Davutoğlu-Lavrov Ortak Basın Toplantısı (2) - Son Dakika
Son Dakika Logo

Davutoğlu-Lavrov Ortak Basın Toplantısı (2)

Davutoğlu-Lavrov Ortak Basın Toplantısı (2)
17.04.2013 17:02

Türkiye-rusya Ortak Stratejik Planlama Grubu Toplantısı (OSPG) çerçevesinde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov bir araya geldi.

Türkiye-rusya Ortak Stratejik Planlama Grubu Toplantısı (OSPG) çerçevesinde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov bir araya geldi. Önce ikili bir görüşme yapan bakanlar, bu görüşmenin sonunda heyetlerarası da görüştü. Yaklaşık 2 saat süren görüşmelerin sonunda Davutoğlu ile Lavrov basın toplantısı için kameraların karşısına geçti. Toplantıda konuşan Sergey Lavrov, Davutoğlu ile yaptıkları toplantıda Ortadoğu, Kuzey Afrika, İran nükleer programı, Orta Asya, Asya Pasifik, Karadeniz ve Kafkasya'ya ilişkin konuların ele alındığını aktararak, "Stratejik isteğimiz bütün bölgeler ve dünyada, istikrarın geliştirilmesidir. Bu bizim ortak yaklaşımımıza uygundur" dedi.

"KESİNLİKLE YÖNETİM DEĞİŞİKLİĞİ KONUSUNDA MÜCADELE ETMİYORUZ"

Konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Lavrov, Suriye'de yakın zamanda muhalefet ile iktidar arasında bir diyalog bekleyip beklemediklerinin sorulması üzerine, bu konuda Cenevre Mutabakatı'na sadık bir şekilde çalışmalarını yürüttüklerini söyledi. Cenevre Mutabakatı'nda ilkelerin belirlendiğinin altını çizen Lavrov, "Gerçekten fiili uygulamalarda bu ilkelere riayet edilmesi durumunda, zorunlu olarak görüşmelerin önüne konulan sorunlar ortadan kalkacaktır. Farklı ülkeler bu sorunlarını ön plana çıkarıyor ve 'Zafer kazanılana kadar savaş devam etsin' deniyor. Ama bu, gerçekçi bir yaklaşım değil. Bizler kesinlikle yönetim değişikliği konusunda mücadele etmiyoruz ve bu tür girişimleri desteklemiyoruz. Burada öncelik ihtilafın bir an önce durdurulmasıdır ve barışın tesis edilmesidir. Demokratik reformların yapılması önceliklidir. Burada savaşan herkesin ön koşulsuz silahı bırakmasını istememiz öncelikli olmalıdır. Esad'ın gitmesi, iktidarın değişmesi öncelik olması durumunda, böylesi bir jeopolitik yaklaşımın bedeli masum insanların hayatı pahasına olacaktır. Dolayısıyla diyalog için bir ön koşul öne sürülmemesinden yanayız" diye konuştu.

"SÜRECE OLUMSUZ KATKIDA BULUNDUĞUNU GÖRÜYORUZ"

Lavrov, Suriye'nin Dostları Çekirdek Grup Toplantısı'nın Suriye'de süre konusunda çözüme bir katkı sağlayıp sağlamayacağı sorulunca, Rusya'nın, Suriye'nin Dostları Grubu'na üye olmadığını belirterek, "Olayın fiili boyutuna bakacak olursak, Suriye muhalefetinin bir kısmının Dostlar Grubu tarzında bir yaklaşımı olduğunu görüyoruz. Biz bu formattaki faaliyetlere, pragmatik açıdan bakıyoruz. Bu çalışma, Cenevre Protokolü kapsamında alınan kararlara katkıda bulunur mu, bulunmaz mı? Şu anda bu sürece olumsuz katkıda bulunduğunu görüyoruz. Olumlu tarafından daha çok olumsuzluk var. Her bir ihtilafta, bir mekanizma kurulduğunda, bir tarafın izole edilmesi durumunda veya mekanizma bir ihtilaf tarafını izole etmeye yönelik olursa, burada diyalog zeminini elimizden kaçırmış oluruz. Kısa bir süre önce Arap Birliği üyelerinin kararı da aynı şekilde oldu. Suriye muhalefetinin bir kısmı, Suriye halkının yasal temsilcisi olarak kabul edildi ve bu teşkilatta yer verildi. Aynı şekilde karar alındı ki, muhalefete silah verilebilsin diye. Silah verilmesine yasallık sağlanmaya çalışıldığı görülüyor ama bu uluslararası hukuka aykırı bir davranış olarak mütalaa ediyoruz. Bunun Cenevre'de varılan mutabakata uygun olmadığını düşünüyoruz" dedi.

