı gazetecilerin 'Sarrazin doğru bir tartışmaya değindi' şeklindeki yorumlarını kabullenemiyorum. Bizim bu biyolojik tartışmaya ihtiyacımız yok. Bunu daha önce yaşadık ve acılarını çektik. Bu sağ popülizme geçit vermemeliyiz' dedi. Renate Künast, ırkçılığın insanların canına mal olduğunu kaydederken, 'Tabi güvenlik birimleri hata yaparsa bu da insan canına mal oluyor' dedi. Künast, ayrıca cinayetlerin aydınlatılmasının kurbanlar ve onların yakınları için bir borç olduğunu söyledi.
Sol Parti Federal Meclis Grup Başkanı Greor Gysi ise Sarrazin'in aşırı sağ popülizmin bir örneği olduğunu ifade ederken, 'Peki güvenlik birimlerinin tüm bu cinayetlerde aşırı sağ arka plan olduğunu hiç görmemesinin nedeni ne olabilir' Bu da ırkçılığın bir göstergesi değil mi?? diye sordu. Gysi, aşırı sağ düşüncenin merkeze kaymaya başladığını ve ırkçılıkla mücadelenin bu alanda başladığını ifade etti.
Genel kurulda, federal hükümetin neo-nazi cinayetlerinde ombudsman olarak atadığı Barbara John, Metropol FM Genel Müdürü Tamer Ergün ve avukat Dr. Sami Özkara'ya ödül verildi.
Genel Kurula, Berlin Büyükelçisi Hüseyin Avni Karslıoğlu, Berlin Eyalet Başbakanı Klaus Wowereit, Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Cornelia Pieper SPD Genel Başkan Yardımcısı Aydan Özoğuz, Yeşiller Partisi Federal Meclis Grup Başkanı Renate Künast, Sol Parti Meclis Grup Başkanı Gregor Gysi, Federal Aile Bakanlığı Müsteşarı Hermann Kues, Belin Eyaleti Çalışma ve Uyum Senatörü Dilek Kolat, Yeşiller Federal Meclis Milletvekili Memet Kılıç, Berlin Başkonsolosu Mustafa Pulat, Berlin eyalet Parlamentosu Sol Parti milletvekili Hakan Taş ve TGD üyeleri katıldı.
Son Dakika › Güncel › Almanya Türk Toplumu Genel Kurulu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.