Başbakan Erdoğan Almanya'da - Son Dakika
Son Dakika Logo

Başbakan Erdoğan Almanya'da

Başbakan Erdoğan Almanya\'da
30.10.2012 22:21

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Değerli dostum Schröder, liderler zirvesine katıldığı dönemde, biz de liderler zirvesine davet ediliyorduk."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Değerli dostum

Schröder, liderler zirvesine katıldığı dönemde, biz de liderler zirvesine davet

ediliyorduk. O zaman biz müzakereci ülke de değildik. Ama ne zaman ki Sayın

Schröder ayrıldılar, Chirac ayrıldı, yeni yapılanmada bir karar çıktı. Nasıl bir

karar çıktıysa anlamakta zorlanıyorum. Ondan sonra bizi liderler zirvesine

almadılar. Biz şu anda liderler zirvesine katılmıyoruz ama müzakereci ülkeyiz.

Böyle bir ideolojik yaklaşım olur mu" dedi.

Nicolas Berggruen Enstitüsü'nün "Avrupa Krizin Ötesinde" temalı

toplantısının kapanış konuşmasını yapan Erdoğan, Avrupa Birliği'nin geleceğine

ilişkin tartışmaların bugün çok daha kapsamlı ve ayrıntılı şekilde yapılmaya

başlanmasının önemli bir gelişme olduğunu söyledi.

Bu tartışmaların gelecek birkaç yıl içinde somut önerilere dönüşmesini

dilediğini ifade eden Erdoğan, "Türkiye bu sürece her türlü katkıyı yapmaya

hazır. Krizin bir an evvel aşılması ve benzer krizlerin bir daha yaşanmaması için

kalıcı büyümenin sağlanması gerekiyor. Büyüme yoluyla mali konsolidasyon

yapılması, bütçe açıklarının düşürülmesini ve kamu borçlarının azaltılmasını

mümkün hale getirecektir" diye konuştu.

Avrupa liderlerinin son zirvelerde büyüme konusuna odaklanmalarını ve bu

konuda somut öneriler getirmelerini son derece olumlu bir gelişme olarak

değerlendirdiğini belirten Erdoğan, Avrupa için sadece ekonomik değil sosyal bir

sorun haline gelen yüksek işsizliğin de yeni istihdam alanları oluşturularak

düşürülmesinin önem taşıdığını vurguladı.

Erdoğan, "Biliyorum ki şu anda Almanya'ya artık İspanya'dan emek geliyor.

Biliyorum ki Portekiz'den emek geliyor. Yunanistan'dan emek geliyor. Çünkü emeğin

serbest dolaşımı sebebiyle artık onlar buralara geliyorlar. Tabii ki bunun da bir

bedeli var. Yarın bunlar Almanya'da ne gibi değerlendirmelere tabi tutulabilir?

Onu ben şu anda bilemem. Ama buradan da bizden yeni bir şeyler istenirse bu

konuda da düşüncelerimizi paylaşırız" dedi.

-"Krizin aşılması, ulusların çıkarından çok daha önemli bir hedef"-

İşsizliğin, yabancı düşmanlığı ve ayrımcılığı da körüklediğine dikkati çeken

Erdoğan, şöyle devam etti:

"Avrupa Birliği'nin değerleriyle ters düşen bu durum, birliğin küresel

imajına ciddi zararlar veriyor. Krizin aşılmasının kişilerin, partilerin ve

ulusların çıkarlarından çok daha önemli bir hedef olduğu ortak kabul haline

gelmeli. Avrupa Birliği çapında siyasi istikrarın sağlanması, Avrupa

toplumlarının Birliğe ve avroya güvenlerinin yeniden tesis edilmesi bakımından

kritik öneme sahip. Şu anda ben biliyorum ki Avrupa Birliği üyesi ülkeler

içerisinde 'Ben avroya karşıyım, ben Eurozone'da yer almam' diyen ülkeler var.

