Başbakan Yardımcısı Atalay: Yüksek Yargı Üyelerini Parlamento Seçmeli - Son Dakika
Son Dakika Logo

Başbakan Yardımcısı Atalay: Yüksek Yargı Üyelerini Parlamento Seçmeli

Başbakan Yardımcısı Atalay: Yüksek Yargı Üyelerini Parlamento Seçmeli
02.01.2014 14:14

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, HSYK'nın son günlerdeki tutumunun herkesi düşündürdüğünü öne sürerek, "Yüksek yargı üyelerinin, HSYK da dahil en azından, parlamento tarafından seçilmesi gerekir. Milletin denetleyebileceği bir mekanizmayı kurmak gerekir. HSYK üzerinde çalışılacak" dedi.

Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, HSYK'nın son günlerdeki tutumunun herkesi düşündürdüğünü öne sürerek, "Yüksek yargı üyelerinin, HSYK da dahil en azından, parlamento tarafından seçilmesi gerekir. Milletin denetleyebileceği bir mekanizmayı kurmak gerekir. HSYK üzerinde çalışılacak" dedi.

Atalay, katıldığı bir televizyon programında, Demokratikleşme Paketi'nde yer alan 24 maddenin görüşmelerine önümüzdeki hafta Anayasa Komisyonu'nda başlanacağını söyledi. Kişisel verilerin korunması üzerinde de hızla çalışıp Meclis'e göndereceklerini dile getiren Atalay, "Son günlerde kişisel verilerle, dinlemelerle ilgili pek çok şey gündeme geldi. O yasa kişilerin hak ve hukukunu koruma açısından önemli. Sanıyorum önümüzdeki hafta o da Meclis'e gider" dedi.

-"DİĞERLERİNİN DE SERBEST BIRAKILMASI GEREKİYORDU"-

Tutuklu milletvekilleriyle ilgili bir hazırlıklarının olduğunu, partilerin grup başkanvekilleriyle konuyu görüşeceklerini belirten Atalay, şöyle konuştu:

"Bu konuda kararlıyız. Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararından sonra diğerlerinin de serbest bırakılması gerekiyordu. Biz yargının o kararını paylaşmıyoruz. Yasal düzenlemeyle gerekiyorsa Anayasal bir düzenlemeyle bunun çözülmesini bekliyoruz.

Son gelişmeler gösterdi ki, sadece yargı kararıyla dinlemelerin ötesinde, illegal dinlemeler olduğu gibi şeyler ortaya çıktı. Bunlarla iyi mücadele etmemiz gerekiyor. Yasal dinlemelerle ilgili de üzerinde biraz daha çalışılması gerekiyor. Bunların da daha gerekçeli hale getirilmesi gerekiyor. Bu konuda hassasiyetimizi arttıracağız. Toplumda daha fazla demokrasi, daha fazla şeffaflık, insanın daha fazla korunması. Bütün sorunlarla mücadelede daha fazla demokrasi ve açıklık politikası. Bunlar olduğu sürece sağlıklı toplum düzeni yürür. Buna ek olarak, AB ile ilgili çalışmalarımızı arttırıyoruz."

-"YARGIYI KİMSE DEĞİŞTİREMİYOR"-

Yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sürecinde HSYK'nın tutumunun herkesi düşündürdüğünü savunan Atalay, şu ifadeleri kullandı:

"Ortada bir tablo var. İstanbul Adliyesi'nde bir savcı çıkıyor, basına bildiri dağıtıyor. Bunlar ekranlara yansıyor. Bir yandan, Hükümet bir yönetmelikte değişiklik yapmış. Onu da Barolar Birliği yürütmeyi durdurma talebiyle Danıştay'a götürüyor. Tam bu sırada HSYK toplanıyor. Hükümette bir değişiklik olmuş, kendileriyle yıllardır çalışan Adalet Bakanı o gün görevine veda ediyor. Yeni bir Adalet Bakanı göreve başlıyor, tam o gün. Adalet Bakanı'nın, müsteşarının haberi yok. Güven vermeyen, adeta bir korsan toplantı gibi bir görüntü var burada. Orada alınan karar, tamamen Danıştay'daki yürütmeyi durdurmayla ilgili. Yani, Danıştay bir yargı. HSYK, yargının üstünde kararlar verir. Siz daha konu mahkemede görüşülmeden görüş açıklıyorsunuz. Bunu yargının üst kurulu kendisi yapıyor. O zaman o daire bu açıklama karşısında ne yapabilir? Belki yine böyle karar verecekti, denilebilir. O ayrı bir şey. Ama o toplantıda bir savcının çıkıp basına bildiri dağıtmasını gündemine bile almıyor. Neticede, yargıya güven konusu yürütme gibi, yasama gibi değildir. Yürütmeyi, yasamayı vatandaş değiştirir; ama yargıyı kimse değiştiremiyor.

