Bilgen: Başkanlık Sistemi İktidar Mücadelesine Dönüştü - Son Dakika
Son Dakika Logo

Bilgen: Başkanlık Sistemi İktidar Mücadelesine Dönüştü

Bilgen: Başkanlık Sistemi İktidar Mücadelesine Dönüştü
15.03.2016 11:41

HDP Parti Sözcüsü Bilgen, "Başkanlık sistemi AKP'nin kendi iç dengeleriyle ilgili bir iktidar mücadelesine de dönüşmüş durumda" dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Kars Milletvekili Ayhan Bilgen, Ankara'daki patlamaya ilişkin açıklamalarda bulundu ve Türkiye'nin temel sorunlarını çözmesi için diyalog ve sorumluluk isteyen bir yaklaşım içerisine girmesi gerektiğini söyledi.

Demokratik Bölgeler Partisi'nin (DBP) Urfa'daki siyaset akademisi ve Demokratik İslam Kongresi (DİK) çalışmaları kapsamında Urfa'ya gelen Bilgen, Gazete İpekyol'u ziyaret etti.

Ziyarette gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Bilgen, 1 Kasım seçimlerinden sonra Türkiye'nin hem içerde Kürt sorunu hem de dış politikasıyla ilişkili olarak güvenlik sorunlarının yaşandığı bir sürecin içine çekildiğini söyledi.

Türkiye'nin Suriye politikası ve Kürt sorunuyla alakalı olarak yüzleşmesi gerektiğini kaydeden Bilgen, Ankara'daki patlamaya ilişkin olarak, "Bu tip durumlarda sonuçları üzerinde tartışma yapmadan önce sebepleriyle ilgili yüzleşme içerisine girmek gerekiyor. Sonuç itibariyle eğer siz hem Kürt sorununu silahlı yöntemlerle çözme iddiası içerisinde bir yaklaşıma girdiğinizde hem de Suriye'de doğrudan çatışma içerisine giren bir taraf gibi davrandığınızda bundan etkilenmemek, bunun sonuçlarının da Ankara'yı, İstanbul'u tehdit eden bir pozisyon doğurmasından kaçınmak çok mümkün değil. Burada ciddi çatışmayı bitirecek bir yüzleşme içerisine girmek ve hem Ortadoğu'da barışın bir an önce tesis edilmesine dair bir pozisyon almak hem de Türkiye'de bu sorunun çözümüyle ilgili diyalog ve siyasal sorumluluk üstlenen bir yaklaşım içerisine girmek gerekiyor. Ya kaos ya başkanlık gibi manşetler, yaklaşımlar aslında bu süreci, bu gerilimi yönetmeyi hedefliyor. Bunu bitirmeyi, çözmeyi değil, bunu yönetmeyi, buradan siyasi bir algı operasyonu çıkarmayı hedefliyor. Bunu terk etmek, demokratik zemine dönmek gerekiyor" dedi.

ERKEN SEÇİM OLASILIĞI

Başkanlık seçiminin Haziran'da olacağı, bunun Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın istemediği bir sonuç olması durumunda Türkiye'nin erken seçime gideceği yönündeki söylentilere ilişkin olarak Bilgen, "Bu konuda çok yaygın senaryolar konuşuluyor. Bir tarafta MHP'ye kayyum atamaktan vazgeçip, ikinci bir partinin kurulmasını sağlamaya dair bir baskın seçim hesabı… Diğer tarafta HDP'de dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili bir tartışma süreciyle birlikte demoralize ederek baraj altında bırakma hesabı…339'u mevcut meclis aritmetiğinde çıkartamıyorsanız baskın seçimle bunu elde etmeye dönük, arayışlar içerisine dönük girişimler var. Ama Ankara'da hükümet içerisinde de çok açık Erdoğan'a yakın olanlar ve Davutoğlu'yla birlikte hareket edenler ayrışması gittikçe netleşiyor. Bunu mesajlarda, açıklamalarda net görüyoruz. Milletvekillerinin davranışlarında, tutumlarında bu kendini net olarak gösteriyor. Siyasetin dışında hatta parlamento dışında kalmış olmasına rağmen AKP'nin kuruluş sürecinde önemli, sembol isimlerin yaklaşımları ortada. Başkanlık sistemi sadece Türkiye'de yargının nereye gideceği, muhalefete nasıl muamele edileceği konusu değil AKP'nin kendi iç dengeleriyle ilgili bir iktidar mücadelesine dönüşmüş durumda" diye konuştu.

'CHP ÖNERİLERİNE SAHİP ÇIKMALI'

Türkiye'deki şiddet sarmalıyla ilgili önümüzdeki günlerde herhangi bir girişimin olup olmayacağı şeklindeki bir soruya ilişkin Bilgen, şunları kaydetti: "Burada sadece HDP değil, iktidar partisinin daha çok sorumluluğu var. Daha çok risk almayı göze alması gerekiyor. Diğer partilerin de özellikle CHP'nin de en azından kendi önerilerine sahip çıkması ve parti olarak onun arkasında durması gerekiyor. Parlamentoda bir mekanizmanın kurulması bu süreçte endişe duyulan noktaya gitmeden bir inisiyatif girişimi sağlayabilir. Dünyadaki örneklere baktığımızda bir tarafta çatışma devam ederken de diyalog kapısının açık kaldığı süreçler var. Belli ki, 'Türkiye'de çatışma bitsin, diyalog ve siyaset zemini açılsın' demenin bir anlamı kalmadı. Pratikte bu iki taraf açısından da çok mümkün gözükmüyor. Çatışmaya rağmen Anayasa yapmayı buna vesile kılmak, barışçıl yolu, yöntemi gündeme almak ve bir irade geliştirmek gerekiyor. Sonunda eğer bu iş masada ele alınacaksa bir gün önce olması, bir kişinin ölmesini önlemek açısından önemlidir, kritiktir. Ama bunun siyasi kazancının ötesinde bir ahlaki sorumluluk gerektirir. Bu da iki şeyi beraberinde getiriyor. Birincisi, toplum, barışın kendi lehine olduğunu savaşın aleyhinde olduğunu idrak etmesi gerekiyor. Yani yoksulluktan, yolsuzluğa kadar bütün alanlarda savaşın aslında bütün bunları örten işlevini görmesi gerekiyor. İkincisi bir basınç uygulaması gerekiyor. Yani örgütlü toplumsal çevrelerin barıştan yana bir irade ortaya koymaları gerekiyor ki, siyasetçi de savaşı yönetmeyi, krizi yönetmeyi, algıları kamplaştırmayı değil, barışı kaçınılmaz bir siyasi tercih olarak görsün."
(Kaynak: Gazeteipekyol)

Kaynak: Temsilci

Son Dakika Güncel Bilgen: Başkanlık Sistemi İktidar Mücadelesine Dönüştü - Son Dakika


Advertisement