Başta İngiltere ve şu anda halinden de memnun. Hatta bize de tavsiyede

bulunuyorlar. 'Sakın' diyorlar 'Eurozone'a girmeyin. Siz de TLzone yaparsınız'

diyorlar. 'Zaten ben de öyle düşünüyorum' diyorum. Şimdi bunlar önemli. Yani

artık para konusunda da belki Avrupa Birliği kendini çek edecek. 'Eurozone'da yer

alalım mı almayalım mı' diyecek. İngiltere yerini almadı ve şu anda da halinden

memnun. Örnekse buyurun, böyle bir durum var.

Kısa vadeli zorluklar ve siyasi baskılar tabii ki yaşanabilir ve insanlar

memnuniyetsizliklerini dile getirebilir. Ama bu baskılara boyun eğilerek

reformların ve kemer sıkma politikalarının kısmen de olsa kesintiye uğratılması

daha vahim ve küresel çapta daha olumsuz sonuçlara yol açacaktır."

-"Avrupa fikrini ileriye taşıyanların tarihi misyonlarına benzer görevler

düşüyor"-

İçinde bulunulan hassas dönemde, Avrupa Birliği liderlerine, geçmişte Avrupa

fikrini ileriye taşıyan önderlerin tarihi misyonlarına benzer görevler düştüğünü

dile getiren Erdoğan, AB liderlerinin bu sorumluluklarını başarıyla yerine

getirmelerini temenni ettiğini bildirdi.

Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Buradan çok açık ve net bir şey söyleyeceğim. Değerli dostum Schröder,

liderler zirvesine katıldığı dönemde, biz de liderler zirvesine davet

ediliyorduk. O zaman biz müzakereci ülke de değildik. Ama ne zaman ki Sayın

Schröder ayrıldılar, Chirac ayrıldı, yeni yapılanmada bir karar çıktı. Nasıl bir

karar çıktıysa anlamakta zorlanıyorum. Ondan sonra bizi liderler zirvesine

almadılar. Biz şu anda liderler zirvesine katılmıyoruz ama müzakereci ülkeyiz.

Böyle bir ideolojik yaklaşım olur mu? Avrupa Birliği bir siyasi birlik değil ki.

Avrupa Birliği her yönüyle, siyasi, sosyal yönleri de olan bir birlik. Bu birliği

ideolojik bir birlik haline getirirseniz kaybeden o zaman siz olursunuz."

Avrupa müktesebatı içinde olmayanların Türkiye'ye dayatılmaya başlandığını

belirten Erdoğan, "Bunlar Türkiye'ye dayatıldıkça kaybeden, dayatanlar olmuştur.

Biz kaybetmedik, biz her geçen gün güçlenmeye devam ettik" diye konuştu.

-"Nobel Barış Ödülü daha önceden verilebilirdi, verilmeliydi"-

Erdoğan, Avrupa Birliği'nin geçtiği zor sürecin, Birliğin getirdiği

avantajların, hatta Birliğin gerekliliğinin dahi bazı çevrelerce sorgulanmaya

başlanmasına yol açtığına değinerek, şunları söyledi:

"Buna rağmen Avrupa Birliği'nin 500 milyon nüfusa ve yaklaşık 16 trilyon

dolar gayrisafi yurt içi hasılaya sahip küresel bir ekonomik güç olmaya devam

ettiğini göz önünde bulundurmamız gerekiyor, bunu bir kenara atamayız. Yaşanan

tüm zorluklara rağmen Avrupa Birliği'nin küresel alanda bir barış projesi olmayı

sürdürdüğü görülüyor. Avrupa Birliği'nin, özellikle de son dönemde Nobel Barış

Ödülü'nü almaya hak kazanması, Birliğin barışa katkısını ifade ediyor, ben öyle

anlıyorum, öyle anlamak istiyorum. Esasen Doğu ve Batı Avrupa'nın birleşmesinde

oynadığı rol nedeniyle bu ödül Avrupa Birliği'ne daha önceden verilebilirdi,

verilmeliydi.

