Ddk'nın Türk Patent Enstitüsü Raporu - Son Dakika
Son Dakika Logo

Ddk'nın Türk Patent Enstitüsü Raporu

13.12.2013 13:56

Rapordan: "Marka ve patent başvurularının daha erken sonuçlandırılması ile ilgili paydaşların beklentilerini karşılayacak önemli bir aşama kaydedilemediği, marka ve patent işlemlerinin elektronik hizmet ortamında yürütülmesinde bir birini takip eden adımlara ilişkin süreç tanımlamalarının ve kontrol mekanizmalarının sağlıklı yapılmamasına bağlı olarak hizmet sunumunda gecikmelerin yaşandığı tespit edilmiştir" "Başvurularla ilgili Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurullarında iş yoğunluğundan dolayı dosya incelemelerinin geciktiği ve yıllar itibarıyla devreden dosya sayılarının sürekli artış eğiliminde olduğu görülmüştür.

Devlet Denetleme Kurulunun (DDK), Türk Patent Enstitüsünün 2010, 2011 ve 2012 faaliyet ve işlemlerine ilişkin hazırladığı rapor yayınlandı.

Raporda, son yıllarda sınai mülkiyet hakları alanında önemli ivme kaydedildiği, 2006'da 66 bin 855 olan marka başvurularının yıllık ortalama yüzde 8,8 artışla 2012'de 111 bin 137'ye, tasarım başvurularının yüzde 5,7 artışla 29 bin 484'ten 41 bin 220'ye, patent başvurularının ise yüzde 14,4 artışla 5 bin 165'ten 11 bin 599'a ulaştığı bildirildi.

Türk Patent Enstitüsünce 2012'de toplam 10 bin 115 patent ve faydalı modelin tescil edildiği belirtilen raporda, enstitü bünyesinde düzenlenen araştırma ve inceleme raporu sayısının bir önceki yıla göre yüzde 38 artışla 718'e yükseldiği, 2012'de tescil edilen marka sayısının da yüzde 54 artışla 64 bin 769, tescil edilen tasarım sayısının yüzde 21 artışla 36 bin 642 olduğu bildirildi .

Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı tarafından 2012 Aralık ayında yayımlanan yıllık rapordaki verilere göre Türkiye'nin, ulusal düzeyde patent başvurularında 17, marka başvurularında 6 ve tasarım başvurularında 5'inci sırada olduğu aktarılan raporda, ulusal düzeyde toplam sınai mülkiyet verilerine göre ise genel sıralamada 9. sırada bulunan Türkiye'nin İngiltere, Rusya, İspanya, Brezilya gibi ülkelerin önünde yer aldığı kaydedildi.

Türkiye'nin ulusal düzeyde patent başvurularında 17'nci sırada yer almasının, önemli aşama kaydedildiğini gösterdiği vurgulanan raporda, ancak tek başına bu göstergenin, kaydedilen aşamayı kavramak açısından yeterli olmadığı, yerli patent başvurularının toplam patent başvuruları içerisindeki oranına da bakılması gerektiği belirtildi. Söz konusu oranın 2006'da yüzde 21 düzeyindeyken 2012'de yüzde 39'a ulaştığı vurgulandı.

Türkiye'nin, Ar-Ge harcamalarının gayrisafi milli hasılaya oranı açısından, yüzde 0.84'lük oranla 38. sırada olduğu kaydedilen raporda, Türkiye'nin son yıllarda Ar-Ge harcamalarına büyük önem verdiği ve bu konuda bir ivmenin yakalandığı ancak ulaşılan sonucun küresel sistemdeki aktörlerle karşılaştırıldığında yeterli düzeyde olmadığı belirtildi.

-Tespitler

Raporun tespit ve önerilere ilişkin bölümünde, sınai mülkiyet haklarının korunmasına yönelik hukuki ve idari altyapının, uluslararası anlaşmalarla taahhüt edilen yükümlülüklere ve AB hukukuna büyük oranda uyumlu hale getirildiği, bazı eksikliklerin de TBMM gündeminde bulunan tasarının yasalaşmasıyla giderileceği kanaatine ulaşıldığı bildirildi.

Türk Patent Enstitüsünün, özel bütçeli bir kurum olarak yeterli gelire sahip olduğu ve her yıl itibarıyla bütçe fazlası verdiğinin görüldüğü ifade edilen raporda, kurumun, kurumsal yapı itibarıyla herhangi bir örgütsel yapılanma sorununu bulunmadığı tespiti de yapıldı.

