DBP Şanlıurfa İl Eş Başkanı Yasemin Kılıç son yaşanan Cizre olaylarının 1990'lı yıllarda yaşanan olaylara benzer olduğunu hatırlatarak halkın bu oyunlara karşı dikkatli olmasını istedi.
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Başkanı Yasemin Kılıç çözüm sürecinin rayına oturduğu bir dönemde Cizre'de istenmeyen olaylarının yaşanmasının manidar olduğunu kaydetti.
Ahmet Bahçıvan İş Merkezi önünde partisinin il örgütü adına basın açıklaması yapan Kılıç çok hassas bir süreçten geçtiklerini söyledi.
Kılıç, "Çözüm sürecinin tekrardan rayına oturduğuna dönük tartışmaların yoğunca olduğu bir süreçten geçmekteyiz. Geçtiğimiz, bu sürecin hassas olduğunun bilinciyle parti olarak çeşitli konularda görüş belirtmenin, sürecin anlaşılmasına dönük olumlu katkı sağlayacağı görüşündeyiz. Yaklaşık iki yıldır başlayan, "'demokratik çözüm"' ya da "'barış süreci"' olarak adlandırılan sürece karşın bu sürece devletin, hükümetin ya da diğer güç odaklarının yaklaşımı en başından beri sürekli bir yandan süreci provoke ederek süreci ilerletmemeye dair kendisine gerekçeler yaratmak, diğer yandan bu gerekçeler üzerinden süreci ve tartışmaları gerişe çekmek olmuştur. Bunun için her dönem kendisine şeni şeni gerekçeler bulmuş bulamazsa yaratmayı esas almıştır" dedi.
'ANALAR AĞLAMAYA DEVAM EDİYOR'
Anaların gözyaşlarının dinmesi için çözüm sürecinin başladığını belirten Kılıç süreç başladığından bu yana tutuklama ve göz altıların devam ettiğini ifade etti. Kılıç, "Süreç başladığından bugüne değin '"analar arlık ağlamıyor"" diye kendi propagandasını yapan çevreler ne yazık ki gerçekliklere gözlerini yummuş durumdadırlar. Süreç başladığından bu yana KCK adı altında 2009"dan bu şana sapılan operasyonları aratmayacak düzeyde bir tutuklanma furyası yaşanmıştır, yaşanmaya da devam etmektedir. Sadece tutuklanmalarla yetinmeyen devlet aklı savaşın olduğu süreçten çok daha fazla sayıda sivil halkı katletmiştir. Bu boyutuyla Kürdistan'daki analar da ağlamaya devam etmektedir" diye konuştu.
PARAMİLİTER GÜÇLER
Hükümeti Irak Şam İslam Devleti'ne (IŞİD) destek vermekle eleştiren Kılıç, bu politikaların Kürtlere karşı geliştirilen politikalardan bağımsız olamayacağını dile getirdi. 1990'lı yıllarda yaşanan sokak infazlarının hatırlatan Kılıç, "Yine yürütülen politikalar sonucunda Türkiye tarafından giden destekler sayesinde DAİŞ çeteleri bugüne kadar varlığını devam ettirebilmişlerdir. Bu boş ulusla da Kürdistan'a gelen cenazelerin varlığı halen söz konusudur. Bütün bunlar hükümetin Kürtlere karşı geliştirdiği politikalardan bağımsız bir biçimde ele alınamaz. Hükümet şimdiye kadar uyguladığı katliam politikalarına halen devam etmektedir. Hem de bu defa daha da inceltilmiş biçimiyle uygulamaktadır. Yollarda sokaklarda insanlar apansız bir kurşunla öldürülmekledir. Üstelik bu defa bu sapıtırken sadece kolluk kuvvetleri aracılığıyla bunu gerçekleştirmemiş, paramiliter güçleri de bu politikalar çerçevesinde devreye koşmuştur. Sokak ortasında gerçekleştirilen sargısız infazlar, hedef gözeterek katletmeler 90"lı süreçleri hatırlatmakladır. Hatta yaşanan son bir kaç aylık süreçte 90'ları geride bırakan katliamlar gerçekleştirilmiştir. 90'larda halk tarafından hizbulkontra diye tabir edilen derin güçler eliyle Çiller hükümeti öncülüğünde devlet tarafından ortaya konan politikalar bugün de benzer biçimi ile AKP hükümeti öncülüğünde yine aynı güçler eliyle devreye konulmaya çalışılmaktadır. Algı olarak ise dindar bir kesimle Kürt halkı çatışıyor izlenimi ve algısı yaratılmaya çalışılmış, bu konuda yandaş medya da bu politikaların bir tarafı haline getirilmiştir" ifadelerini kullandı.
'KİRLİ POLİTİKALAR'
Cizre'de yaşanan olayların durduk yerde ortaya çıkmadığını vurgulayan Kılıç, olayların manipüle edildiğini dile getirdi. Bölgedeki bütün insanları bu tür oyunlara gelmemeye davet eden Kılıç sözlerini şöyle tamamladı. "En son Cizre'de açığa çıkan ve günlerdir süren olaylar bu durumun durduk sere ortaya çıkan olaylar olmadığını, bir politika sonucu açığa çıktığını göstermektedir. Olayların gelişim seyri bunun somut kanıtıdır. Mesele HÜDA-PAR'la çatışma meselesinden çok daha öte bir hükümet politikasıdır. Algıda yaratılmak istenen her ne kadar durduk yere çıkan HÜDA-PAR'la çatışma gibi olsa da mesele bundan çok daha öle planlanmış, kurgulanmış ve hedefi olan bir provokasyon olayıdır. Bu, bizler açısından çok açık ve nettir. Böylesi bir manipülasyona izin vermeyeceğiz. Bir kez daha hükümeti bu kirli oyunlardan, paramiliter güçleri sokaklara, halkın arasına dökme tavrından vazgeçmeye çağırıyoruz. Yürütülen bu tarz kirli politikalar 90"lı yıllarda nasıl sonuçsuz kaldıysa bugün de aynı şekilde sonuçsuz kalacaktır. Halkımızı da bu tarz kirli oyunlara alet olmama konusunda daha dikkatli olmasa çağırıyoruz. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Ayhan'ın da destek verdiği basın açıklamasının ardından grup sessizce dağıldı.
(Kaynak: Gazeteipekyol)
Son Dakika › Güncel › DBP Halkı Manipülasyonlara Karşı Uyardı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.