Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "İbadethanelerimizin ahırlara, depolara, müzelere çevrildiği, kapılarına kilit vurulduğu, yüzyıllardır yurdumuzun üzerinde inleyen ezanın susturulduğu, yerine çirkin bir şarkının minarelerden söylendiği günlerden geçtik" dedi. Erdoğan, "İmam hatipler bu ülkeye istikamet çizen, bu ülkenin ufkunu aydınlatan en önemlisi de, bu ülkenin öz değerlerine sahip çıkıp, onları muhafaza eden nesillerin yetiştiği eğitim kurumlarıdır" diye konuştu.
"Birileri çapulcu olmakla övünebiliyor. Ben Türk Dil Kurumu'nun lügatindeki çapulcudan bahsediyorum. Kamu düzenini bozmak isteyenlerden bahsediyorum. Evet, kamu düzenini bozmak isteyenler çapulcudur. Anadolu dilinde de çapulcudur" diyen Erdoğan, "Senin apartmanında tencere-tava çalan mı var? Hemen yargıya taşı bunu. Yargıda onlar mücadele etsin, yıllarca biz mücadele ettik, şimdi onlar mücadele etsin. Yargıda hakkımızı arayacağız. Hakkınızı, hakkımızı aramadığımız sürece daha boynumuzda çok boza pişirirler" dedi.
İFTARA EŞİ EMİNE ERDOĞAN İLE BİRLİKTE KATILDI
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte İmam Hatip Liseleri Mezunlar Mensupları Derneği'nin (ÖNDER) Sepetçiler Kasrı'nda gerçekleştirilen iftar programına katıldı. İftara ayrıca Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, ÖNDER Genel Başkanı Hüseyin Korkut ve çok sayıda İmam Hatip Lisesi mezunu katıldı.
MİLLETİN DEĞERLERİNİN AYAKLAR ALTINA ALINDIĞI SÜREÇLERDEN GEÇTİK
Burada konuşan Erdoğan, Türkiye'deki imam hatip liseleri mücadelesinin bir Müslüman'ın, bir müminin hadiseler karşısında nasıl tavır takınması gerektiğine çok güzel bir emsal olduğunu kaydederek, "Çok anlamlı, ibretlik bir hikayedir. Milletin değerlerinin yok sayıldığı, çiğnendiği, ayaklar altına alındığı süreçlerden geçtik. İbadethanelerimizin ahırlara, depolara, müzelere çevrildiği, kapılarına kilit vurulduğu, yüzyıllardır yurdumuzun üzerinde inleyen ezanın susturulduğu, yerine çirkin bir şarkının minarelerden söylendiği günlerden geçtik. Kur'an-ı öğrenmek de, öğretmek de yasaktı. Çocukların kendi dillerini, kendi kültür ve geleneklerini, hatta tarihlerini, ecdadını öğrenmeleri suçtu. Bırakın öğrenmeyi ve öğretmelerini, evinde belli kitapları bulundurmak dahi suçtu" dedi.
İSYAN EDİP SOKAKLARA ÇIKMADILAR, ELLERİNE PALALARI ALIP DOLAŞMADILAR
Erdoğan, zifiri karanlık günlerden geçildiğini vurgulayarak, "Ama işte öyle bir atmosferde, öyle bir iklimde umudunu kaybetmeyen, çözülmeyen, imanını yitirmeyen ağır imtihana göğüs geren gönül erleri, gönül insanları ortaya çıktı. İmam hatip okulları gerçekten çok fedakar, ama aynı zamanda çok sabırlı ağabeylerimizin mücadelesi sonucunda, Türkiye'nin parlak okulları konumuna ulaştı. Bakın bu insanlar, isyan edip sokaklara çıkmadılar, ellerine palaları alıp dolaşmadılar, ellerinde molotoflarla, taş sopalarla dolaşmadılar. Bu insanlar ellerine silah alıp, dağa da çıkmadılar. Gayrimeşruluğu akıllarının ucundan dahi geçirmediler. Her tehdide, her hakarete, her baskı ve zulme sabırla tahammülle dayandılar ve ortaya işte bu eserleri çıkardılar" diye konuştu.
