Haber: Mehmet OFLAZ
(ANKARA) - Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne ilişkin istinafın bozma kararının ardından 76 sanığın yargılandığı davaya devam edildi. Tutuklu sanık Kaplan, "Bu ülkede Genelkurmay Başkanı'nı 'terörist' diye yargıladılar. O kadar büyük değil, ama bu dava da öyle. Polisler 15 Temmuz fotoğraflarım ve silahlar üzerinden sözde bir örgüt yaratıp bunun üzerinden de sözde temiz eller operasyonu kurguladılar. Kimseden torpil falan istemiyoruz, sadece adil yargılama istiyoruz" dedi.
Ayhan Bora Kaplan suç örgütüne yönelik 17'si tutuklu 61 sanığa verilen bir kısım cezaların istinafta bozulmasının ardından operasyonu düzenleyen polisler, Kaplan'ın avukatları ve M7 kod adlı gizli tanık Serdar Sertçelik'in dosyalarının birleşmesinin ardından 76 sanıklı davanın görülmesine Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Sincan Cezaevi Kampüsü'ndeki duruşma salonunda devam edildi.
Duruşmaya, tutuklu sanıklardan Ayhan Bora Kaplan, "M7" kod adlı gizli tanık Serdar Sertçelik ve taraf avukatları katıldı. Kaplan ve Sertçelik'in izleyici bölümünde oturanları selamladığı görüldü.
Mahkeme Başkanı, önceki celselerde, buluntu telefondaki yazışmaların sonradan oluşturulduğunu savunan bir sanık avukatının, bunu ispatlamak amacıyla oluşturarak mahkemeye teslim ettiği telefonlara ilişkin bilirkişi raporunun geldiğini söyledi. Mahkeme Başkanı'nın aktardığı raporda, hem mahkemeye teslim edilen telefonlarda hem de Serdar Sertçelik'e ait olduğu öne sürülen buluntu telefonun imajında yapılan incelemelerde herhangi bir "manipülasyon izine rastlanmadığı" belirtildi.
68 yıl hapis cezasına çarptırıldığı ana davaya ilişkin dün başladığı savunmasına devam eden sanık Ayhan Bora Kaplan, operasyonu yapan polisleri, Soruşturma Savcısı'nı ve eski Mahkeme Başkanı'nı bir kez daha suçladı. Bu kişiler arasındaki WhatsApp yazışmalarını okuyan Kaplan, şu ifadeleri kullandı:
"Ankara İl Emniyet Müdür Yardımcısı Murat Çelik, 16 Eylül 2023'te, yani benim tutuklanmamdan sonra, KOM Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan'a gönderdiği mesajda, Mahmut Çorumlu (Süleyman Soylu döneminde Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanı, daha sonra Emniyet Genel Müdür Yardımcısı) hakkında, 'Herhalde Mahmut abimiz FETÖ'cü, Menzil'e göndererek sakladı. FETÖ'yle hiç mücadele etmedi; tam tersine mücadele edenleri baltaladı' diye yazıyor. Eski Ankara İl Emniyet Müdürü ve bazı emniyet görevlileri için 'p……' diyor. Başkanım, bunun gibi yüzlerce yazışma dijital metinlerin içerisinde mevcut. Asıl amaç burada polisleri ve yargıyı zan altında bırakmak. Onlara karşı duydukları düşmanlığı aslında bizim üzerimizden yürütmek. Amaçları bu. Bütün bunları da bizim dosyamıza bağlayıp, 'Bunu nasıl yapabiliriz?' noktasına getiriyorlar."
Yargı kurumunu itibarsızlaştırmaya yönelik mesajlar olduğunu da öne süren Kaplan, savunmasını şöyle sürdürdü:
"Yargıyı hedef aldıkları bu kapsamda, birçok hakim, savcı, başsavcı, avukat gibi yargı mensuplarını gizlice takip ettikleri, gizlice ses kaydı aldıkları, haklarında iftira ve ahlaksız ithamlarla dolu haberler yaptırdıkları ve bunu da ikrar ettikleri yüzlerce yazışma içeriği elinizdeki dosyadadır. Eski Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman hakkında bilgi toplamışlar, araştırma yapmışlar. Geçen burada kendileri diyordu ki: 'Biz öyle bir şey yapmayız. ya biz onlarla ilgili bir kod girsek VIP yazar, giremeyiz, araştırma yapamayız.' Ama yalan söylüyor. Yazışma içeriklerinde hepsi var. Sayın Başkan, sanık polisler kendi planladıkları hedefe ulaşmak adına öncelikle kendilerinin hukuksuzluklarına engel olabilecek en önemli kurum, Adalet Bakanlığı yargı mensuplarını, ahlaksız iddia ve iftiralarla itibarsızlaştırıp savcı ve hakimin yetkilerini kendi tekellerine almak, yargının en önemli unsurlarından birisi olan avukatları tehdit ve şantajla baskı altına alıp korkutup sindirerek savunma yapmalarını engellemek olduğunu kanıtlayan mesajlar ortaya çıkmıştır."
Sanık polislerin dijital materyallerinde tespit edilen eski Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Yüksel Kocaman'ın hedefine koyduklarına ve soruşturmanın başından sonuna kadar soruşturmaya dahil etme girişiminde bulundukları anlaşılmıştır. Bütün bunlar yaptığı her şeyi bize yıkmak için bu WhatsApp mesajlarını oluşturmuşlar. Beni geçmişler, avukatlarıma düşmanlık yapmışlar. Düşmanlığın sınırı yok. Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, onun akrabası Sadık Soylu ve diğer bürokratları da dahil etmeye çalışmışlar. 'Ayhan Bora Kaplan ile alakalı eski bilgiler lazım' diyorlar. Amaç, 'Biz Bora Kaplan üzerinden başkalarına yürüyelim.' Gizli tanık olarak Serdar Sertçelik'e söylettikleri ortada. Ben kabul etseydim, neler yapabileceklerini düşünün."
Kaplan, gözaltına alınıp emniyete götürüldüğü sırada mevcut dosyada müşteki sanık olarak yer alan polisler tarafından baskı altında bırakılarak kendisine "kumpas" niteliğinde ifade imzalatıldığını iddia etti.
Sanık Kaplan, "KOM Eski Şube Müdür Yardımcısı Şevket Demircan'ın yurt dışına kaçtıktan sonra 'M7' kod adlı gizli tanık Serdar Sertçelik'le yaptığı görüşmelerden sırf kendilerinin ceza alması için Sertçelik'ten iki farklı gizli tanık çıkarmaya çalıştığının ortaya çıktığını" iddia etti. Kaplan, Ü5 kod adlı gizli tanığın da dinlenmesini isteyerek, "Allah rızası için çağırın, gelsin. 50 tane ifade vermiş, savcı çağırmış. Siz niye çağırmıyorsunuz? Canımızı çıkarttılar" dedi.
Hukuksuz şekilde yargılandıklarını savunan Kaplan, "Maalesef bu ülkede Genelkurmay Başkanı'nı 'terörist' diye yargıladılar. O kadar büyük değil, ama bu dava da öyle. Polisler 15 Temmuz fotoğraflarım ve silahlar üzerinden sözde bir örgüt yaratıp bunun üzerinden de sözde temiz eller operasyonu kurguladılar. Kimseden torpil falan istemiyoruz, sadece adil yargılama istiyoruz" diye konuştu.
Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davasının duruşmasına yarın devam edilecek.
Son Dakika › Güncel › Ayhan Bora Kaplan'dan Adil Yargılama Talebi - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?