"CENEVRE MUTABAKATI ÇERÇEVESİNDE DİAYALOGUN BAŞLAMASINI İSTİYORUZ"

Suriye'deki ihtilafının sonuçlarının insani boyutunun devasa boyutlarda olduğunu vurgulayan Lavrov, "Türkiye'nin omuzlarında ne büyük yük olduğunu biliyoruz. Diğer komşuların sıkıntılarını biliyoruz" dedi. Lavrov, Cenevre Mutabakatı çerçevesinde, diyalogun başlatılmasını istediklerini söyleyerek, "Askeri çözüme ağırlık verilmesi durumunda meslektaşımın sıraladığı dehşet verici olaylar devam edecektir ve bunların kapsamında teröristlerin etkisi yaygınlaşacaktır" diye konuştu. ABD tarafından terör listesinde bulunan El Kaide hücrelerinin ve kişilerin Suriye'de Esad hükümetine karşı mücadele ettiğini belirten Lavrov, askeri çözüme ağırlık verilmesi halinde bu gibi tehditlerin devam edeceğinin altını çizdi.

ORTADOĞU'NUN KİTLE İMHA SİLAHLARINDAN ARINDIRILMASI

Sergey Lavrov, Ortadoğu'nun kitle imha silahlarından arındırılması konusunda da şunları dile getirdi:

"Üç kurucu devletten birisi Rusya, diğerleri ABD ve İngiltere. Bizler bölgenin bütün ülkeleriyle aktif olarak çalıştık ki, bölge ülkeleri katılımcı grubu oluşturması gerekiyordu. Biz olabildiğince somut bir tarih belirlesinler dedik. Farklı sebepler yüzünden bizim partnerlerimiz, kurucular dahil olmak üzere, aynı ölçüde ilgi göstermedi. Bazı siyasi olayları gerekçe gösterdiler. Bu konferansın (Ortadoğu'nun kitle imha silahlarından arındırılması konferansı) düzenlenmesi konusunda gecikmemek lazım. 2010 yılında uzlaşıyla karar verilmişti. Finlandiya Dışişleri Bakanıyla bu konuyu görüştüm. Bu konferansın yapılması konusunda koordinatörlük görevini üstlendi ve aktif bir şekilde bu konuda çalışmaya devam edeceklerini söylediler. Bütün bölge ülkeleri burada temsil edilmelidir. Bu konferans bir kerelik bir olay değil. Bir anda kitle imha silahlarından arındırılmış bir bölge ortaya çıkmayacaktır. Bu bir süreç olacaktır ve bu konferans görüşmelere start verecektir. En önemlisi burada diyalog süreci başlatılmış olacaktır. Bu her halükarda iyidir. Bu konuda şüphelerimiz, korkularımız yana itilmiş olacaktır."

"BM'NİN BELİRLEDİĞİ İLKELERE BAĞLIYIZ"

Kıbrıs konusunun sorulması üzerine ise Lavrov, "Kıbrıs konusunda biz önceden olduğu gibi, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nde genel sekreterin iyi niyet misyonu kapsamında belirlediği ilkelere bağlıyız. BM'nin bu alanda aktif bir şekilde, her iki tarafın da kabul edebileceği çözüme önceden belirlenen ilkeleri bekliyoruz. Hali hazırda ciddi bir mali kriz var Rum Kesimi'nde. Burada kısa bir zamanda görüşmelerin gerçekleşmesi için fırsat vermeyeceğini düşünüyoruz ama dünya kamuoyu bu konuyla ilgileniyor. Biz yine BM kapsamında azami ölçüde süratli şekilde görüşmelerin yenilenmesi için koşulların hazırlanması konusunda katkı sağlamaya hazırız. Hidrokarbon kaynakları konusunda sadece Doğu Akdeniz'de değil, yerkürenin her yerinde uluslararası hukuk kurallarına riayet edilmesi ve 1982 yılındaki Deniz Konvansiyonu kapsamındaki ilkelere dayanılsın diyoruz. Kıbrıs konusunda inanıyorum ki, her türlü doğal kaynakları araştırılması her halükarda bütün Kıbrıslıların menfaati olması koşuluyla destekleriz. Aksi düşünülemez" diye konuştu.

(BB) - İstanbul

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel Davutoğlu-Lavrov Ortak Basın Toplantısı (2) - Son Dakika


Advertisement