Cumhurbaşkanlığında Muhtarlar Toplantısı - Son Dakika
Son Dakika Logo

Cumhurbaşkanlığında Muhtarlar Toplantısı

04.11.2015 17:13

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Önümüzdeki dönem konuşma, tartışma dönemi değil, açık söylüyorum, sonuç alma dönemidir.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Önümüzdeki dönem konuşma, tartışma dönemi değil, açık söylüyorum, sonuç alma dönemidir. Bu işe illa bir isim aranıyorsa bunun adı artık 'Milli Birlik ve Kardeşlik Süreci'dir" dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde muhtarlarla bir araya geldiği toplantıdaki konuşmasında, gönül sınırlarının "gardaş"larının yaşadığı her yeri içine alacak kadar geniş olduğunu belirtti.

Türkiye'nin bulunduğu bölgede yaşananlar için "Yaradan böylesin vermesin başa" dediklerini vurgulayan Erdoğan, "Kendimizi onların yerine koyalım, ne yapardık acaba? Eğer bizi topraklarına kabul etmeyecek birileri olmasa ne yapardık? Şöyle bir düşünelim. Bizim bu vatandan başka vatanımız olmadığına göre bize bu vatanı dar etmeye çalışanlara kusura bakmasınlar biz bu vatanı dar ederiz. Bunu da böyle bilsinler" diye konuştu.

Kurtuluş Savaşı'nı çok iyi bilen milletin evlatları olarak istiklal mücadelesi veren Suriyelilere desteğin sonuna kadar sürmesi gerektiğini dile getiren Erdoğan, "Şu ana kadar biz 8 milyar dolar harcadık. Biz bunu hiç milletimize yansıttık mı? Rabbim bereketini veriyor. Bazıları 'yolsuzluk, şu, bu, falan' diyor. Bunlar ihanet içinde. Yolsuzluğun olduğu bir iktidar, bir hükümet bunları yapabilir mi, bu yatırımları yapabilir mi?" ifadesini kullandı.

Türkiye'nin dünyada mazlumlara yardım eden ülkelerin başında geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Biz 2014'te 4,5 milyar dolar dünyadaki bu garibanlara, bu fakir fukaraya el uzatmış bir ülkeyiz. Türkiye bu. Ne yaparlarsa yapsınlar biz bunların çelmelerine falan takılmayacağız. Yolumuza devam edeceğiz. 7 Haziran sonrasında Türkiye'nin içine girdiği siyasi belirsizlik ortamını bölgedeki sorunları derinleştirmek için kullanmak isteyenler artık bu hesaplarını, tavsiye ediyorum, gözden geçirsinler. Böyle olmayacak. Eğer bu vatanı seviyorsak bu milleti seviyorsak gelin el ele verelim ve şu ülkedeki sıkıntıları bir an önce hep birlikte aşalım. Şu anda elhamdülillah büyüme hızında Türkiye dünyadaki ülkelerin birçoğuna fark atacak konumda."

Erdoğan, 15-16 Kasım tarihlerinde Antalya'da G20 toplantılarının yapılacağını ve dünya devlerinin burada toplanacağını anımsatarak şöyle konuştu:

"Dünya ekonomisinin yüzde 85'ini oluşturan ülkeler burada bizim başkanlığımızda bir araya geleceğiz ve bu toplantıları bu kardeşiniz yönetecek. Onlarla gerek kapsayıcılık, kucaklama, kucaklama diyoruz ya işte ekonominin ne kadar kurumsal olursa olsun, hangi katmanları olursa olsun bütün gencinden kadınına varıncaya kadar engellisine varıncaya kadar bütün bunları kapsayacak şekilde, bütün küçük, orta boy işletmelere varıncaya kadar hepsini kapsayacak şekilde bir anlayışla böyle bir adım atacağız. Yatırımlar noktasında kamu özel yatırımları, dünyadaki gelişmemiş ülkeleri, 2030'a kadar nasıl yatırımlar yapalım ki öyle ufak rakamlar değil tabii ki 60-70 trilyon dolarlık hedefi hep birlikte yakalayalım. Bunları konuşup, bunları tartışacağız."

