Atlantik Konseyi 5. Enerji ve Ekonomik Zirvesi - Son Dakika
Son Dakika Logo

Atlantik Konseyi 5. Enerji ve Ekonomik Zirvesi

Atlantik Konseyi 5. Enerji ve Ekonomik Zirvesi
21.11.2013 11:42

Cumhurbaşkanı Gül: (2) "Başta Azeri gazı olmak üzere, orta ve uzun vadede Kafkasya, Orta Asya ve Orta Doğu kaynaklı doğal gazın Türkiye üzerinden Avrupa'ya nakli konusunda Türkiye'nin dahil o...

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, başta Azeri gazı olmak üzere, orta ve uzun vadede Kafkasya, Orta Asya ve Orta Doğu kaynaklı doğal gazın Türkiye üzerinden Avrupa'ya nakli konusunda Türkiye'nin dahil olduğu ve geliştirdiği stratejik projelerin, Türkiye'nin enerji güvenliğinin sağlanmasının yanı sıra, Avrupa'nın da güvenlik, istikrar ve refahının pekiştirilmesine yardımcı olacağına inandığını söyledi.

Gül, Grand Tarabya Oteli'nde düzenlenen Atlantik Konseyi 5. Enerji ve Ekonomik Zirvesi'nin açılışında yaptığı konuşmada, ABD ve Kanada'da, konvensiyonel olmayan enerji kaynaklarının en önemlilerinden kaya gazının yaygın şekilde kullanımının önünün açılmasının önemli bir gelişme olduğunu belirterek, Latin Amerika, Meksika, Çin ve Avusturalya'da devasa rezervler bulunduğunun tahmin edildiğini anlattı.

Bu yeni gelişmenin, dünya sıvılaştırılmış doğalgaz piyasasını doğrudan etkileyeceğine işaret eden Gül, "Bu durum, şimdiye kadar doğu-batı ve güney-kuzey istikametinde şekillenen enerji denklemini uzun vadede kapsamlı bir dönüşüme tabi tutmaya adaydır. O kadar ki kaya gazı devrimi olarak da nitelendirilen bu yeni kaynak, çevresel ve teknolojik sınamalar karşısında rüştünü ispat edebildiği takdirde küresel enerji jeopolitiğinde yeni bir milat teşkil edebilecek potansiyeldedir" diye konuştu.

Gül, böyle bir dönüşüm olduğu takdirde, stratejik anlamda öneme sahip enerji kaynaklarının, değerini kaybetmediğinin hatırda tutulması gerektiğini vurgulayarak, kömürden petrole geçildiğinde kömürün önemini tamamen kaybetmediğine dikkati çekti.

Çevreye duyarlı karbon yakalama teknolojilerinin ekonomide yeni uygulama alanlarına entegre edildiği temiz kömür teknolojilerinin geliştirilmesi zorunluluğuna dikkati çeken Gül, bu konunun iklim değişikliği sorunu bağlamında, küresel anlamda olduğu kadar, çok büyük ve zengin kömür kaynaklarına sahip Türkiye bakımından da büyük önem arzettiğini belirtti.

Gül, iklim değişikliği ve çevresel etkenler yüzünden son yıllarda enerji verimliliği ve enerji tasarrufu ile yenilenebilir enerji kaynaklarının önemini de göz ardı etmemek gerektiğinin altını çizerek, şöyle devam etti:

" Güneş, rüzgar, jeotermal ve hidroelektrik, sürdürülebilir kalkınma hedefleyen her ülkenin enerji sepetinde artan bir ağırlığa sahip olmalıdır. Dünyamızın yaşanabilir bir gezegen olarak gelecek nesillere bırakılabilmesi hedefiyle bu kaynakların geliştirilmesine hız kesmeden, bilakis artan ölçüde yatırım yapmaya ve bilimsel teknolojiler geliştirmeye devam etmeliyiz. Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerinin geleceği, bu sektörün küresel enerji denklemindeki payı üzerinde belirleyici olacaktır."

Türkiye'nin enerji güvenliğine yaptığı katkılar

Cumhurbaşkanı Gül, çifte kırılgan bir mahiyet arzeden küresel ve bölgesel dinamikler karşısında, Türkiye'nin istikrar, sürdürülebilir kalkınma ve enerji güvenliğine yaptığı katkılara değinerek, şunları söyledi:

"Türkiye, dünyanın en büyük 17'nci ekonomisine sahiptir. Dünya ortalamasının neredeyse 3 katı hızla artan enerji talebinin, 2023 yılında şimdikinin 2 katına çıkması beklenmektedir. Bu nedenle Türkiye, dünya enerji güvenliğini geliştirerek, sürdürülebilir ve kapsayıcı ekonomik büyümenin teminine yönelik çalışmalara kararlılıkla katkı sağlamaktadır.