ONLARA ÇOK ŞEY BORÇLUYUZ
İmam hatiplerin sadece bir okul olmadığını belirten Erdoğan, şunları söyledi:
"İmam hatipler bu ülkeye istikamet çizen, bu ülkenin ufkunu aydınlatan en önemlisi de, bu ülkenin öz değerlerine sahip çıkıp, onları muhafaza eden nesillerin yetiştiği eğitim kurumlarıdır. Zulmün ve baskının en ağır olduğu günlerde ağabeylerimiz, o büyüklerimiz, o gönül erleri umutsuzluğa, hüzne kapılsalardı, belki biz bugün burada olmayacak, belki bugün bu iftar sofrasının etrafında muhabbet edemeyecektik. Biz onlara çok şey borçluyuz. Söz konusu borcu ödemekle mükellefiz ve bu borcu ödemenin yolu tıpkı onlar gibi her türlü meşakkat karşısında sabredip, nesiller yetiştirme mücadelesi vermek. Biz şikayet edenlerden de olmayacağız. Biz İslam coğrafyasının haline bakıp, umutsuzluk içinde kıvrananlardan da olmayacağız. Biz tam tersine karanlığa bir mum yakmanın, o karanlığın en azından bir köşesini olsun aydınlatmanın gayreti içerisinde olacağız. Sabır, tahammül ve iman, onlara ek olarak nesil yetiştirme mücadelesi yani cehdi emin olun içinde bulunduğumuz şu manzarayı değiştirmeye ziyadesiyle yetecektir. Çok büyük hedeflerimiz olacak ama küçücük meseleleri küçüktür, küçücüktür diye asla ıskalamayacağız."
BİRİLERİ ÇAPULCU OLMAKLA ÖVÜNEBİLİYOR
Erdoğan, bazı gerçeklerin görülmek durumunda olduğunu kaydederek, "En önemlisi de işte Mayıs ayı gibi hakikaten şu son yıl 2013'te bu kadar bereketli bir ayda ortaya çıkan olaylar sıradan olaylar değildir. Bu olay sadece içeriden kaynaklanan bir olay da değildir. İçeriden ve dışarıdan koordineli güçlü bir Türkiye istemeyen zihniyetlerin attığı bir adımdır. Bu adıma karşı kararlı duruşunuz, kararlı duruşumuz nasıl bir fren oluşturduysa, bundan sonraki süreçte de o kararlı duruş inanıyorum ki, bu tür çapulculara fırsat vermeyecektir. Birileri çapulcu olmakla övünebiliyor. Ben Türk Dil Kurumu'nun lügatindeki çapulcudan bahsediyorum. Kamu düzenini bozmak isteyenlerden bahsediyorum. Evet, kamu düzenini bozmak isteyenler çapulcudur. Anadolu dilinde de çapulcudur" diye konuştu.
TENCERE TAVA ÇALAN MI VAR? HEMEN YARGIYA TAŞI BUNU
Erdoğan, Gezi olayları sırasında tencere-tava çalanlara yasal olarak gereken dersin verilmesi gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:
"Yasal olarak bu suç, karşımda anayasacı var, suç. Suç olduğuna göre, niçin hakkını savunmuyorsun kardeşim? Senin apartmanında tencere-tava çalan mı var? Hemen yargıya taşı bunu. Yargıda onlar mücadele etsin, yıllarca biz mücadele ettik, şimdi onlar mücadele etsin. Yargıda hakkımızı arayacağız. Hakkınızı, hakkımızı aramadığımız sürece daha boynumuzda çok boza pişirirler. Arabayı durduruyor öyle mi? Çal diyor, tekmeliyor, vuruyor icabında arabadan çıkıp bakıyorsunuz ki, orada başörtülü bayanları yerlerde sürütüyor. Bunlar oldu mu? Oldu. Hala oluyor mu? Hala oluyor. Bunları görmemezlikten mi geleceğiz? Haklı hakkını arayacak, bizi de haberdar edecek, biz de mağdurun, mazlumun her zaman yanında olmaya devam edeceğiz. Bu mücadeleyi beraber vereceğiz. Bu ülkede hak biliniz ki, her zaman galiptir. Ama şunu da unutmayalım. Eğer haklı hakkını aramazsa her zaman kaybeden olur. Kaybedenlerden bu noktada olmayacağız."
İT (MK) - İstanbul
Son Dakika › Güncel › Başbakan Erdoğan, Önder'in İftar Yemeğinde Konuştu - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.