Ancak mevcut örgütsel yapı içerisinde bazı temel işlevlere yönelik yeterli derecede çaba gösterilmediği kanaatine ulaşıldığı vurgulanan raporda, enstitünün son yıllarda çabalarının ve kaynaklarının önemli bir bölümünün artan günlük iş ve işlemlerin yürütülmesine ayrıldığı belirtildi. Raporda, şunlar kaydedildi:

"Marka ve patent başvurularının daha erken sonuçlandırılması ile ilgili paydaşların beklentilerini karşılayacak önemli bir aşama kaydedilemediği, marka ve patent işlemlerinin elektronik hizmet ortamında yürütülmesinde birbirini takip eden adımlara ilişkin süreç tanımlamalarının ve kontrol mekanizmalarının sağlıklı bir şekilde yapılmamasına bağlı olarak hizmet sunumunda gecikmelerin yaşandığı, marka, patent ve tasarım işlemleri gibi tümüyle elektronik ortamda yürütülen hizmetlerle ilgili dosya içerikleri ve elektronik ortam içerikleri arasında uyumsuzluklar bulunduğu tespit edilmiştir. Sınai mülkiyet haklarının tescil işlemleri ile ilgili Enstitünün almış olduğu kararlara karşı başvuru sahipleri veya üçüncü kişiler tarafından yapılacak itirazların incelenmesi ve değerlendirilmesi işlemleri için oluşturulan Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurullarında iş yoğunluğundan dolayı dosya incelemelerinin geciktiği ve yıllar itibaryla devreden dosya sayılarının sürekli artış eğiliminde olduğu görülmüştür. Bu husus, Türk Patent Enstitüsü için ciddi bir tehdit alanı haline gelmektedir. Bu durum, yeniden inceleme ve değerlendirme müessesesine ilişkin yapı, işleyiş ve süreçlerin tekrar gözden geçirilmesini zorunlu kılmaktadır."

Türk Patent Enstitüsünün, uluslararası kuruluşlarca patent tescili için araştırma ve inceleme raporu düzenlenmesi alanında akredite edilen kuruluşlar arasında yer almamasının, gelecekte karşılaşacağı en ciddi risk alanlarından birisini oluşturduğu tespiti yapılan raporda, "Bu nedenle, kurumsal kapasitenin uluslararası düzeyde akredite kabul edilen kuruluş statüsüne gelinebilmesini sağlayacak ve muhtemel yeni iş yüklerini kavrayacak şekilde nitelik ve nicelik olarak artırılması için sürekli, planlı ve istikrarlı bir çaba sarf edilmelidir" ifadesine yer verildi.

Raporda, kurumda ihmal edilen en önemli alanlarından birisinin insan kaynaklarıyla ilgili stratejik planlama eksikliğinin oluşturduğuna da işaret edilerek, 2013 itibarıyla toplam 369 personel çalıştığı ifade edildi. Toplam personelin yüzde 31'inin ana işlevlere yönelik uzman olarak istihdam edildiği, kalan yüzde 69'un ise yardımcı ve tamamlayıcı fonksiyonlarda çalıştığı bildirilen raporda, insan kaynakları eksenli yaşanan zorlukların ve sorunların temelinde, bugüne kadar bu konuda takip edilen bir stratejinin olmayışının yattığı ifade edildi.

-Bilgi teknolojisinden yararlanamıyor

Enstitünün, hizmet kalitesinin artırılması ve çeşitlendirilmesinde bilgi teknolojilerinin sunduğu geniş fırsat ve imkanlardan yeterince yararlanamadığı tespiti de yapılan raporda, "Kurum iç denetim planlarının değerlendirilmesi sonucunda, iç denetim faaliyetlerinin daha ziyade mali karar ve işlemlerle özlük işlerini kapsayan süreçlere yöneldiği, kurumun ana faaliyetleri kapsamındaki iş, işlem ve süreçlere ilişkin belirgin bir iç denetim faaliyetinin programlanmadığı görülmüştür. Bu itibarla 2014'ten itibaren yapılacak iç denetim çalışma planlarında, raporun önceki bölümlerinde yer verilen patent, marka, endüstriyel tasarım ve bilgi işlem faaliyet ve süreçleri gibi sorunlu alanlara yoğunlaşılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Türk Patent Enstitüsünün etkin, verimli ve tüm amaçlarını gerçekleştirmeye yönelik bir çalışma performansı ortaya koyabilmesi için mezkur çalışmaların tamamlanarak 'Ulusal Fikri Mülkiyet Strateji Belgesi'nin oluşturulması gerekli görülmektedir." - Ankara

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Ddk'nın Türk Patent Enstitüsü Raporu - Son Dakika


Advertisement