Gazze'de anneler bir Anneler Günü'nü daha evlat özlemiyle geçirdi - Son Dakika
Son Dakika Logo

Gazze'de anneler bir Anneler Günü'nü daha evlat özlemiyle geçirdi

10.05.2026 23:14

Vidad en-Neccar: - "Oğlum nerede? Şehit mi oldu yoksa İsrail hapishanelerinde esir mi? Bana en azından oğlumun akıbetini söylesinler ki kalbim biraz huzur bulsun." - Hüda el-Medeni - "Oğlum İbrahim geçen sene 3 Ağustos’ta şehit oldu. Şehadetinin üzerinden neredeyse bir yıl geçti. Diğer oğlum Ahmed ise yaklaşık 2 buçuk yıldır İsrail tarafından esir tutuluyor" - Rufeyde Ebu Deraz: - "Biz çocuklarımızın şehit olmasına üzülmüyoruz, çünkü biz şehit anneleriyiz ve bununla gurur duyuyoruz. Elhamdülillah, onlarla iftihar ediyoruz. Türk anneleriyle de gurur duyuyoruz çünkü onlar da evlat sahibi ve bizimle aynı duyguları hissediyorlar" - Ummu Mahmud Bereke: - "Bu vesileyle Türkiye'deki annelerin Anneler Günü’nü kutluyorum. Türk annelerinin, içlerinde büyük cesaret, yorgunluk, hayat mücadelesi, acı ve işgalin yükünü taşıyan Gazzeli annelere destek olmalarını diliyorum. İnşallah bize her zaman yardım eli uzatırlar"

Gazze Şeridi'ndeki Filistinli anneler, bir Anneler Günü'nü daha İsrail tarafından öldürülen ya da esir alınan evlatlarından ayrı geçirdi.

Gazze'deki bazı anneler İsrail tarafından öldürülen evlatlarının acısını yaşarken, bazı anneler ise esir alınan ya da kaybolan evlatlarından en ufak bir haber alabilmek için bekleyişlerini sürdürüyor.

Dünya bugün Anneler Günü'nü kutlarken, Filistinli anneler yaşadıkları evlat acısını ve bir gün kayıp evlatlarına kavuşabilme umutlarını AA muhabirine anlattı.

Anneler Günü'nde tek dileği oğlunun akıbetini öğrenmek

Filistinli anne Vidad en-Neccar, İsrail saldırıları boyunca defalarca yerlerinden edildiklerini ve bir bölgeden başka bir bölgeye göç ederek yaşamlarını sürdürmeye çalıştıklarını söyledi.

Han Yunus'un Huzaa bölgesinden göç etmek zorunda kaldığını belirten Neccar, savaşın ilk aylarında oğlunun kaybolduğunu ve o günden beri evladının akıbetine ilişkin halen kesin bir bilgiye ulaşamadığını ifade etti.

Neccar, yaşadıkları zorlu süreci şu sözlerle anlattı:

"Ben Huzaa bölgesinden Han Yunus bölgesine göç ettim. Bu savaş boyunca beşinci ya da altıncı kez bir yerden başka bir yere zorla sürgün ediliyoruz. Göç etmekten dolayı çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Ailelerimizin hizmetlere erişememesi ve yakınlarımızı kaybetmemiz bizi çok zorladı. Her şeyimizi kaybettik, elimizde hiçbir şey kalmadı.

Okullara sığındığımız ilk aylarda oğlumu kaybettim. O benim kıymetlimdi. Oğlum altı kızımdan sonra dünyaya geldi. Ben çocuklarımı yüreğimle büyüttüm ama o kalbime en yakın olanıydı. Onsuz yaşayamıyorum."

Tek dileğinin oğlunun akıbetini öğrenmek olduğunu söyleyen Filistinli anne Neccar, şöyle devam etti:

"Derneklerle, Birleşmiş Milletlerle, bütün kurumlarla ve merhamet sahibi herkesle iletişime geçmeye çalıştım. Oğlum nerede? Şehit mi oldu yoksa İsrail hapishanelerinde esir mi? Bana en azından oğlumun akıbetini söylesinler ki kalbim biraz huzur bulsun. O benim gözümün nuruydu, onsuz yaşayamıyorum. Ben de dünyadaki diğer anneler gibi evladımla mutlu bir yaşam isterdim."

Türk halkıyla Filistin halkı arasındaki manevi bir bağ olduğunu söyleyen Neccar, "Allah bütün anneleri çocuklarıyla sevindirsin. Anneler Günü kutlu olsun. Biz de onlar gibi bayramlarımızı kutlamak isterdik ama bizim bayramlarımız çocuklarımızın fedakarlığı ve acılarıyla geçiyor. Filistinli çocuklarla Türk anneleri arasında bir bağ var. Türk halkı bizim gibi hissediyor." dedi.

Bir oğlu öldürüldü, diğer oğlu esir alındı

Filistinli anne Hüda el-Medeni ise oğullarından birinin savaş sırasında hayatını kaybettiğini, diğer oğlunun ise yaklaşık 2 buçuk yıldır İsrail tarafından alıkonulduğunu söyledi.