Başta Azeri gazı olmak üzere, orta ve uzun vadede Kafkasya, Orta Asya ve Orta Doğu kaynaklı doğal gazın Türkiye üzerinden Avrupa'ya nakli konusunda Türkiye'nin dahil olduğu ve geliştirdiği stratejik projeleri şüphesiz yakından takip ediyorsunuz. Bu projelerin, kendi enerji güvenliğimizin sağlanmasının yanı sıra, Avrupa'nın da güvenlik, istikrar ve refahının pekiştirilmesine yardımcı olacağına inanıyoruz. Bu konudaki tüm katkılarımıza rağmen, AB ile üyelik müzakerelerimizde tıkanan fasıllardan birinin de enerji olmasının ne kadar büyük bir çelişki ve talihsizlik olduğunu vurgulamakta yarar görüyorum. Bu çelişkiyi gidermesi gereken taraf, kuşkusuz AB'dir ve AB'li dostlarımızın bu gerçeğin farkında olduklarına inanıyorum."

Doğu Akdeniz'de keşfedilen ve halihazırda 3,5 trilyon metreküp civarında tahmin edilen doğal gaz kaynakları konusunun önem taşıdığını dile getiren Gül, şöyle konuştu:

"Bu kaynakların, bölgede süregelen istikrarsızlıkların ve Kıbrıs dahil bölgesel problemlerin çözümüne katkı sağlayacak şekilde çıkartılmasını ve refah ve karşılıklı bağımlılık yaratacak projeler temelinde istifadeye sunulmasını arzu ediyoruz. Şüphesiz, bu kaynakların Avrupa pazarlarına nakli için en makul ve gerçekçi alternatif Türkiye güzergahıdır. Bu itibarla, Doğu Akdeniz'deki kaynaklar meselesini, bölgeyi gerçek bir istikrar, refah ve işbirliği havzası haline getirebilecek, bölgesel ve küresel ekonomi ile enerji jeopolitiğini olumlu yönde etkileyecek bir perspektifle ele almamız gerektiğini düşünüyorum. Bu vesileyle, Türkiye'nin etkin, kapsayıcı, kapsamlı ve hukuki bakımdan bağlayıcılığı olan uluslararası bir iklim değişikliği rejimi oluşturulmasına yönelik taahhüdünün de altını çizmek isterim. Tüm aktörlerin bu yöndeki taahhütlerine dünyamızın ihtiyacı vardır."

"Anahtar kavram, demokratik ve küresel değerler etrafında bölgesel işbirliği"

Abdullah Gül, küresel ekonomi ve enerji jeopolitiği bakımından merkezi konuma sahip bir ülke niteliğinde olan Türkiye'nin hayata geçirdiği ve çalışmalarını sürdürdüğü tüm projelerin, ülkenin içinde bulunduğu geniş coğrafyanın siyasi, sosyal ve ekonomik görünümünü olumlu yönde değiştirme amacına matuf olduğunu vurguladı.

Söz konusu çalışmaların sürdüğü konjonktürde, uluslararası sistemin dayandığı temel varsayımların da değişmeye başladığına değinen Gül, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Yeni küresel düzenin temel parametreleri arasında güvenlik, refah ve barışın bölünmezliği, öncelikli bir yere sahip olacaktır. Enerji de bu parametrelerin ayrılmaz ve önemi giderek artacak bir parçasıdır. Bu şartlar altında, uluslararası işbirliği ve dayanışma, çok daha büyük önem kazanmaktadır. Ortaya çıkan risk ve tehditlerin bertaraf edilmesi ve fırsatlardan azami ölçüde faydalanılmasında anahtar kavram; demokratik ve küresel değerler etrafında bölgesel işbirliğidir. Türkiye'nin içinde yer aldığı tüm ikili ve çok taraflı projelerin temelinde yatan ilke ve başarısının sırrı da budur.

Karşılıklı çıkarları gözetmek suretiyle hayata geçirmeye çalıştığımız projeler ancak mevcut işbirliği mekanizmalarından etkin bir şekilde istifade edilmesi ve daha kapsamlılarının ihdas edilmesiyle mümkün olabilecektir. Türkiye, bölgesel sahiplenme, ortaklık ve işbirliği ruhu içinde çevremizde yer alan ülkelerin ve diğer küresel ortaklarımızın yararına ekonomik değer üreten projeler geliştirmeyi ve bunları kararlılıkla hayata geçirmeyi sürdürecektir."

- İstanbul

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Atlantik Konseyi 5. Enerji ve Ekonomik Zirvesi - Son Dakika


Advertisement