Avrupa Birliği'nin küresel ölçekte barışı destekleyen bir birlik olarak da

daha da güçlenmesi için Türkiye önemli katkılar yapabilir. Yakın coğrafyamızın

yeniden şekillendiği bir dönemde dünya barışına yönelik tehditlere karşı birlikte

mücadele etmeyi sürdürmeliyiz."

-"Türkiye ve Avrupa Birliği'nin ortak bir geleceği paylaştığına

inanıyoruz"-

Türkiye'nin genç, eğitimli ve dinamik bir iş gücü potansiyeline sahip

olduğunu vurgulayan Erdoğan, Avrupa Birliği üyesi bir Türkiye'nin giderek

yaşlanan Avrupa kıtasına ihtiyaç duyduğu dinamizmi sağlayabileceğine işaret etti.

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin kuvvetlenen ve büyüyen ekonomisiyle Avrupa

Birliği'nin, Orta Doğu, Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Asya'da nüfuzunu artırmanın

yanında küresel çapta daha etkin bir rol oynamasına katkı sağlayacağını

belirterek, "Türkiye ve Avrupa Birliği'nin ortak bir geleceği paylaştığına

yürekten inanıyoruz. Mevcut krizi, ortak geleceğimizi şekillendirmemiz,

girişimciliğe daha fazla yatırım yapmamız, gençlerimizi küreselleşen dünyanın

şartlarına daha iyi hazırlamamız için bir fırsat olarak değerlendirmeliyiz" diye

konuştu.

Avrupa Birliği'nin 2020 projesi ile Türkiye'nin 2023 projesinin hedeflerinin

büyük oranda örtüştüğüne dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu hedeflere ulaşmak için birlikte yapabileceğimiz çok şey bulunuyor. Bu

amaçla atılması gereken ilk adım, halklarımız arasındaki etkileşim, diyalog ve iş

birliğinin ileri götürülmesini engelleyen o yapay bariyerlerin kaldırılması

olmalıdır. Girişimci Türk vatandaşları Avrupa'da serbestçe hareket edebilmeli,

ortak geleceğimizin şekillendirilmesine katkıda bulunabilmelidir. Yaşanan kriz,

özellikle Avrupa Birliği entegrasyon sürecinin, özellikle karar alma yöntemleri

bakımından daha esnek olacak şekilde değiştirilmesi ihtiyacını da ortaya çıkardı.

Geleceğin Avrupa'sında bazı üye ülkeler daha yavaş entegrasyonu tercih

edebilirken, örneğin Avrupa bölgesi veyahut da Euro Bölgesi ülkeleri daha ileri

bir siyasi ve ekonomik birlik modeline doğru ilerleyebileceklerdir. Ortak amaç ve

değerler korunabildiği takdirde böyle bir yapıda halkının tercihleri

doğrultusunda her ülke yer bulabilecektir. İnanıyorum ki Avrupa Birliği

önümüzdeki birkaç yıl içinde kendine güvenini yeniden kazanacak ve krizden

güçlenerek çıkacaktır."

Türkiye'nin de Avrupa Birliği'nin yaşadığı bu gelişmelere seyirci

kalmadığını dile getiren Erdoğan, "Tesis ettiğimiz Avrupa Birliği Bakanlığı ile

daha yakından bu süreci izleyen bir ülke konumundayız. Bizzat müzakereci bir ülke

olarak zaten işin içindeyiz. Kendimizi geleceğin Avrupa Birliği'ne tam üye olarak

hazırlamaya devam ediyoruz. Avrupa Birliği'nin, Türkiye tam olarak katıldığında

daha güçlü hale geleceğine, çeşitlilik içinde birlik vizyonunu tam manasıyla

gerçekleştirebileceğine inanıyorum" dedi.

(Sürecek)

Muhabir: Hasan Öymez/Esra Altınmakas

Yayıncı: Murat Taydaş - ANKARA

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Başbakan Erdoğan Almanya'da - Son Dakika


Advertisement