Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, PKK elebaşı Abdullah Öcalan'la ilgili olarak bir ev hapsi düzenlemesinin mümkün olmadığını, Öcalan'ın Türkiye'ye getirilişlinde idam edilmeme şartının konduğunu belirterek, "Şimdi de ev hapsi deniyor Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, PKK elebaşı Abdullah Öcalan'la ilgili olarak bir ev hapsi düzenlemesinin mümkün olmadığını, Öcalan'ın Türkiye'ye getirilişlinde idam edilmeme şartının konduğunu belirterek, "Şimdi de ev hapsi deniyor. O zamanki hükümet bunu yerine getirmiştir ama biz böyle bir vebalin altına asla giremeyiz" diye konuştu.
ATV canlı yayınına katılan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, gündemle ilgili soruları yanıtladı. Erdoğan, PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın, kardeşiyle yaptığı görüşmeyle ilgili haberlerin ve resmi bir mesajın iletilip iletilmediğinin sorulması üzerine, " İmralı'nın bize herhangi bir resmi yazısı olmaz. Bunlar hepsi gayrı resmidir" dedi. Öcalan'ın kardeşinin görüşmesinin, Abdullah Öcalan'ın hayatta olup olmadığıyla ilgili spekülasyonların ardından gündeme geldiğini anlatan Erdoğan, görüşme sayesinde böyle bir durumun söz konusu olmadığını kendi gözleriyle de gördüklerini ifade etti. Oslo görüşmeleriyle ilgili tartışmaları da değerlendiren Erdoğan, CHP lideri Kılıçdaroğlu'ndan gelen "Öcalan'ın muhatap alınmasını içime sindiremiyorum" açıklamasını da değerlendirerek, "Sayın Kılıçdaroğlu'nun nerede, ne zaman, ne dediği hiç belli olmuyor. Oslo'yla ve İmralı'yla görüşmekten yana olduğunu fakat bunun içeriğinin önemli olduğunu söylüyor. İçeriği de herhalde onunla planlayacak halimiz yok" diye konuştu.
-"TÜM ENGELLEMELERE RAĞMEN BAŞLATTIM"-
Milli İstihbarat Teşkilatı'nın görevinin terörle mücadele için Oslo tipi görüşmeleri yapmak olduğunu kaydeden Erdoğan, MİT'in sadece terör örgütleri konusunda değil farklı suçlarda da bu işlevi göreceğini bu işi yaparken de uluslararası ağları kullanabileceğini ifade etti. "Bütün engellemelere rağmen İmralı'yla da Oslo'yla da görüşmeleri başlattım. Bu sürecin faydalı anları da olmuştur. Maalesef Oslo görüşmelerinde samimiyetsiz bir yaklaşım görünce olayı bitirmek durumunda kaldık" diyen Erdoğan, Habur sürecinde de aynı samimiyetsizliğin görüldüğünü vurguladı.
-"HER AN OLABİLİR"-
Erdoğan belli riskleri millet için aldıklarını belirterek, "Biz milletçe şu üzümü yiyelim istiyoruz. Bunun için de risk alıyoruz. Bir şeylere rağmen bu adımı atıyoruz. Şimdi yine yapılır mı? Biz yine yaparız. Kılıçdaroğlu'na rağmen de yaparız, Sayın Bahçeli'ye rağmen de yaparız" dedi. Görüşme konusunun bir zamanlama meselesi olduğunu ifade eden Erdoğan, "Bu bir zamanlama meselesidir, her an olabilir. Oslo olmaz da başka bir yer olur. Eğer olması gerekiyorsa olur. Bu adımları atarız. Milletimin, ülkemin ve o anaların akan gözyaşlarının dinmesine vesile olacaksa biz bunu yaparız" diye konuştu. CHP'nin daha önce terörle mücadele konusunda ortak hareket etme konusunda kendileriyle görüştüğünü ama bu görüşmenin henüz bir sonuca varmadığını hatırlatan Erdoğan, bu konuya olumsuz yaklaşan MHP'ye de yeni yasama döneminde aynı teklifi götüreceklerini belirtti.
-"STRAZBURG KARARLILIĞI YOKTU"-
Oslo sürecinin yeniden başlaması durumunda karşı tarafta temsil niteliği olan muhatabın kim olacağının sorulması üzerine de "Karşı taraftan gelenlerin temsil yetkisinin ne olduğunu ben şu anda bilemem ama anlaşılan o ki bugüne kadar gelenlerin temsil yetkisi ciddi manada yok. Çünkü dağdaki farklı, adadaki farklı, Avrupa'dakiler farklı konuşuyor" değerlendirmesinde bulundu. Oslo'da sürecin terör sorununu sona erdirmeyi amaçladığını, görüşmelerde bir zamanlamanın belirlenmediğini, bu tür işlerde olayın gelişimine ve kendi akışına göre hareket edildiğini söyleyen Erdoğan, "Tabii Strazburg'daki gibi 'Biz buradan işi bitirmeden çıkmayacağız' kararlılığı burada o denli yoktu çünkü bunlarda karar verici çok fazla" diye konuştu.
-"BİZ BÖYLE BİR VEBALİN ALTINA GİREMEYİZ"-
BDP'li milletvekilleri ile PKK'lıların kucaklaştığı görüntüleri de değerlendiren Erdoğan, bu görüntülerin Türkiye'deki yansımalarını kötü olduğunu ifade ederek, "Biz aynı zamanda siyasetçiyiz, bunun halkın geneli üzerindeki etkisi nedir? Bunu ölçmek durumundayız. Yaptırdığımız kamuoyu araştırmalarında bu konuda yüzde 90 civarında tepki var. Bunu bir kenara koyamayız" ifadelerini kullandı. "Merhaba demişler. Merhaba demek suç mu diyorlar. Nasıl merhabaysa bu? Bırak başkaları söylesin onu, sen ne karışıyorsun bu işe?" yorumunda bulunana Erdoğan, BDP'nin PKK'nın siyasi uzantısı olarak hiçbir fonksiyonu ve yetkisi olmadığını ifade etti. BDP'den gelen terörün çözümü için görüşme talebini de değerlendiren Erdoğan, "Bunlar olmayacak şeyler değil. Ama bu siyasi uzantının yetkisi yok" dedi. Erdoğan görüşme sürecinin "dönüp dolaşıp İmralı'ya mı geldiğinin" sorulması üzerine de "Herhalde öyle bir şey olabilir. Yine görüşülecek, denenecek, yapılacak. Bir şey olacağı umudu netleşirse bu adımları yine atarız" dedi. Öcalan'a ev hapsinin mümkün olmadığını, siparişle hukuk düzenlemesi yapmayacaklarını, Öcalan'ın Türkiye getirildiği dönemde "idam edilmemesi şartıyla gönderildiğini" belirterek, "Şimdi de ev hapsi deniyor. O zamanki hükümet bunu yerine getirmiştir ama biz böyle bir vebalin altına asla giremeyiz" diye konuştu.(ANKA/DEVAM)
(OE/OLÇ) - Ankara
Son Dakika › Güncel › Başbakan Erdoğan(1): 'Böyle Bir Vebalin Altına Giremeyiz' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.