-"Suriye'nin, Irak'ın geleceğini konuşacağız"

Bunların, Türkiye'nin gelişimi için çok önemli gelişmeler ve adımlar olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Biz göreve geldiğimizde dünyada 24'üncü sıradaydık. Şimdi 17'nci sırada bir ekonomi ve G20 ülkeleri içindeyiz. Böyle bir konumdayız. Suriye'nin geleceğini, Irak'ın geleceğini konuşacağız, oradaki halkların geleceğini konuşacağız. Özellikle Suriye, Irak ile ilgili kendi tarihi, kültürel, etnik ve mezhebi gerçekleri çerçevesinde onlara nasıl karar aldırabiliri, bunları konuşacağız. Bölgemiz huzura kavuşana, bölge insanı geleceklerine güvenle bakana kadar mücadelemizi de Türkiye olarak sürdüreceğiz" dedi.

-13 yılda yaşanan dönüşüm

Milletin müsterih olmasını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

"Hiç endişeye kapılmayın, yarın bugünden daha iyi olacak hiç endişeniz olmasın. Terör örgütüne karşı ülke içinde ve dışında süren operasyonlar kararlı bir şekilde devam ediyor, kesmek yok devam edeceğiz. Terör örgütü silahları bırakıp toprağın altına betonlayarak gömene kadar, tüm elemanları teslim olmak veya ülke dışına çıkmak suretiyle tasfiye olana kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Aynı şekilde örgütün şehirlerdeki yapılanmaları tamamen çökertilene kadar, güvenlik kuvvetlerimizin operasyonları, adli ve idari takibatları devam edecek. Önümüzdeki dönem, konuşma, tartışma dönemi değil, açık söylüyorum, sonuç alma dönemidir. Bu işe illa bir isim aranıyorsa, bunun adı artık 'Milli Birlik ve Kardeşlik Süreci'dir. Yani milli birliğimizden daha iyi bir şey olabilir mi, kardeşlikten başka daha güzel bir şey olabilir mi? 'Milli birlik' diyen varsa, 'kardeşlik' diyen varsa hepimiz aynı çatı altında toplanmalıyız, başka bunun çıkışı yok, bunu yapmamız lazım. Birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize yönelik bu tehdide karşı en küçük bir müsamahamız yoktur, olmayacaktır. Kimse Türkiye'nin geçtiğimiz 13 yılda yaşadığı büyük dönüşümü görmezden gelemez, yok sayamaz."

"Artık devletin vatandaşının inancına, kökenine, kültürüne, diline, düşüncesine, tüm farklılıklarına karşı saygılı olduğunu, bunun için gereken özgürlüğü ve imkanı onlara verdiğini kimse inkar edemez" değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ret politikalarını biz kaldırdık, inkar politikalarını biz kaldırdık, asimilasyon politikalarını biz kaldırdık. Bu kardeşiniz başbakan olana kadar gelen başbakanların hiçbirisi bir Kürt vatandaşımıza 'kardeşim' diyememiştir ama bu kardeşiniz Kürt vatandaşına 'kardeşim' demiştir. Bütün Güneydoğu illerini, bazı illerde ilçelerine varıncaya kadar gezen bir başbakandım ben. Şimdi de Cumhurbaşkanı olarak aynı şekilde devam ediyorum ve edeceğim. Niye? 780 bin kilometrekare sorumluluğumuzdadır da onun için 78 milyon sorumluluğumuzdadır onun için. Bunu yapacağız, burada da yapacağız, orada da yapacağız. Niye? Biz devlet, millet kaynaşmasını istiyoruz. Devlet öndeydi biz geldiğimiz zaman. İnsan aradaydı. Biz ne dedik? 'Önce insan' dedik, sonra devlet."

Göreve ilk geldiklerinde tüm kanaat önderlerinin kendisine "Doğu ve Güneydoğu'da şu olağanüstü hali kaldırın yeter" dediklerini aktaran Erdoğan, 16 ay sonra girdikleri ilk seçimde parlamentonun yüzde 63'ünü alarak iktidar olduklarını kaydetti.

Erdoğan, o dönem kendisinin milletvekili olmadığını, partisinin genel başkanı olduğunu hatırlatarak "Sayın Başbakan o zaman Abdullah Gül. Daha ilk ayda olağanüstü hali kaldırdık. Niye çünkü şunu diyorduk, 'Biz ne aldatan olacağız, ne aldanan olacağız'. Biz olağanüstü hali kaldırdık, ondan sonra ardı ardına yeni talepler. O talepler de geldikçe yerine getirmeye gayret ettik, halen de ediyoruz ve diyeceğiz. 'At denize balık bilmezse halik bilir', bizim anlayışımız bu" diye konuştu.

(Sürecek)

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Cumhurbaşkanlığında Muhtarlar Toplantısı - Son Dakika


Advertisement