-"HSYK ÜZERİNDE ÇALIŞILACAK"-

Millet, yargıya güvenmek istiyor. Demokratik ülkelerde, 3 erk ayrıdır ama 3 erki de millet denetler. Bizim yargıyla ilgili temel sorunumuz, millet denetlemiyor. Yargının oluşumunda da milletin katkısı yok. Yargının kararından sonra da milletin yapacağı hiçbir şey yok. Demokratik ülkelerde ya jüri sistemiyle ya yargıçların seçilmesiyle veya parlamentonun yargıçları seçmesiyle milli irade devreye girer. Şunun mutlaka olması gerekir; yüksek yargı üyelerinin, HSYK da dahil en azından, parlamento tarafından seçilmesi gerekir. Milletin denetleyebileceği bir mekanizmayı kurmak gerekir. HSYK üzerinde çalışılacak."

-"RAPOR SÖZ KONUSU DEĞİL"-

Atalay, AK Parti İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu'nun "devlet içindeki paralel yapılanmayla ilişkili 2 bin kişi hakkında rapor hazırlandığı" iddiasını da yanıt vererek, "Burhan Hoca ile telefonla görüştüm. O da biraz üzgün. Çok yanlış bir bilgilenme olmuş, böyle bir şeyi bilmem mümkün değil, diyor. Bir gazetedeki habere dayanarak böyle bir şey yazdığını söylüyor. Bugün basında da fazla vurgu kazanmış. Bunlar spekülatif şeyler. Böyle bir şey yok, olamaz da zaten. Falanca kesime ait olduğu için rapor falan asla söz konusu değil" dedi.

-"YOLSUZLUĞUN ZERRESİNE MÜSAADE ETMEYİZ"-

Atalay, 11 yıllık hükümet dönemlerinin hep "daha fazla demokrasi" vurgusuyla geçtiğini kaydederek, şunları ekledi:

"Yolsuzlukla, kapalı yapılarla mücadele, mafya görüntüleriyle mücadele Bakın Türkiye bugün o görüntülerden temizlendi. Bir zamanlar mafya liderleri gazete manşetlerine çıkardı. Organize suçlarla çok ciddi mücadelemiz oldu. Yolsuzluğun zerresine müsaade etmeyiz. Eğer böyle bir şey varsa, kim olursa olsun sonuna kadar gidilir. İşin diğer boyutu, burada olup bitenler, operasyonun yürüdüğü süreç, açıklamalar bütün bunlar olmaması gereken, devletin içinde belli bir yapılanma, gerek emniyette gerek yargıda, bunların varlığını ve işbirliğini de ortaya çıkarmış oldu. Belki o yönden olumlu da bakılabilir. Bu konular bundan sonra daha farklı çalışılır."

-"ÖCALAN EN ÖNEMLİ AKTÖR MÜ?"

Atalay Abdullah Öcalan'ın çözüm sürecinin en önemli ayağı olup olmadığı şeklinde soruya yanıt verirken, "Biliyorsunuz, MİT müsteşarımız orayla görüşür. İkincisi siyasi ayaktır, onunla Adalet Bakanımız daha çok görüşür. Şu an öyle yürüyor. Kuzey Irak sürekli içinde. Çok sabırlı ve dikkatli çalışmalar yürütmek gerekiyor. Süreci koparmadıkça diğer şeylerin biraz zaman alması normaldir" dedi.

-"BAKANLAR HAKKINDA FEZLEKE GELMEDİ"-

Yolsuzluk ve rüşvet iddiaları ile ilgili dört bakan hakkında fezleke hazırlandığı iddiasını yalanlayan Atalay, "Bana intikal eden bir şey olmadı. Bu olayların dışında iki milletvekili hakkında bir fezleke geldi. Ama dört bakan hakkında bir şey gelmedi" ifadelerini kullandı.

-"GÜNDEMİMİZDE BÖYLE BİR KONU YOK"-

Yargıdaki tartışmalarla gündeme gelen "yeniden yargılama" ile ilgili bir yasal düzenlemenin gündemlerinde olmadığını kaydeden Atalay, "Tamamen yargının alanında bir konu. Bizim gündemimizde böyle bir konu yok" şeklinde konuştu.

Atalay, başka bir soru üzerine de Genel affın gündemlerine hiçbir zaman gelmediğini belirterek Atalay, "Çözüm sürecinin sonunda mutlaka örgüt mensuplarının gelecekleri ile ilgili düzenleme yapılır. Suça karışmamış olanlar farklı değerlendirilir. Eve dönüş ile ilgili düzenlemeler yapmak durumundasınız. Çözüm sürecinin sonunda mutlaka bu konu gelecektir. Af diye tartışılan şeyler böyle de tartışılabilir. Bu bir af değil, eve dönüşle ilgili bir düzenleme gerekebilir" diye konuştu.

-"TREND DEVAM EDİYOR"-

Atalay, son olayların AK Parti'nin oyunu etkilemediğini savunarak, "Önceki trend devam ediyor" dedi. Başbakan Yardımcısı, "Yüzde 50'nin üzerindeyiz. Oy tabanımızda büyük bir değişiklik görmüyoruz" ifadelerini de kullandı.

Kaynak: ANKA

Son Dakika Güncel Başbakan Yardımcısı Atalay: Yüksek Yargı Üyelerini Parlamento Seçmeli - Son Dakika


Advertisement