Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Carnegie Endowment for International Peace adlı düşünce kuruluşunda, " Türkiye'nin Demokratikleşme Süreci: Başarılar ve Zorluklar" başlıklı konferansta konuştu.
KONFERANS ÖNCESİ PROTESTO GÖSTERİSİ
Bülent Arınç'ın konuşmasını yapacağı bina önünde bulunan 5 kişilik grup ellerindeki dövizler hükümeti protesto etti. Arınç'ın aracından inişi sırasında da 'Mustafa Kemal'in askerleriyiz', 'Bu daha başlangıç mücadaleye devam' şeklinde sloganlar atılırken Arınç direkt binaya yöneldi. Konferansta konuşmasında "Özellikle Obama döneminde ve onun öncesinde de Türkiye, ABD için önemliydi" diyen Arınç, model ortaklığın, stratejik ittifakın, hem bölge barışıyla hem dünya konularıyla iki ülkenin çıkarlarının üst üste gelmesinin Türkiye ile ABD'nin birbirlerine daha güçlü şekilde bağlanmalarına neden olduğunu vurguladı.
"GEZİ'DE HERKES BİR DERS ALDI"
Başbakan Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bazen üniversitelere gidiyorum. 40 bin öğrencisi olan üniversitede 7 kişi bizi protesto ediyor. Bağırın diyorum onlara, ne yapacaksanız yapın ama 3 dakika sonra bırakın da biz de konuşalım. Yani bunun bir standardı olmalı. Saldırmayacaksın, bağırıp çağıracaksın elindeki pankartla, afişle, ama sonra benim de bir konuşma hakkı olacak kardeşim, ben de konuşacağım diyoruz. Bazı yerlerde anlaşıyoruz, bazı yerlerde anlaşmamız zor oluyor tabii, başka güçler devreye giriveriyor. Şimdi Gezi olaylarıyla ilgili herkesin bir ders aldığı veya mesaj aldığı bir gerçektir. Halen bunun zararını görenler var. Halen gözünü kaybetme tehlikesi içinde olanlar var. Çünkü kullanılar araç ve gereçler insan hayatına ve vücut bütünlüğüne zarar verecek düzeyde. Burada tabii arkadaşımızın sorusu şu tarafıyla çok ilginç, yani bu insanları yönlendiren, tweetlerle veya facebooklarla yani sanal ortamdaki medya iletişimiyle bir toplanma, bir yönlendirme, bir şiddete teşvik etme oldu mu olmadı mı? Bunlar teknik konulardır. Yani bilişim teknolojisinde öylesine gelişmeler oldu ki insanlar yurtiçinden de yurtdışından da bir kısım bilişim teknolojileri yoluyla yönlendirilebiliyor, etkilenebiliyor.
"ELBETTE BASIN YAZACAK AMA DOĞRULUK PAYI OLACAK"
CNN International, BBC gibi bazı yayın organlarının Gezi olaylarıyla ilgili canlı yayınlarına dikkat çeken Arınç, "Sadece şu önemliydi, CNN International gibi, BBC gibi, bazı yayın organlarının Taksim'den canlı yayınlar yapmak suretiyle, oradaki olayları çok fazla büyütmek, büyük göstermek, bu konuda bir çabaları olduğu iddia edildi. Ben bunu kendileriyle görüşmek ihtiyacını hissettim. CNN'den başkan yardımcısı geldi onunla görüştüm. Elbette basın yazacak, söyleyecek, canlı yayın yapacak, yorumlarında serbest olacak, ama buralarda doğruluk payının biraz daha fazla olması gerektiği konusunda kendisiyle de iyi bir görüşmemiz oldu. Daha sonra, Thomson Reuters geldi, onlarla da görüştük. Bence şu anda mesele kalmadı ama sanal alemde insanlara hakaret eden, insanları yok etmeye çalışan çok kötü kişiler var, bunların suç işlemesi halinde takip edilmeleri ve nereden geldiklerinin bilinmesi gerekiyor. Bunun için bir yasal düzenlememiz var bizim, 6-7 ay önce çıkarmıştık, bilişim suçlarıyla mücadele diye. Şimdilik onu yeterli görüyoruz, ama nereden geldiğini bilmemiz lazım ki suç işlendiği belli olursa o takdirde de yasal işlem yapılabilsin" diye konuştu.
"ZOR GÜNLERİ BİRLİKE GÖĞÜSLEDİK"
Arınç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili öğrenci yurtları konusundaki fikir ayrılıkları belirtilerek son durumun sorulması ve "hala bir burukluk var mı?" sorusu üzerine, şunları kaydetti: "Çok özel bir soru, ben Başbakan ile geçmişte birlikte siyaset yaptım, bugün de bu siyasette devam ediyorum. Bu partiyi birlikte kurduk, birlikte başarıya götürdük. Zor günleri birlikte göğüsledik ve karşıladık. Bugün geldiğimiz noktada hepimizin sevinci ortaktır. Ancak siyaset yapma ve insanlarla ilişki kurma noktasında veya bazı olaylara farklı perspektiflerden bakma noktasında ayrılıklarımız her zaman olabilir. Bu insanın doğasında vardır. Bir insan biraz daha yumuşak olur, daha müsamahalı bakabilir, bir insan daha buyurgan olur veyahutta biraz daha otoriter olur. Bir insan biraz daha belki karşı tarafla empati yapmaya çalışır. Farkı farklı, yani insanın olduğu her yerde, parmak izlerimiz bile birbirinden farklı olduğuna göre, farklı yapıda, farklı davranışlarda, farklı konuşmalarda bulunabiliriz. Ama bu kaderde bir ayrılık anlamına gelmez. Mutlaka karşılıklı yine konuşarak çözebileceğimiz bir mesele olmanın ötesine geçmez."
"BAŞBAKAN TALEBİMİ KARŞILADI"
Tabii son yaşadığımız olayda, ben bir konuda hükümet sözcüsü olarak ifade ettiğim meselesi, Sayın Başbakan farklı bir şekilde ortaya koydu. Bu ikimizin arasında hoş olmayan bir durum meydana getirdi. Ben de kendisinden açıklama talep ettim. Yani bu bakan olmanın ötesinde benim birey olarak hakkımdır, benim de bir kişiliğim, onurum, toplum içinde saygınlığım, itibarım var, onun benden daha fazla var ama ben kendime bakıyorum. Yani benim söylediğim sözlerin doğru olması gerekir, insanlar böyle inanmalı. Bu konuda ben samimi olarak bir TV kanalında talepte bulundum, o benim talebimi karşıladı, nasıl karşıladığı, ne yaptığımız bırakın bizde kalsın. Şu anda görevime devam ediyorum. Bu tür şeyler geçmişte yaşanmıştır, bundan sonra da yaşanabilir. Her konuda birbirimizin kopyası olacak bir çabanın içerisine hiçbir zaman girmeyiz, giremeyeceğiz".
ABD Başkanı Thomas Jefferson anıtını ziyaretiyle ilgili olarak Arınç, "Jefferson'ın hayranıyım. Onun verdiği mesajların bu toplumu inşa ettiğini ve bu toplumda o mesajların katkısı olduğunu düşünüyorum. Oradaki o inanç, o inanç manzumesi içinde insanların temel hakları ve bireylerin birbirlerine karşı hakları ve görevleri güzel biçimde yazılmış" dedi.
Arınç, gerçekten hayal ettikleri ve özledikleri Türkiye'ye bugün büyük ölçüde kavuştuklarını ama yapacakları işlerin henüz bitmediğini de kaydetti.
Son Dakika › Güncel › Bülent Arınç: Başbakan Talebimi Karşıladı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.