CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bilgi toplumu, entelektüellerin katkısıyla, çabalarıyla gelişir, serpilir. Ama maalesef entelektüellerin aşağılandığı, toplumda söz sahibi olmamaları için çaba harcandığı, hapislere atıldığı bir süreci yaşıyoruz" dedi.
Kılıçdaroğlu, Ankara Spor Salonu'nda düzenlenen CHP 34. Olağan Kurultayı'nda, eskiden sosyal demokratların sadece adil ve halkça bölüşümden söz ettiklerini belirterek, kendilerinin ise işçisi, çiftçisi ve sanayicisiyle önce üretmeyi sonra halkça bölüşmeyi savunduklarını dile getirdi.
"Üreteceğiz ki toplum olarak zenginleşeceğiz" diyen Kılıçdaroğlu, CHP olarak hiçbir zaman önceliklerinin yoksulluğu paylaşmak olmadığını, bundan sonra da olmayacağını vurguladı.
Kılıçdaroğlu, yoksulluğu bir övünç alanı olarak görmeyeceklerine, yoksulluğu sonlandıracaklarına ve halkın zenginleşmesini sağlayacaklarına dikkati çekerek, gönenci toplumun tüm dokularına yayacaklarını, hedeflerinin bu olacağını ifade etti.
Zamanın ruhunu iyi okumaları gerektiğini dile getiren, geçmişi de içinde bulunulan koşulları da geleceği de çok iyi tahlil edilmesi gerektiğini anlatan Kılıçdaroğlu, 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra dünyanın 3. büyük bir dalganın içine girdiğini kaydetti.
Kılıçdaroğlu, insanlık tarihine bakıldığından birinci dalgayla avcılıktan tarım alanına, tarımın dönüşümüne ve tarım toplumuna geçildiğini; ikinci dalgayla da tarım toplumundan sanayi toplumuna dönüşüldüğünü ve bu dalganın bütün dünyayı sardığını anlattı.
Üçüncü dalgayla da 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra dünyaya giderek egemen olan sanayiden bilgi toplumuna geçiş sürecinin başladığını ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"Bugünkü yüzyılda geldiğimiz koşullarda zenginliğin ve refahın temelleri artık değişmiştir. Zenginliğin ve refahın temelleri bilgi toplumuna endekslenmiştir artık. Zenginleşme süreci bilgi yoluyla ve bilgi ağırlıklı sanayi yoluyla bütün dünyada yer bulmaya başlamıştır. Toplumu değiştirmek isteyen, toplumu ileriye götürecek siyasetçiler, bu olguyu görmezlikten gelmesi mümkün değildir. Bu süreçte devletin görevi sosyal piyasa ekonomisinin sağlıklı işlemesini sağlamak ve yol gösterici olmaktır.
Kalkınma planlarının varlık nedenleri de temelde budur. Bir ülkenin zenginleşmesi tasarrufuna ve yatırımına bağlıdır. Onun için diyoruz ki yirmi büyük ekonomi içindeyiz,ama tasarruflarımız yetersiz, yatırımlarımız yetersiz. Unutulmaması gereken bir gerçek var. Üretime değil, tüketime endeksli bir toplum halindeyiz. Tüketim endeksli bir toplum gelecekte güçlü bir toplum olmaz, zenginleşmez.
Gelişmiş ülkelerin trenine binmede zaman kaybeder, o trene zamanında binmezse toplum geriye doğru itilmiş olur."
-"Bilim insanları özgür olmalı"-
Kılıçdaroğlu, bilgi toplumu ile ekonomisinin kaynağını ve ışığının üniversiteler olduğuna dikkati çekerek, üniversitelerin toplumu ileriye, çağdaşlığa götüren temel eğitim kurumları olduğunu söyledi.
"Üniversiteler özgür değilse, üniversiteler özgürlüğün ötesinde bilim insanı da özgür değilse, üniversite özerk değilse bilgi üretemez, bilgi toplumuna katkı veremez" diyen Kılıçdaroğlu, onun için parti olarak üniversitelerin özerk olmasını, bilim insanlarının özgür olması gerektiğini söylediklerini kaydetti.
Kılıçdaroğlu, bilgi toplumunun entelektüel birikiminin yüksek olduğuna işaret ederek, "Bilgi toplumu, entelektüellerin katkısıyla, çabalarıyla gelişir, serpilir. Ama maalesef geldiğimiz süreçte entelektüellerin aşağılandığı, toplumda söz sahibi olmamaları için çaba harcandığı, hapislere atıldığı bir süreci yaşıyoruz" diye konuştu.
-Ortaçağ medresesi benzetmesi-
Gelişmiş ülkenin, bilgi toplumunu özümseyen, onu geliştirmek isteyen ülke olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
"Onun için üniversitede eğitim politikamızı yeni bir bakış açısıyla, yeniden şekillendirmek ve yeni politikaları toplumun önüne getirmek zorundayız. Dünyanın 20 büyük ekonomisinden birisiyiz, ama insani gelişmişlik endeksine baktığımızda 187 ülke arasında 92. sıradayız. Bu süreç Türkiye'ye yakışan bir süreç değil. Biz bilgi toplumu olma yolunda çok daha güçlü bir iradeyi ortaya koymak zorundayız.
Üniversitelere, eğitime acaba ne kadar önem veriyoruz- Birleşmiş Milletler'in rakamlarına göre, 171 ülkede yapılan araştırmada, milli gelirden eğitime para harcama konusunda yapılan sıralamada Danimarka 13, Tunus 17., İran 76., Uganda 129., Türkiye 132. sırada. Bu rakamları bilerek, bu gerçekleri bilerek Cumhuriyet Halk Partisi'nin bu kurultayda neden bilgi toplumuna, neden bilgi ekonomisine, neden zenginleşmeye önem verdiğini bir kez daha milletimizin takdirine sunmak isterim."
Kılıçdaroğlu, üniversiteleri ayakta olan bir ülkenin üreten ülke olduğunu dile getirerek, şöyle dedi:
"Üniversiteleri ayakta olan bir ülke, dünyada söz sahibi olan bir ülkedir. Üniversiteleri ayakta olan bir ülke, dünyada saygın bir ülkedir. Üniversiteleri ayakta olan bir ülke, demokrasisi gelişmiş bir ülkedir. Üniversiteleri ayakta olan bir ülke, dünyaya marka olan bir ülkedir. Peki bizim üniversitelerimiz- Suskun üniversitelerimiz, Ortaçağ medreselerine dönüştürülen üniversitelerimiz... Bunu kabul etmiyoruz. Cumhuriyet Halk Partili olarak kabul etmiyoruz. Yurtseverler olarak kabul etmiyoruz. 'Özerk üniversite, özgür bilim adamı' diyoruz."
(Sürecek)
Muhabir: Duygu Can
Yayıncı: Ziver Büyüktaş - ANKARA
Son Dakika › Güncel › CHP 34. Olağan Kurultayı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.