CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın gazetecilere, "Elimizde dosyalar var" diyerek şantaj yaptığını vurgulayarak, "Dosya var ve o dosyada suça yönelik bilgiler varsa onu cumhuriyet savcılarına aktarır CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın gazetecilere, "Elimizde dosyalar var" diyerek şantaj yaptığını vurgulayarak, "Dosya var ve o dosyada suça yönelik bilgiler varsa onu cumhuriyet savcılarına aktarır. Ama onu elinde tutup medyayı baskılama amacıyla bir havanın içine girerse, ona hukuk devletinde Başbakan denmez, şantajcı denir" dedi.
Kılıçdaroğlu, BDP'lilerin dokunulmazlığının kaldırılması için AKP ve MHP'nin oylarının yeterli olacağını vurguladı. Oylamaya gideceklerini, bunun için grup kararı alınmadığını ve herkesin vicdani kanaatlerine göre oy vereceklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, "Öfkeyle kalkan zararla oturur. Olayları soğukkanlılıkla değerlendirmek zorundayız. Bir yönetim boşluğu içinde şu an Türkiye. İktidar ülkeyi iyi yönetememektedir, bir kaos vardır. Türkiye terör bataklığına sürüklenmiştir. Siyasetin de soğukkanlı davranması gerekiyor. Olaylardan yola çıkıp yasal düzenleme yapmak doğru değildir" dedi.
-"TÜRKİYE'NİN SURİYE'YE SİLAH GÖNDERDİĞİNİ BİLMEYEN Mİ VAR?"
Gazetecilerin gerçek anlamda gazetecilik yapmadıklarını öne süren Kılıçdaroğlu, gazetecilerden Hatay'a gitmelerini ve oradaki yurttaşlarla konuşmalarını istedi. Kılıçdaroğlu, herkesin tedirgin olduğunu dile getirerek, şöyle konuştu:
"2002'de AKP iktidara geldiğinde terör sıfırdı. 10 yıl geçti aradan. Geldiğimiz tablo nedir? Terör batağı. Neden bu hale geldik biz? Kim getirdi bu hale ülkeyi? Başbakan her fırsatta CHP'ye çatıyor. Çünkü çatacak başka bir yeri yok. Terör konusunda da bizi eleştiriyor. Biz iktidarda değiliz. Türkiye'yi terör batağına sürüklemedik, tam tersine uyardık, terörü azdıracaksın dedik. Anketler ne diyor? Halkın büyük bölümü Suriye politikasının yanlışlığını savunuyor. O kadar yanlışlar yapıldı ki... Bu yanlışların üzerine yeni yanlışlarla terörle mücadele ediliyor. Bütün komşularımızla kavgalı haldeyiz. Siz kendi ülkenizde, başka bir ülkenin iç çatışması için silahlı adam gönderiyorsunuz. Daha geçen gün gazeteci arkadaşlar Hatay'a gittiler. Açıklama yapıldı, dendi ki, Sağlık Bakanlığı'na ait ambulansla Suriye'ye silah götürüldüğüne dair fotoğraflar var elimizde. Türkiye'nin oraya silah ve insan gönderdiğini bilmeyen mi var? Neden CHP milletvekilleri kampa alınmadı?"
-"DOLMABAHÇE'DE YAPTIĞI GÖRÜŞMELERİ DE ANLATSIN"-
Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın "Şu anda söyleyebildiklerim var, söyleyemediklerim var. İlerde kaleme alacağız" sözlerini de yorumlayarak, "Anılarını yazacak anlaşılan. Umarım o anılar içinde Dolmabahçe'de yaptığı görüşmeleri de anlatır. Böylece mezara giden bir anı kalmamış olur" dedi.