Medeni, savaş nedeniyle defalarca yerinden edildiklerini belirterek yaşadıkları süreci şu sözlerle anlattı:

"Ben şehit İbrahim Cuma el-Medeni'nin ve esir Ahmed Cuma el-Medeni'nin annesiyim. Biz Han Yunus'tan göç ettik. Her durumda Allah'a hamdolsun. Allah bize ferahlık versin ve evlatlarımızı bize sağ salim geri döndürsün.

Oğlum İbrahim geçen sene 3 Ağustos'ta şehit oldu. Şehadetinin üzerinden neredeyse bir yıl geçti. Diğer oğlum Ahmed ise yaklaşık 2 buçuk yıldır İsrail tarafından esir tutuluyor. Ahmed'in 2 yaş 8 aylık olan oğlu babasını hiç göremedi. Torunum sürekli babasını soruyor ve onun yanına gitmek istiyor."

Hayatını kaybeden oğlu İbrahim'in geride 5 çocuk ve eşini bıraktığını söyleyen Medeni, ailesinin sağlık sorunlarıyla da mücadele ettiğini belirtti.

Medeni, "İbrahim arkasında 6 kişi bıraktı. 3 erkek çocuğu, 2 kız çocuğu ve eşi. Elhamdülillah. Eşim hasta, ben de hastayım. Ama her durumda Allah'a hamdolsun." diye konuştu.

"Türk annelerinden bizimle dayanışma içinde olmalarını istiyoruz"

İsrail hapishanesinde esir tutulan oğlu Ahmed'ten ise uzun süredir haber alamadıklarını söyleyen Medeni, şu sözlerle vicdan sahibi insanlardan yardım istedi:

"Biz Türk annelerinden ve herkesten bizimle dayanışma içinde olmalarını, bize yardım etmelerini istiyoruz. Çünkü biz Filistin halkıyız, yıkılmış, özgürlüğü elinden alınmış bir halkız. Türk annelerinin bizi, çocuklarımızı, yetim çocukları ve esir çocukları desteklemesini istiyoruz.

Bu esir olan oğlum Ahmed Cuma el-Medeni'dir. Oğlunu iki yıl beş aydır göremedi. Hala onun hakkında hiçbir şey bilmiyoruz. Ahmed'ten gelecek tek bir haber, tek bir bilgi istiyoruz. Şimdiye kadar onun hakkında hiçbir bilgiye ulaşamadık."

"Biz şehit anneleriyiz ve bununla gurur duyuyoruz"

Rufeyde Ebu Deraz isimli Filistinli anne de oğlunu savaş sırasında kaybettiğini belirterek yaşadıkları acıya rağmen ayakta kalmaya çalıştıklarını söyledi.

"Ben şehit Mutasim Bedraz'ın annesiyim. O şehit oldu. Elhamdülillah, Allah bize daha hayırlısını nasip eder inşallah." diyen Ebu Deraz, Filistin halkının tamamının saldırılardan etkilendiğini kaydetti.

Ebu Deraz, "Biz çocuklarımızın şehit olmasına üzülmüyoruz, çünkü biz şehit anneleriyiz ve bununla gurur duyuyoruz. Elhamdülillah, onlarla iftihar ediyoruz. Türk anneleriyle de gurur duyuyoruz çünkü onlar da evlat sahibi ve aynı duyguları hissediyorlar." ifadelerini kullandı.

"Türk annelerinin biz Gazzeli annelere destek olmasını diliyorum"

Filistinli anne Ummu Mahmud Bereke de eşini savaşta kaybettikten sonra dört çocuğunun sorumluluğunu tek başına üstlendiğini söyledi. Yaklaşık iki yıldır çocuklarına hem anne hem baba olmaya çalıştığını belirten Bereke, yaşam koşullarının giderek ağırlaştığını anlattı.

Bereke, "Ben bir şehit eşiyim. Allah ona rahmet etsin. İki yıldır dört kişilik aileme tek başıma bakıyorum. Şu an durum çok zor. Hem anne hem baba sorumluluğunu taşıyorum ve bu çok ağır bir yük." dedi.

Gazze'de maddi ve manevi açıdan ağır koşullarda yaşadıklarını belirten Bereke, "Eskiden hayat nasıldı, şimdi nasıl diye sorarsanız; şu an son derece zor şartlarda yaşıyoruz. Maddi ve manevi açıdan çok ağır durumdayız. Açlık çekiyoruz. Bir sığınma merkezinde yaşıyoruz. Durum gerçekten çok zor." ifadelerini kullandı.

Bereke, Türk annelerine de seslenerek Gazzeli annelerin yalnız bırakılmaması çağrısında bulundu.

"Bu vesileyle bütün Türk annelerinin Anneler Günü'nü kutluyorum. Türk annelerinin, içlerinde büyük cesaret, yorgunluk, hayat mücadelesi, acı ve işgalin yükünü taşıyan Gazzeli annelere destek olmalarını diliyorum. İnşallah bize her zaman yardım eli uzatırlar." dedi.

Dünyanın birçok ülkesinde mayıs ayının ikinci pazarı "Anneler Günü" olarak kutlanırken, birçok Arap ve Orta Doğu ülkesinde ise "Anneler Günü", baharın ilk günü ve gece-gündüz eşitliği olan ekinoksa denk gelen 21 Mart'ta kutlanıyor.

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Gazze'de anneler bir Anneler Günü'nü daha evlat özlemiyle geçirdi - Son Dakika


Advertisement