Erdoğan'ın gazetecilere, "Elimizde dosyalar var" diyerek şantaj yaptığını belirten Kılıçdaroğlu, "Dosya var ve o dosyada suça yönelik bilgiler varsa onu cumhuriyet savcılarına aktarır. Ama onu elinde tutup medyayı baskılama amacıyla bir havanın içine girerse, ona hukuk devletinde Başbakan denmez, şantajcı denir" diye konuştu.
-"BİZİ BURAYA AKP'NİN İZLEDİĞİ DIŞ POLİTİKA GETİRDİ"-
Kılıçdaroğlu, Oslo mektupları hakkında, "Bir şey söylediğimiz zaman AKP kanadından koro halinde saldırılar gelir. Bakan, başbakan, grup sözcüsü, parti sözcüsü hep beraber saldırırlar. Bu sorular hakkında hala tık yok. Niçin? Misak-ı milli sınırlarını terör örgütüyle görüşen bir siyasal iktidar olabilir mi? Bu ciddi bir iddia. Soru soruldu, neden sesleri çıkmıyor?" diye sorarak, mektupları aşama aşama açıklayacaklarını bildirdi.
Dış politikada Türkiye'nin itibar kaybettiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, şunları ifade etti:
"Mezhep bağlamında Ortadoğu'ya girilmez, inanç bağlamında dış politika yapılmaz. Ülkelerin çıkarları vardır, o çıkarlar bağlamında yapılır. Türkiye'yi öyle bir bataklığa sürüklediler ki, şimdi çıkmak istiyorlar ama çıkamıyorlar. Yalnızlaşan bir Türkiye var. Türkiye böyle miydi AKP iktidara gelmeden önce? Ortadoğu'da saygın bir ülkeydi, sözü dinlenen bir ülkeydi. Şimdi düşman olanların ortak düşmanı Türkiye. Suriye ile İsrail düşman. Bu iki düşmanın ortak düşmanı Türkiye. Bizi buraya AKP'nin izlediği dış politika getirdi. Türkiye'nin bir iktidar değişimine ihtiyacı var, sorunları aşmak için. Bu hükümet, bu ülkeyi daha fazla yönetemez. Hangi ile giderseniz gidin, her yurttaşın kafasında bir soru var, "Ne olacak bu ülkenin hali?' diye. Yeni bir anlayışa, yeni bir siyasete ihtiyacı var. Başbakan her konuşmada toplumu ayırıyor. Bir Başbakan'ın toplumu kucaklaması lazım."
-"İMZAM YOK"-
Yerel seçimler için Mayıs 2012'de çalışmalara başladıklarını belirten Kılıçdaroğlu, ilk toplantılarını yaparak, stratejilerini belirlediklerini kaydetti.
Kılıçdaroğlu, Sosyalist Enternasyonal'e katılmalarından sonra medyada "Orada Kürtlerle ilgili bir paragraf var, onun altına Kılıçdaroğlu imza attı" şeklinde haberler çıktığını hatırlattı. Hiçbir metnin altında imzası olmadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu, şunları ekledi:
"O maddeye muhalefet yazım var. O yazının altında sadece benim imzam var. Yardımcılarım Genel Kurul'da görüşülürken karşı çıktı. Bunlar da tutanaklarda var. Bir gazeteci araştırma yapmadan, kafasına göre yazarsa gelip böyle duvara çarpar. Ahlaklı olan önce araştırır, soruşturur, doğruyu bulduktan sonra yazar ve doğrusunu yazar. Loğoğlu'nun, Korutürk'ün konuşması var. Dava açacağım ama gazetecilere çok fazla dava açmak istemiyorum. Bilinmeden hayal üzerine yazı yazmak, 21. yüzyıl Türkiye'sine yakışmıyor. Ben bizi eleştirmeyin anlamında söylemiyorum, biz eleştirilere açığız zaten. Ama yalan söylemek doğru değil." (ANKA/SON)
(AYÇ/ORH/HF) - Ankara
Son Dakika › Güncel › Chp Lideri Kılıçdaroğlu(2/son): 'Ona Başbakan Denmez, Şantajcı Denir' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.